It likes strange animals, like snakes.
- O, yılanlar gibi, garip hayvanlardan hoşlanıyor.
I think Tom likes you.
- Sanırım Tom senden hoşlanıyor.
Most young adults enjoy going out at night.
- Çoğu genç yetişkin geceleyin dışarı çıkmaktan hoşlanır.
Felicja enjoys watching TV.
- Felicja, TV izlemekten hoşlanır.
I don't care for the way he talks.
- Onun konuşma şeklinden hoşlanmıyorum.
Women didn't care for him.
- Kadınlar ondan hoşlanmadılar.
Mary's boss is a bit too tactile for her liking.
- Meryem'in patronu, onun hazzetmeyeceği kadar temastan hoşlanan biri.
I cannot help liking him in spite of his many faults.
- Çok sayıda hatasına rağmen ondan hoşlanmamak elimde değil.