bayılmak

listen to the pronunciation of bayılmak
Turkish - English

Definition of bayılmak in Turkish English dictionary

{f} faint Harun looks like he's about to faint. - Harun bayılmak üzere gibi görünüyor.
fall for
blackout
conk
to faint, to pass out, to swoon; to swoon (over sb/sth)," "to love, to adore, to go crazy over, to be fond of, to fall for, to dote on sb/sth, be enamoured of sb/sth; (money) to pay up, to shell out, to cough up
to feel faint
(for a plant) to droop
be taken with
to be thrilled (with), be enraptured (by), like greatly
slang to pay (money). bayıla bayıla willingly, with great joy
pass out; be fond of
swoon
be taken by
adore
lose consciousness
enthuse
be enamored of
(deyim) pass out
fond of
(Konuşma Dili) fall for in a big way
black out
be very fond of
wild
love
(Konuşma Dili) go a bundle on
out
(deyim) keel over
to be fond of
gush
flake out
fall for sth
collapse
to faint Harun looks like he's about to faint. - Harun bayılmak üzere gibi görünüyor.
parayı bayılmak
shell out money
parayı bayılmak
fork out money
ayılmak bayılmak
to go through paroxysms of grief. ayılıp bayılmak 1. to go through paroxysms of grief. 2. to be infatuated (with)
gözleri bayılmak
for one's eyes to have a sleepy or desirous look
gülmekten bayılmak
to faint with laughter, to be exhausted with laughter
gülmekten bayılmak
to faint with laughter
içi bayılmak
1. to feel faint (with hunger). 2. to feel full and thirsty (after eating too much rich food)
içi bayılmak
to be famished
parayı bayılmak
to shell out
parayı bayılmak
to pay out money
sıcaktan bayılmak
swelter
yüreki bayılmak
to be very hungry, be caving in
yüreği bayılmak
to be famished
Turkish - Turkish

Definition of bayılmak in Turkish Turkish dictionary

Çok hoşlanmak, çok sevmek
Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk gibi etkenlerle dayanma gücünü yitirmek
Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek
Vermek, ödemek
Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk gibi etkenlerle dayanma gücünü yitirmek: "Uzakta görülen manzaralar insana sıcaktan bunalmış ve bayılmış hissini verir."- A. Ş. Hisar
Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek: "Akşam vapurda giderken bir kadının bayıldığını gördüm."- S. F. Abasıyanık. Çok hoşlanmak, çok sevmek: "Hatta kıza bayıldığını bile anlasaydı neye yarardı?"- R. H. Karay
bayılmak
Favorites