laceration, injury, to injury, pounding, wounding, wound, packet, get hurt, get injured, bruise, injured, to be wounded, to be injured, to be wounded, be injured, be injured, be wounded, wounded,
Yaralanmak işi, Gücenmek, incinmek, kırılmak, Yaralamak işi yapılmak; bir yerinde yara açılmak, bir yeri yara olmak, Gücenmek, incinmek, kırılmak:"Gururu yaralanan genç adam, duyduğu acı ile kendisini yeniden yaratmıştı."- Y. Z. Ortaç, Yaralama işi yapılmak:"Adamcağızın yaralanmamış tarafı kalmamış."- R. H. Karay,
17
Yaralanmak işi
ts
18
yaralanmak
Gücenmek, incinmek, kırılmak
ts
19
yaralanmak
Yaralamak işi yapılmak; bir yerinde yara açılmak, bir yeri yara olmak
ts
20
yaralanmak
Gücenmek, incinmek, kırılmak:"Gururu yaralanan genç adam, duyduğu acı ile kendisini yeniden yaratmıştı."- Y. Z. Ortaç
ts
21
yaralanmak
Yaralama işi yapılmak:"Adamcağızın yaralanmamış tarafı kalmamış."- R. H. Karay
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada yaralanma kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. yaralanma kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan yaralanma kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.