İngilizce - Türkçe çeviri
 
yandınadd into favorites

side, flank, side; direction; place; auxiliary, subsidiary; askew, sidelong, collateral, lateral, by side, wall, neighbour, burned, sideward, subordinate, flanking, sidelong, parietal, glowing, glow, part, neighbouring, para, party, sidewise, auxiliary, subsidiary, astray, rakish, direction, place, laterality, asquint, by, bye, aslant, awry, (a) side, neighborhood, vicinity, diggings: O yanlarda oturuyor. He lives in that area, ancillary, secondary, lateral, side, located at or towards a side, in comparison with, alongside of: Hüsnü, Zühtü'nün yanında bir sıfırdır. Hüsnü's nothing compared to Zühtü, part (of one's body): Her yanım ağrıyor. I ache all over, direction (line or course extending away from a given point), aspect, side (of a matter), with; alongside, alongside of: Yanına hiç para alma! Don't take any money with you! Yanımda çalışıyor. He works alongside me,

1yan side  isim     ts
2yan flank  isim     ts
3yan side; direction; place; auxiliary, subsidiary; askew, sidelong     ts
4yan collateral  sıfat     ts
5yan lateral     ts
6yan by side     ts
7yan wall     ts
8yan neighbour  Biyokimya     ts
9yan burned     ts
10yan sideward     ts
11yan subordinate  sıfat     ts
12yan flanking     ts
13yan sidelong  sıfat     ts
14yan parietal  sıfat     ts
15yan glowing  fiil     ts
16yan glow  fiil     ts
17yan part     ts
18yan neighbouring  Biyokimya     ts
19yan para  Biyokimya     ts
20yan party     ts
21yan sidewise     ts
22yan auxiliary     ts
23yan subsidiary     ts
24yan astray     ts
25yan rakish     ts
26yan direction     ts
27yan place     ts
28yan laterality     ts
29yan asquint     ts
30yan by     ts
31yan bye     ts
32yan aslant     ts
33yan awry     ts
34yan (a) side     ts
35yan neighborhood, vicinity, diggings: O yanlarda oturuyor. He lives in that area     ts
36yan ancillary  sıfat     ts
37yan secondary     ts
38yan lateral, side, located at or towards a side     ts
39yan in comparison with, alongside of: Hüsnü, Zühtü'nün yanında bir sıfırdır. Hüsnü's nothing compared to Zühtü     ts
40yan part (of one's body): Her yanım ağrıyor. I ache all over     ts
41yan direction (line or course extending away from a given point)     ts
42yan aspect, side (of a matter)     ts
43yan with; alongside, alongside of: Yanına hiç para alma! Don't take any money with you! Yanımda çalışıyor. He works alongside me     ts
More results

one in common dialect (from Cumbrian sheep counting), one in common dialect,

44yan one in common dialect (from Cumbrian sheep counting)     ts
45yan one in common dialect     ts
 

f. Hastanın sayıklaması, HİZVE, kenar, nezt, İstekleri karşıt olan iki kişiden veya topluluktan biri, Savaş düzenindeki ordunun iki kanadından her biri, Üstte, altta, arkada veya önde olmayan, İkinci derece olan, Ciltlenecek bir kitabın başına ve sonuna yerleştirilen beyaz ya da renkli kağıda verilen ad, Hastanın sayıklaması, Bedenin bir bölümü, Tali, Üst, Bir yana yönelerek, Bedenin bir bölümü. Üstte, altta, arkada veya önde olmayan, Birlikte, beraberinde olma:"Bir ara acıkıp yanlarında getirdikleri ekmek peyniri yediler."- N. Cumalı, Yön, sağ ve solun ortak adı, taraf:"Yaşlı garson yanımıza geldi."- Y. K. Karaosmanoğlu, Bir denklemde "=" işaretiyle ayrılmış olan iki anlatımdan her biri, Tali:"Siyasi partiler kadın kolu, gençlik kolu ve benzeri şekilde ayrıcalık yaratan yan kuruluşlar meydana getiremezler."- Anayasa, Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü:"Yolcuların girdiği iskele yanından kendini denize attı."- M. Ş. Esendal, Yer, Yön, sağ ve solun ortak adı, taraf, Ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü, Birlikte, beraberinde olma,

46YAN f. Hastanın sayıklaması     ts
47Yan HİZVE     ts
48Yan kenar     ts
49Yan nezt     ts
50yan İstekleri karşıt olan iki kişiden veya topluluktan biri     ts
51yan Savaş düzenindeki ordunun iki kanadından her biri     ts
52yan Üstte, altta, arkada veya önde olmayan     ts
53yan İkinci derece olan     ts
54yan Ciltlenecek bir kitabın başına ve sonuna yerleştirilen beyaz ya da renkli kağıda verilen ad     ts
55yan Hastanın sayıklaması     ts
56yan Bedenin bir bölümü     ts
57yan Tali     ts
58yan Üst     ts
59yan Bir yana yönelerek     ts
60yan Bedenin bir bölümü. Üstte, altta, arkada veya önde olmayan     ts
61yan Birlikte, beraberinde olma:"Bir ara acıkıp yanlarında getirdikleri ekmek peyniri yediler."- N. Cumalı     ts
62yan Yön, sağ ve solun ortak adı, taraf:"Yaşlı garson yanımıza geldi."- Y. K. Karaosmanoğlu     ts
63yan Bir denklemde "=" işaretiyle ayrılmış olan iki anlatımdan her biri     ts
64yan Tali:"Siyasi partiler kadın kolu, gençlik kolu ve benzeri şekilde ayrıcalık yaratan yan kuruluşlar meydana getiremezler."- Anayasa     ts
65yan Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü:"Yolcuların girdiği iskele yanından kendini denize attı."- M. Ş. Esendal     ts
66yan Yer     ts
67yan Yön, sağ ve solun ortak adı, taraf     ts
68yan Ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü     ts
69yan Birlikte, beraberinde olma     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada yandın kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. yandın kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan yandın kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.