region, vicinity, area around or near (someone, something); neighborhood, vicinity, environs, region: Kadıköy ve yöresi Kadıköy and the places near it. Sarıyer yöresinde in the vicinity of Sarıyer. Yöresini sardılar. They surrounded him, environs, party, location, area, proximity, territory, region; environs; neighbourhood, district, locality, precincts, neighborhood,
1
region isim
ts
2
vicinity
ts
3
area around or near (someone, something); neighborhood, vicinity, environs, region: Kadıköy ve yöresi Kadıköy and the places near it. Sarıyer yöresinde in the vicinity of Sarıyer. Yöresini sardılar. They surrounded him
Havali,civar,bölge, Daha farklı özelliğiyle bir bölümün diğer kesimlerinden ayrılan alan, Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan un, Bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali, mahal,
14
Havali,civar,bölge Hukuk
ts
15
Daha farklı özelliğiyle bir bölümün diğer kesimlerinden ayrılan alan
ts
16
Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan un
ts
17
Bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali, mahal
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada yöre kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. yöre kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan yöre kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.