exhibition, display, show, exposition, exhibit, displaying, exhibiton, chergui, art exhibit, show window, showing, array, gallery, exhibition, show, display, exposition, exhibition, show; display, demonstrate, prov. rack on which certain farm crops are spread to dry, prov. rug; mat; cloth (on which a meal is laid out), expo,
1
exhibition
ts
2
display
ts
3
show isim
ts
4
exposition
ts
5
exhibit
ts
6
displaying
ts
7
exhibiton Ticaret
ts
8
chergui
ts
9
art exhibit Bilgisayar
ts
10
show window
ts
11
showing isim
ts
12
array
ts
13
gallery
ts
14
exhibition, show, display, exposition
ts
15
exhibition, show; display
ts
16
demonstrate
ts
17
prov. rack on which certain farm crops are spread to dry
ts
18
prov. rug; mat; cloth (on which a meal is laid out)
ekspozisyon, meşher, ekspoziyon, Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü, tarım sanayi vb.ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer, meşher, Yaygı, örtü, Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü, Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer, Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü:"Resim, heykel, seramik, el işleri sergisi ne olursa gidiyorum."- H. Taner, Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb, ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer, meşher, Yaygı, kilim, Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer:"Bir karpuz sergisi açabilmek için projeler yapmakta idi."- S. F. Abasıyanık,
20
ekspozisyon
ts
21
meşher
ts
22
ekspoziyon
ts
23
Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü, tarım sanayi vb.ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer, meşher
ts
24
Yaygı, örtü
ts
25
Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü
ts
26
Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer
ts
27
Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü:"Resim, heykel, seramik, el işleri sergisi ne olursa gidiyorum."- H. Taner
ts
28
Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb
ts
29
ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer, meşher
ts
30
Yaygı, kilim
ts
31
Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer:"Bir karpuz sergisi açabilmek için projeler yapmakta idi."- S. F. Abasıyanık
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada sergi kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. sergi kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan sergi kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.