hug, cling, coil up, give smb. a hug, twine, give hug, hold on, clasp, give a hug, coil, clip, cuddle, elip, lock, neck, surrounded, clinch, hang on, roll, fold, snuggle, wind, creep, intertwine, clasp smb. in one's arms, arm, to embrace, put one's arms around, to cling to, hold fast to, to twine or coil around, to take up (something) immediately; to begin (to do something) zealously and vigorously, to embrace, to hug, to cuddle; to clasp, to hang on; to be surrounded; to pitch into sth, to go at sth; (bitki) to creep, to be wrapped in/around; to be encircled with, be wrapped with, to be covered, spread over, or enveloped with, be wrapped, canoodle, embrace, hugging, encompass, grapple, cuddling, convolution, cuddle, embrace, (bitki) twine,
1
hug fiil
ts
2
cling fiil
ts
3
coil up
ts
4
give smb. a hug
ts
5
twine
ts
6
give hug
ts
7
hold on
ts
8
clasp fiil
ts
9
give a hug
ts
10
coil fiil
ts
11
clip fiil
ts
12
cuddle fiil
ts
13
elip
ts
14
lock
ts
15
neck
ts
16
surrounded
ts
17
clinch
ts
18
hang on
ts
19
roll
ts
20
fold
ts
21
snuggle fiil
ts
22
wind fiil
ts
23
creep
ts
24
intertwine
ts
25
clasp smb. in one's arms
ts
26
arm fiil
ts
27
to embrace, put one's arms around
ts
28
to cling to, hold fast to
ts
29
to twine or coil around
ts
30
to take up (something) immediately; to begin (to do something) zealously and vigorously
ts
31
to embrace, to hug, to cuddle; to clasp, to hang on; to be surrounded; to pitch into sth, to go at sth; (bitki) to creep
ts
32
to be wrapped in/around; to be encircled with, be wrapped with
TEVESSÜL, Kollarını dolamak, kucaklamak, Hemen yapmaya koyulmak, girişmek, Sarmak işi yapılmak, Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek, Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek:"İkinci sınıfa geçtikten sonra derslerine daha fazla sarılmıştır."- F. R. Atay, Sarma işi yapılmak:"Ellerine sarıldım, öpüyorum, sorularımı tekrarlıyorum."- R. H. Karay, Bir şeyin üzerine bir veya birkaç kez dolanmak, Kollarını dolamak, kucaklamak:"Hasan tiril tiril titriyor, anasına sarılıyordu."- S. F. Abasıyanık, Bütün gücü ile ele almak, Hemen yapmaya koyulmak, girişmek:"Hemen kaleme sarıldım, benim güzel kardeşim, sana geçen bir ayda başımdan geçenleri yazacağım."- M. Ş. Esendal, Sarılmak işi,
44
TEVESSÜL
ts
45
Kollarını dolamak, kucaklamak
ts
46
Hemen yapmaya koyulmak, girişmek
ts
47
Sarmak işi yapılmak
ts
48
Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek
ts
49
Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek:"İkinci sınıfa geçtikten sonra derslerine daha fazla sarılmıştır."- F. R. Atay
ts
50
Sarma işi yapılmak:"Ellerine sarıldım, öpüyorum, sorularımı tekrarlıyorum."- R. H. Karay
ts
51
Bir şeyin üzerine bir veya birkaç kez dolanmak
ts
52
Kollarını dolamak, kucaklamak:"Hasan tiril tiril titriyor, anasına sarılıyordu."- S. F. Abasıyanık
ts
53
Bütün gücü ile ele almak
ts
54
Hemen yapmaya koyulmak, girişmek:"Hemen kaleme sarıldım, benim güzel kardeşim, sana geçen bir ayda başımdan geçenleri yazacağım."- M. Ş. Esendal
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada sarılmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. sarılmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan sarılmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.