İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
başkası sanmak
birini aptal sanmak
birini başkası sanma..
birini bir şey sanma..
birini hırsız sanmak
birini İngiliz sanma..
canım" dese "canın ç..
gördüğünü sanmak
gücünü olduğundan da..
her gördüğü sakallıy..
Karamürsel sepeti sa..
kendini bir şey sanm..
kendini evinde sanma..
sarhoş olup yılanlar..
seni hırsız sanmak d..
 
sanmakadd into favorites
TR    

suppose, assume, deem, think, suspect, assuming, believe, to suppose, flatter oneself, fancy, imagine, reckon, figure, trow, ween, take, take for, put down, repute, surmise, esteem, expect, conjecture, to suppose, to imagine, to think, to expect, to reckon, to guess, to figuer; to flatter oneself, guess, presume, consider, to suppose, imagine, think, be under the assumption, reckoning,

1 suppose  fiil     ts
2 assume  fiil     ts
3 deem     ts
4 think     ts
5 suspect     ts
6 assuming     ts
7 believe  fiil     ts
8 to suppose     ts
9 flatter oneself     ts
10 fancy  fiil     ts
11 imagine  fiil     ts
12 reckon  fiil     ts
13 figure     ts
14 trow     ts
15 ween     ts
16 take  fiil     ts
17 take for     ts
18 put down     ts
19 repute  fiil     ts
20 surmise  fiil     ts
21 esteem     ts
22 expect     ts
23 conjecture     ts
24 to suppose, to imagine, to think, to expect, to reckon, to guess, to figuer; to flatter oneself     ts
25 guess     ts
26 presume     ts
27 consider     ts
28 to suppose, imagine, think     ts
29 be under the assumption     ts
30sanma reckoning  isim     ts
More results

Gibi gelmek, farz etmek:"Bu hareketimi tamamıyla histen gelen bir şey sandı."- P. Safa, ZAHİP OLMAK, bellemek, zannetmek, Bir şey veya kimsenin... olduğunu düşünmek, Bir şeyin olma veya olmama ihtimalini kabul etmekle birlikte, olabileceğine daha çok inanmak, zannetmek, Bir şeyin olma veya olmama ihtimalini kabul etmekle birlikte, olabileceğine daha çok inanmak, zannetmek:"Sahiden hasta sanıyorlar, tebdilihava tavsiye ediyorlardı."- S. F. Abasıyanık, Bir şey veya kimsenin ... olduğunu düşünmek:"Doktor Sevim, hastayı ilk gördüğü an kendinde değil sanmıştı."- A. İlhan, Gibi gelmek, farz etmek, Sanmak işi,

31 Gibi gelmek, farz etmek:"Bu hareketimi tamamıyla histen gelen bir şey sandı."- P. Safa     ts
32 ZAHİP OLMAK  Hukuk     ts
33 bellemek     ts
34 zannetmek     ts
35 Bir şey veya kimsenin... olduğunu düşünmek     ts
36 Bir şeyin olma veya olmama ihtimalini kabul etmekle birlikte, olabileceğine daha çok inanmak, zannetmek     ts
37 Bir şeyin olma veya olmama ihtimalini kabul etmekle birlikte, olabileceğine daha çok inanmak, zannetmek:"Sahiden hasta sanıyorlar, tebdilihava tavsiye ediyorlardı."- S. F. Abasıyanık     ts
38 Bir şey veya kimsenin ... olduğunu düşünmek:"Doktor Sevim, hastayı ilk gördüğü an kendinde değil sanmıştı."- A. İlhan     ts
39 Gibi gelmek, farz etmek     ts
40sanma Sanmak işi     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada sanmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. sanmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan sanmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.