HIRASET, VİKAYE, SİYANET, TESAHUB, muhâfaza, Can güvenliğinin tehlikede olduğu düşünülen bir kimseyi saldırılardan korumak üzere görevlendirilmiş kişi, Korumak işi, Himaye, Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek, Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek, MUHAMAT, sıyanet etmek, Karşılamak, denk gelmek, Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek:"Beni kendi kardeşi gibi sever, babasının hışmından korurdu."- R. Enis, Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden veya zor bir durumdan uzak tutmak, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek:"Orasını tozdan, yağmurdan korumak borcumuzdur."- O. S. Orhon, Tehlikeli, zararlı durumları önlemek, Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek, Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden veya zor bir durumdan uzak tutmak, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek, Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek,
113
HIRASET
ts
114
VİKAYE Hukuk
ts
115
SİYANET Hukuk
ts
116
TESAHUB
ts
117
muhâfaza
ts
118
Can güvenliğinin tehlikede olduğu düşünülen bir kimseyi saldırılardan korumak üzere görevlendirilmiş kişi
ts
119
Korumak işi
ts
120
Himaye
ts
121
korumak
Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek
ts
122
korumak
Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek
ts
123
Korumak
MUHAMAT
ts
124
Korumak
sıyanet etmek
ts
125
korumak
Karşılamak, denk gelmek
ts
126
korumak
Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek:"Beni kendi kardeşi gibi sever, babasının hışmından korurdu."- R. Enis
ts
127
korumak
Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden veya zor bir durumdan uzak tutmak, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek:"Orasını tozdan, yağmurdan korumak borcumuzdur."- O. S. Orhon
ts
128
korumak
Tehlikeli, zararlı durumları önlemek
ts
129
korumak
Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek
ts
130
korumak
Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden veya zor bir durumdan uzak tutmak, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek
ts
131
korumak
Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada koruma kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. koruma kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan koruma kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.