İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
acısı içine / yüreği..
acısı içine/yüreğine..
ahlaka aykırı suç iş..
ajur işlemek
aletle işlemek
anlayışı çabuk işlem..
arı kovanı gibi işle..
arızasız işlemek / y..
avara kasnak işlemek
aşağı yukarı işlemek
beynine işlemek
bilgi işlemek
birbirine işlemek
birinin içine işleme..
bir kabahat işlemek
bir konuyu baştan aş..
bir konuyu işlemek
bir suç işlemek
boşa çalışmak/işleme..
canına geçmek/ işlem..
ciddi bir suç işleme..
ciddi suç işlemek
cinayet dışında her ..
cinayet işlemek
cinayet işlemek kast..
ciğerine işlemek
cürüm işlemek
dakik işlemek (işlem..
damarlarına işlemek
işlemek (konuyu)
çıban işlemek
 
işlemekadd into favorites
TR    

commit, handle, treat, process, farm, forge, operate, travel, function, engrave, penetrate, go, perpetrate, cultivate, brand, work, ply, tame, strike, mill, unhair, trace, manipulate to, dress, tick, refine, stamp, sink, grave, hammer, ferry, discourse, indwell, instil, run, sink into, pierce, perform, instill, slang to commit theft; to steal, (for a vehicle, ship) to ply, make regular trips, (for a road) to carry traffic, (for a business) to be doing a good business, be doing well, to function, operate, perform, do work, to cultivate, work (land), to treat, discuss (a subject), slang to investigate, look into, (for a boil, sore, or wound) to fester, (for a law) to be effective, be enforced, to penetrate; to soak into, to do fine work on, embroider, (suç) perpetrate, (beynine) print, (toprak) tame, till, to process, treat, work up, manipulate, to operate, to work, to run, to function; to process, to treat; to embroider; to commit, to perpetrate; to penetrate; to influence; to embroider; (toprak) to cultivate; (konu) to treat, to deal with; to teach (a subject); (taşıt) to run, to ply; (çıban) t, slang to pull the wool over someone's eyes (as a joke). İşleyen demir pas tutmaz/paslanmaz/ışıldar. (Atasözü) An active, industrious person is a healthy, productive person, manipulation, cultivation, handiwork, movement, conditioning, engraving, treatment, fancywork, handling, commission, dressing, needlework, working, running, processing yard, crop, service, (suç) perpetration, working, running; processing; committing, commitment; treatment; embroidery, handwork, needlework, processing, handling , processing, processing, working (something) up, dupe, commitment, operation, embroidery, handwork, processing (of film), performance, embroider,

1 commit     ts
2 handle  fiil     ts
3 treat     ts
4 process     ts
5 farm  fiil     ts
6 forge  fiil     ts
7 operate     ts
8 travel  fiil     ts
9 function  fiil     ts
10 engrave     ts
11 penetrate  fiil     ts
12 go  fiil     ts
13 perpetrate     ts
14 cultivate     ts
15 brand  fiil     ts
16 work  fiil     ts
17 ply     ts
18 tame  fiil     ts
19 strike  fiil     ts
20 mill     ts
21 unhair     ts
22 trace     ts
23 manipulate to     ts
24 dress     ts
25 tick     ts
26 refine     ts
27 stamp  fiil     ts
28 sink  fiil     ts
29 grave  fiil     ts
30 hammer  fiil     ts
31 ferry  fiil     ts
32 discourse  fiil     ts
33 indwell  fiil     ts
34 instil     ts
35 run  fiil     ts
36 sink into     ts
37 pierce  fiil     ts
38 perform  fiil     ts
39 instill  fiil     ts
40 slang to commit theft; to steal     ts
41 (for a vehicle, ship) to ply, make regular trips     ts
42 (for a road) to carry traffic     ts
43 (for a business) to be doing a good business, be doing well     ts
44 to function, operate, perform, do work     ts
45 to cultivate, work (land)     ts
46 to treat, discuss (a subject)     ts
47 slang to investigate, look into     ts
48 (for a boil, sore, or wound) to fester     ts
49 (for a law) to be effective, be enforced     ts
50 to penetrate; to soak into     ts
51 to do fine work on, embroider     ts
52 (suç) perpetrate     ts
53 (beynine) print     ts
54 (toprak) tame     ts
55 till     ts
56 to process, treat, work up     ts
57 manipulate     ts
58 to operate, to work, to run, to function; to process, to treat; to embroider; to commit, to perpetrate; to penetrate; to influence; to embroider; (toprak) to cultivate; (konu) to treat, to deal with; to teach (a subject); (taşıt) to run, to ply; (çıban) t     ts
59 slang to pull the wool over someone's eyes (as a joke). İşleyen demir pas tutmaz/paslanmaz/ışıldar. (Atasözü) An active, industrious person is a healthy, productive person     ts
60işleme manipulation     ts
61işleme cultivation  isim     ts
62işleme handiwork  isim     ts
63işleme movement  isim     ts
64işleme conditioning     ts
65işleme engraving  isim     ts
66işleme treatment  Tekstil     ts
67işleme fancywork  isim     ts
68işleme handling  Nükleer Bilimler     ts
69işleme commission  isim     ts
70işleme dressing     ts
71işleme needlework  Teknik,Tekstil     ts
72işleme working     ts
73işleme running     ts
74işleme processing yard  Askeri     ts
75işleme crop  isim     ts
76işleme service  isim     ts
77işleme (suç) perpetration     ts
78işleme working, running; processing; committing, commitment; treatment; embroidery, handwork, needlework     ts
79işleme processing     ts
80işleme handling , processing     ts
81işleme processing, working (something) up     ts
82işleme dupe     ts
83işleme commitment     ts
84işleme operation     ts
85işleme embroidery, handwork     ts
86işleme processing (of film)     ts
87işleme performance     ts
88işleme embroider     ts
More results

Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek, İyi çalışmak, müşterisi bol olmak, İşlek, etkin durumda olmak, Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak, Hesapları veya kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak, İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek, Gidip gelmek, Kapanmak, Olgunlaşma yolunda olmak, Hesapları veya kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak:"Tayın çizelgelerini düzenliyorum, ambar defterini işliyorum."- E. Bener, Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek, Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak:"İşleyen demir ışıldar."- Atasözü, Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek. İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak:"Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar, şüphesiz, sanatının âşığıydı."- M. Ş. Esendal. İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek:"O uzun ve derin bakış genç adamın ta yüreğine kadar işlemişti."- Y. K. Karaosmanoğlu. İyi çalışmak, müşterisi bol olmak, Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek:"Ali Rıza Bey bu ilk çocuğu ile, bir çiçek meraklısı, bahçesiyle oynar gibi oynamış, onu ancak kendi hayalinde yaşayan mükemmel insan maddelerine göre işlemişti."- R. N. Güntekin. İşlek, etkin durumda olmak:"Lütfügiller büyücek bahçelerinin ana yola açılan kapısından işlerlerdi."- S. F. Abasıyanık. Çıban, olgunlaşma yolunda olmak, Yara, kapanmak, Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek, Yapmak, nakışlamak, Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek, Gidip gelmek:"Şimdi otomobillerin, otobüslerin işledikleri asfalt caddeden bir zamanlar ne kervan, ne insan geçerdi."- S. M. Alus, İnce ve süslü işlenmiş, İşlemek işi. İnce ve süslü el işi, nakış:"Her dokuma parça renkli işleme ve oyalarla bezenmişti."- F. R. Atay, İnce ve süslü el işi, nakış, Herhangi bir konuyu ele alarak inceleme, brode, Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak için, gümüş bromürlü tabakanın laboratuvarda çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi, İşlemek işi, Hukuki tağyir. Bir kimsenin malik olmadığı bir şeyi işlemesi veya değiştirmesi,

89 Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek     ts
90 İyi çalışmak, müşterisi bol olmak     ts
91 İşlek, etkin durumda olmak     ts
92 Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak     ts
93 Hesapları veya kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak     ts
94 İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek     ts
95 Gidip gelmek     ts
96 Kapanmak     ts
97 Olgunlaşma yolunda olmak     ts
98 Hesapları veya kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak:"Tayın çizelgelerini düzenliyorum, ambar defterini işliyorum."- E. Bener     ts
99 Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek     ts
100 Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak:"İşleyen demir ışıldar."- Atasözü     ts
101 Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek. İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak:"Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar, şüphesiz, sanatının âşığıydı."- M. Ş. Esendal. İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek:"O uzun ve derin bakış genç adamın ta yüreğine kadar işlemişti."- Y. K. Karaosmanoğlu. İyi çalışmak, müşterisi bol olmak     ts
102 Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek:"Ali Rıza Bey bu ilk çocuğu ile, bir çiçek meraklısı, bahçesiyle oynar gibi oynamış, onu ancak kendi hayalinde yaşayan mükemmel insan maddelerine göre işlemişti."- R. N. Güntekin. İşlek, etkin durumda olmak:"Lütfügiller büyücek bahçelerinin ana yola açılan kapısından işlerlerdi."- S. F. Abasıyanık. Çıban, olgunlaşma yolunda olmak     ts
103 Yara, kapanmak     ts
104 Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek     ts
105 Yapmak, nakışlamak     ts
106 Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek     ts
107 Gidip gelmek:"Şimdi otomobillerin, otobüslerin işledikleri asfalt caddeden bir zamanlar ne kervan, ne insan geçerdi."- S. M. Alus     ts
108işleme İnce ve süslü işlenmiş     ts
109işleme İşlemek işi. İnce ve süslü el işi, nakış:"Her dokuma parça renkli işleme ve oyalarla bezenmişti."- F. R. Atay     ts
110işleme İnce ve süslü el işi, nakış     ts
111işleme Herhangi bir konuyu ele alarak inceleme     ts
112işleme brode     ts
113işleme Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak için, gümüş bromürlü tabakanın laboratuvarda çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi     ts
114işleme İşlemek işi     ts
115İŞLEME Hukuki tağyir. Bir kimsenin malik olmadığı bir şeyi işlemesi veya değiştirmesi  Hukuk     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada işlemek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. işlemek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan işlemek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.