commit, handle, treat, process, farm, forge, operate, travel, function, engrave, penetrate, go, perpetrate, cultivate, brand, work, ply, tame, strike, mill, unhair, trace, manipulate to, dress, tick, refine, stamp, sink, grave, hammer, ferry, discourse, indwell, instil, run, sink into, pierce, perform, instill, slang to commit theft; to steal, (for a vehicle, ship) to ply, make regular trips, (for a road) to carry traffic, (for a business) to be doing a good business, be doing well, to function, operate, perform, do work, to cultivate, work (land), to treat, discuss (a subject), slang to investigate, look into, (for a boil, sore, or wound) to fester, (for a law) to be effective, be enforced, to penetrate; to soak into, to do fine work on, embroider, (suç) perpetrate, (beynine) print, (toprak) tame, till, to process, treat, work up, manipulate, to operate, to work, to run, to function; to process, to treat; to embroider; to commit, to perpetrate; to penetrate; to influence; to embroider; (toprak) to cultivate; (konu) to treat, to deal with; to teach (a subject); (taşıt) to run, to ply; (çıban) t, slang to pull the wool over someone's eyes (as a joke). İşleyen demir pas tutmaz/paslanmaz/ışıldar. (Atasözü) An active, industrious person is a healthy, productive person, manipulation, cultivation, handiwork, movement, conditioning, engraving, treatment, fancywork, handling, commission, dressing, needlework, working, running, processing yard, crop, service, (suç) perpetration, working, running; processing; committing, commitment; treatment; embroidery, handwork, needlework, processing, handling , processing, processing, working (something) up, dupe, commitment, operation, embroidery, handwork, processing (of film), performance, embroider,
1
commit
ts
2
handle fiil
ts
3
treat
ts
4
process
ts
5
farm fiil
ts
6
forge fiil
ts
7
operate
ts
8
travel fiil
ts
9
function fiil
ts
10
engrave
ts
11
penetrate fiil
ts
12
go fiil
ts
13
perpetrate
ts
14
cultivate
ts
15
brand fiil
ts
16
work fiil
ts
17
ply
ts
18
tame fiil
ts
19
strike fiil
ts
20
mill
ts
21
unhair
ts
22
trace
ts
23
manipulate to
ts
24
dress
ts
25
tick
ts
26
refine
ts
27
stamp fiil
ts
28
sink fiil
ts
29
grave fiil
ts
30
hammer fiil
ts
31
ferry fiil
ts
32
discourse fiil
ts
33
indwell fiil
ts
34
instil
ts
35
run fiil
ts
36
sink into
ts
37
pierce fiil
ts
38
perform fiil
ts
39
instill fiil
ts
40
slang to commit theft; to steal
ts
41
(for a vehicle, ship) to ply, make regular trips
ts
42
(for a road) to carry traffic
ts
43
(for a business) to be doing a good business, be doing well
ts
44
to function, operate, perform, do work
ts
45
to cultivate, work (land)
ts
46
to treat, discuss (a subject)
ts
47
slang to investigate, look into
ts
48
(for a boil, sore, or wound) to fester
ts
49
(for a law) to be effective, be enforced
ts
50
to penetrate; to soak into
ts
51
to do fine work on, embroider
ts
52
(suç) perpetrate
ts
53
(beynine) print
ts
54
(toprak) tame
ts
55
till
ts
56
to process, treat, work up
ts
57
manipulate
ts
58
to operate, to work, to run, to function; to process, to treat; to embroider; to commit, to perpetrate; to penetrate; to influence; to embroider; (toprak) to cultivate; (konu) to treat, to deal with; to teach (a subject); (taşıt) to run, to ply; (çıban) t
ts
59
slang to pull the wool over someone's eyes (as a joke). İşleyen demir pas tutmaz/paslanmaz/ışıldar. (Atasözü) An active, industrious person is a healthy, productive person
Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek, İyi çalışmak, müşterisi bol olmak, İşlek, etkin durumda olmak, Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak, Hesapları veya kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak, İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek, Gidip gelmek, Kapanmak, Olgunlaşma yolunda olmak, Hesapları veya kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak:"Tayın çizelgelerini düzenliyorum, ambar defterini işliyorum."- E. Bener, Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek, Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak:"İşleyen demir ışıldar."- Atasözü, Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek. İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak:"Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar, şüphesiz, sanatının âşığıydı."- M. Ş. Esendal. İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek:"O uzun ve derin bakış genç adamın ta yüreğine kadar işlemişti."- Y. K. Karaosmanoğlu. İyi çalışmak, müşterisi bol olmak, Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek:"Ali Rıza Bey bu ilk çocuğu ile, bir çiçek meraklısı, bahçesiyle oynar gibi oynamış, onu ancak kendi hayalinde yaşayan mükemmel insan maddelerine göre işlemişti."- R. N. Güntekin. İşlek, etkin durumda olmak:"Lütfügiller büyücek bahçelerinin ana yola açılan kapısından işlerlerdi."- S. F. Abasıyanık. Çıban, olgunlaşma yolunda olmak, Yara, kapanmak, Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek, Yapmak, nakışlamak, Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek, Gidip gelmek:"Şimdi otomobillerin, otobüslerin işledikleri asfalt caddeden bir zamanlar ne kervan, ne insan geçerdi."- S. M. Alus, İnce ve süslü işlenmiş, İşlemek işi. İnce ve süslü el işi, nakış:"Her dokuma parça renkli işleme ve oyalarla bezenmişti."- F. R. Atay, İnce ve süslü el işi, nakış, Herhangi bir konuyu ele alarak inceleme, brode, Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak için, gümüş bromürlü tabakanın laboratuvarda çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi, İşlemek işi, Hukuki tağyir. Bir kimsenin malik olmadığı bir şeyi işlemesi veya değiştirmesi,
89
Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek
ts
90
İyi çalışmak, müşterisi bol olmak
ts
91
İşlek, etkin durumda olmak
ts
92
Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak
ts
93
Hesapları veya kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak
ts
94
İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek
ts
95
Gidip gelmek
ts
96
Kapanmak
ts
97
Olgunlaşma yolunda olmak
ts
98
Hesapları veya kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak:"Tayın çizelgelerini düzenliyorum, ambar defterini işliyorum."- E. Bener
ts
99
Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek
ts
100
Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak:"İşleyen demir ışıldar."- Atasözü
ts
101
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek. İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak:"Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar, şüphesiz, sanatının âşığıydı."- M. Ş. Esendal. İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek:"O uzun ve derin bakış genç adamın ta yüreğine kadar işlemişti."- Y. K. Karaosmanoğlu. İyi çalışmak, müşterisi bol olmak
ts
102
Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek:"Ali Rıza Bey bu ilk çocuğu ile, bir çiçek meraklısı, bahçesiyle oynar gibi oynamış, onu ancak kendi hayalinde yaşayan mükemmel insan maddelerine göre işlemişti."- R. N. Güntekin. İşlek, etkin durumda olmak:"Lütfügiller büyücek bahçelerinin ana yola açılan kapısından işlerlerdi."- S. F. Abasıyanık. Çıban, olgunlaşma yolunda olmak
ts
103
Yara, kapanmak
ts
104
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek
ts
105
Yapmak, nakışlamak
ts
106
Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek
ts
107
Gidip gelmek:"Şimdi otomobillerin, otobüslerin işledikleri asfalt caddeden bir zamanlar ne kervan, ne insan geçerdi."- S. M. Alus
ts
108
işleme
İnce ve süslü işlenmiş
ts
109
işleme
İşlemek işi. İnce ve süslü el işi, nakış:"Her dokuma parça renkli işleme ve oyalarla bezenmişti."- F. R. Atay
ts
110
işleme
İnce ve süslü el işi, nakış
ts
111
işleme
Herhangi bir konuyu ele alarak inceleme
ts
112
işleme
brode
ts
113
işleme
Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak için, gümüş bromürlü tabakanın laboratuvarda çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi
ts
114
işleme
İşlemek işi
ts
115
İŞLEME
Hukuki tağyir. Bir kimsenin malik olmadığı bir şeyi işlemesi veya değiştirmesi Hukuk
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada işlemek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. işlemek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan işlemek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.