İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
göz alan
göz aldanması
göz almak
göz alıcı
göz bağı
göz bebeği
göz bilimi
göz boncuğu
göz doktoru
göz dolduran
göz doldurmak
göz hapsinde tutma
göz hapsine almak
göz hastalıkları kli..
göz hastalıkları ted..
göz hastalığı
göz hizasında
göz hizzasında
göz içi
göz kararma
göz kararmak
göz kararması
göz kayması
göz nuru
göz otu
göz seğirmesi
göz sulanması
göz süzmek
göz yaşı
göz yaşı dökmek
göz yorgunluğu
göz zevkini bozan şe..
göz önü
göz önünde
göz önünde bulundura..
göz önünde bulundurm..
göz önünde bulundurm..
göz önünde olmak
göz önünde tutarak
göz önünde tutma
 
gözadd into favorites
TR    

eye, cell, to eye, opthalmic, browses, optic, ophthalmus, compartment, cubby, cubbyhole, cubicle, blinker, section, cell spreadsheet, niche, cuddy, spring, subterranean, drawer, orb, opto, orbit, orbital, loculus, sight, optical, look, whammy, eyehole, glim, ophthalmic, ocular, peeper, desire, interest, cuddy; eyehole, small hole (as in a needle); optic; blinker; orbit, eye; glance, look; compartment, section, division; drawer, locker; (ağ) mesh; spring, source; bud, eye; sight; cell, sight, vision, eye, manner or way of looking at a thing; estimation; opinion, eye, the depression at the calyx end of some fruits, eye (on a potato), rudimentary bud, section, division, square (on a game board), central core (of a boil), glance, eye (in cheese); hole (in bread), esteem, favor, friendly regard, bad luck inflicted by an evil eye, eye (of a needle), fountainhead, source (of a stream or river); spring, division, section, compartment; pigeonhole; cubbyhole, drawer (in a piece of furniture), evil eye, pan (of a balance), locker,

1 eye     ts
2 cell     ts
3 to eye     ts
4 opthalmic     ts
5 browses     ts
6 optic     ts
7 ophthalmus  Tıp     ts
8 compartment  isim     ts
9 cubby  isim     ts
10 cubbyhole  isim     ts
11 cubicle  isim     ts
12 blinker  isim     ts
13 section     ts
14 cell spreadsheet  Bilgisayar     ts
15 niche  İnşaat     ts
16 cuddy  isim     ts
17 spring     ts
18 subterranean     ts
19 drawer  isim     ts
20 orb  isim     ts
21 opto     ts
22 orbit  isim     ts
23 orbital  sıfat     ts
24 loculus     ts
25 sight  isim     ts
26 optical  sıfat     ts
27 look     ts
28 whammy     ts
29 eyehole  isim     ts
30 glim  isim     ts
31 ophthalmic  sıfat     ts
32 ocular  sıfat     ts
33 peeper     ts
34 desire, interest     ts
35 cuddy; eyehole     ts
36 small hole (as in a needle); optic; blinker; orbit     ts
37 eye; glance, look; compartment, section, division; drawer, locker; (ağ) mesh; spring, source; bud     ts
38 eye; sight; cell     ts
39 sight, vision     ts
40 eye, manner or way of looking at a thing; estimation; opinion     ts
41 eye, the depression at the calyx end of some fruits     ts
42 eye (on a potato)     ts
43 rudimentary bud     ts
44 section, division, square (on a game board)     ts
45 central core (of a boil)     ts
46 glance     ts
47 eye (in cheese); hole (in bread)     ts
48 esteem, favor, friendly regard     ts
49 bad luck inflicted by an evil eye     ts
50 eye (of a needle)     ts
51 fountainhead, source (of a stream or river); spring     ts
52 division, section, compartment; pigeonhole; cubbyhole     ts
53 drawer (in a piece of furniture)     ts
54 evil eye     ts
55 pan (of a balance)     ts
56 locker     ts
More results

Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri, me, dide, ayn, BİNA, MUKLE, ÇEŞM, NAZIRA, lakrima, dünya penceresi, basar, Suyun kaynağı, Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, Suyun topraktan kaynadığı yer, çürük, temelsiz, Bölüm, kesim, çekmece, Terazi gözü, Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, nazar, Terazi kefesi, Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, nazar:"İnsanı gözle yiyip bitirirler."- Ö. Seyfettin, Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı, Delik, boşluk:"Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır."- S. F. Abasıyanık. Çekme, çekmecelerin her biri, Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak:"Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu?"- T. Buğra, Bazı deyimlerde, görme ve bakma. İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış, Bakış, görüş, Bölüm, hane, Bazı yaraların uç bölümü, İçine girilen, öteberi konulan, bölümleri olan bir şeyin her bölmesi, Çekme, çekmecelerin her biri, Delik, boşluk, Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak, Görme ve bakma, İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış, Görme organı,

57 Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri     ts
58 me     ts
59 dide     ts
60 ayn     ts
61 BİNA     ts
62 MUKLE     ts
63 ÇEŞM  Hukuk     ts
64 NAZIRA     ts
65 lakrima     ts
66 dünya penceresi     ts
67 basar     ts
68 Suyun kaynağı     ts
69 Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk     ts
70 Suyun topraktan kaynadığı yer     ts
71 çürük, temelsiz     ts
72 Bölüm, kesim     ts
73 çekmece     ts
74 Terazi gözü     ts
75 Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, nazar     ts
76 Terazi kefesi     ts
77 Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, nazar:"İnsanı gözle yiyip bitirirler."- Ö. Seyfettin     ts
78 Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı     ts
79 Delik, boşluk:"Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır."- S. F. Abasıyanık. Çekme, çekmecelerin her biri     ts
80 Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak:"Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu?"- T. Buğra     ts
81 Bazı deyimlerde, görme ve bakma. İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış     ts
82 Bakış, görüş     ts
83 Bölüm, hane     ts
84 Bazı yaraların uç bölümü     ts
85 İçine girilen, öteberi konulan, bölümleri olan bir şeyin her bölmesi     ts
86 Çekme, çekmecelerin her biri     ts
87 Delik, boşluk     ts
88 Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak     ts
89 Görme ve bakma     ts
90 İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış     ts
91 Görme organı     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada göz kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. göz kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan göz kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.