eye, cell, to eye, opthalmic, browses, optic, ophthalmus, compartment, cubby, cubbyhole, cubicle, blinker, section, cell spreadsheet, niche, cuddy, spring, subterranean, drawer, orb, opto, orbit, orbital, loculus, sight, optical, look, whammy, eyehole, glim, ophthalmic, ocular, peeper, desire, interest, cuddy; eyehole, small hole (as in a needle); optic; blinker; orbit, eye; glance, look; compartment, section, division; drawer, locker; (ağ) mesh; spring, source; bud, eye; sight; cell, sight, vision, eye, manner or way of looking at a thing; estimation; opinion, eye, the depression at the calyx end of some fruits, eye (on a potato), rudimentary bud, section, division, square (on a game board), central core (of a boil), glance, eye (in cheese); hole (in bread), esteem, favor, friendly regard, bad luck inflicted by an evil eye, eye (of a needle), fountainhead, source (of a stream or river); spring, division, section, compartment; pigeonhole; cubbyhole, drawer (in a piece of furniture), evil eye, pan (of a balance), locker,
1
eye
ts
2
cell
ts
3
to eye
ts
4
opthalmic
ts
5
browses
ts
6
optic
ts
7
ophthalmus Tıp
ts
8
compartment isim
ts
9
cubby isim
ts
10
cubbyhole isim
ts
11
cubicle isim
ts
12
blinker isim
ts
13
section
ts
14
cell spreadsheet Bilgisayar
ts
15
niche İnşaat
ts
16
cuddy isim
ts
17
spring
ts
18
subterranean
ts
19
drawer isim
ts
20
orb isim
ts
21
opto
ts
22
orbit isim
ts
23
orbital sıfat
ts
24
loculus
ts
25
sight isim
ts
26
optical sıfat
ts
27
look
ts
28
whammy
ts
29
eyehole isim
ts
30
glim isim
ts
31
ophthalmic sıfat
ts
32
ocular sıfat
ts
33
peeper
ts
34
desire, interest
ts
35
cuddy; eyehole
ts
36
small hole (as in a needle); optic; blinker; orbit
Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri, me, dide, ayn, BİNA, MUKLE, ÇEŞM, NAZIRA, lakrima, dünya penceresi, basar, Suyun kaynağı, Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, Suyun topraktan kaynadığı yer, çürük, temelsiz, Bölüm, kesim, çekmece, Terazi gözü, Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, nazar, Terazi kefesi, Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, nazar:"İnsanı gözle yiyip bitirirler."- Ö. Seyfettin, Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı, Delik, boşluk:"Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır."- S. F. Abasıyanık. Çekme, çekmecelerin her biri, Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak:"Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu?"- T. Buğra, Bazı deyimlerde, görme ve bakma. İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış, Bakış, görüş, Bölüm, hane, Bazı yaraların uç bölümü, İçine girilen, öteberi konulan, bölümleri olan bir şeyin her bölmesi, Çekme, çekmecelerin her biri, Delik, boşluk, Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak, Görme ve bakma, İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış, Görme organı,
57
Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri
ts
58
me
ts
59
dide
ts
60
ayn
ts
61
BİNA
ts
62
MUKLE
ts
63
ÇEŞM Hukuk
ts
64
NAZIRA
ts
65
lakrima
ts
66
dünya penceresi
ts
67
basar
ts
68
Suyun kaynağı
ts
69
Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk
ts
70
Suyun topraktan kaynadığı yer
ts
71
çürük, temelsiz
ts
72
Bölüm, kesim
ts
73
çekmece
ts
74
Terazi gözü
ts
75
Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, nazar
ts
76
Terazi kefesi
ts
77
Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, nazar:"İnsanı gözle yiyip bitirirler."- Ö. Seyfettin
ts
78
Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı
ts
79
Delik, boşluk:"Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır."- S. F. Abasıyanık. Çekme, çekmecelerin her biri
ts
80
Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak:"Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu?"- T. Buğra
ts
81
Bazı deyimlerde, görme ve bakma. İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış
ts
82
Bakış, görüş
ts
83
Bölüm, hane
ts
84
Bazı yaraların uç bölümü
ts
85
İçine girilen, öteberi konulan, bölümleri olan bir şeyin her bölmesi
ts
86
Çekme, çekmecelerin her biri
ts
87
Delik, boşluk
ts
88
Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak
ts
89
Görme ve bakma
ts
90
İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada göz kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. göz kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan göz kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.