İngilizce - Türkçe çeviri
 
doğrulaadd into favorites

authenticate, verifying, substantiate, substantiated, substantiating, affirmed, justify, verified, validate, verify, affirm, confirmed, confirm, certify, vouch, corroborate, attest, correct, sustain, predicate, homologate, hold with, bear out, endorse, avouch, testify, support, to confirm, to verify, to affirm, to bear out, affirm, confirm, endorse, authenticate , confirm, to verify, corroborate, confirm,

1 authenticate     ts
2 verifying  fiil     ts
3 substantiate     ts
4 substantiated  fiil     ts
5 substantiating  fiil     ts
6 affirmed     ts
7 justify     ts
8 verified  fiil     ts
9 validate  Bilgisayar     ts
10 verify     ts
11 affirm     ts
12 confirmed  fiil     ts
13 confirm     ts
14doğrulamak certify     ts
15doğrulamak vouch     ts
16doğrulamak corroborate     ts
17doğrulamak attest     ts
18doğrulamak correct     ts
19doğrulamak sustain     ts
20doğrulamak predicate  fiil     ts
21doğrulamak homologate  fiil     ts
22doğrulamak hold with     ts
23doğrulamak bear out     ts
24doğrulamak endorse     ts
25doğrulamak avouch     ts
26doğrulamak testify  fiil     ts
27doğrulamak support  fiil     ts
28doğrulamak to confirm, to verify, to affirm, to bear out     ts
29doğrulamak affirm, confirm, endorse  Hukuk     ts
30doğrulamak authenticate , confirm     ts
31doğrulamak to verify, corroborate, confirm     ts
More results

tasdik etmek, Bir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak, desteklemek, teyit etmek, tasdik etmek, Bir önermenin doğruluğunu veya yanlışlığını belirlemek amacıyla olayları inceleyip araştırmak, Bir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak, desteklemek, teyit etmek, tasdik etmek:"Olup bitenler ve başka kaynaklardan alınan haberler Ali Yusuf'u daima doğruluyordu."- T. Buğra,

32Doğrulamak tasdik etmek     ts
33doğrulamak Bir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak, desteklemek, teyit etmek, tasdik etmek     ts
34doğrulamak Bir önermenin doğruluğunu veya yanlışlığını belirlemek amacıyla olayları inceleyip araştırmak     ts
35doğrulamak Bir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak, desteklemek, teyit etmek, tasdik etmek:"Olup bitenler ve başka kaynaklardan alınan haberler Ali Yusuf'u daima doğruluyordu."- T. Buğra     ts
 


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada doğrula kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. doğrula kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan doğrula kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.