Delil olmak. Yol göstermek. Kılavuzluk. Doğru yolu bulmakta insanlara yardım etmek, İşaret, Kılavuzluk, aracılık, Kılavuzluk, aracılık:"Hemşehrilerinden birinin delaletiyle, senet sahiplerinin her birini ayrı ayrı öğrendi."- E. E. Talu. İz, işaret, İz, işaret, delil olma, yol gösterme doğru yolu bulmakta insanlara yardım etme; işaret etme, gösterme,
5
DELALET
Delil olmak. Yol göstermek. Kılavuzluk. Doğru yolu bulmakta insanlara yardım etmek
ts
6
DELALET
İşaret
ts
7
delalet
Kılavuzluk, aracılık
ts
8
delalet
Kılavuzluk, aracılık:"Hemşehrilerinden birinin delaletiyle, senet sahiplerinin her birini ayrı ayrı öğrendi."- E. E. Talu. İz, işaret
ts
9
delalet
İz, işaret
ts
10
delil olma, yol gösterme doğru yolu bulmakta insanlara yardım etme; işaret etme, gösterme
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada delâlet kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. delâlet kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan delâlet kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.