İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
aşırı ciddi
aşırı ciddi kimse
birinin menfaatine c..
bir işe ciddi olarak..
bir işi ciddi olarak..
ciddi alıcı
ciddi anlamda
ciddi anlaşmazlık
ciddi araz
ciddi basın
ciddi bedeni hasar
ciddi bedensel hasar
ciddi bir eda takınm..
ciddi bir ekonomik k..
ciddi bir hastalığı ..
ciddi bir hedefi olm..
ciddi bir sorun oldu..
ciddi bir suç işleme..
ciddi bir tedaviye i..
ciddi bir şekilde
ciddi bir şekilde il..
ciddi biçimde vurulm..
ciddi ceza
ciddi ciddi
ciddi derecede
ciddi derecede beden..
ciddi değil
ciddi değişme
ciddi durmak
ciddi durum
ciddi düşünen
ciddi düşünme
ciddi düşünmek
ciddi hasar
ciddi hasarlı değil
ciddi hata
ciddi kalmak
ciddi kavga
ciddi kayba uğramak
ciddi konulu opera
ciddi konuşmak
ciddi mesele
ciddi mısın
ciddi ol!
ciddi olamazsın!
ciddi olan (kimse)
ciddi olarak
ciddi olarak hasta v..
ciddi olma
ciddi olmak
ciddi olmamak
ciddi olmayan
ciddi sorun
ciddi söylemek
ciddi tehlike
ciddi yaralanma
ciddi yenilgi
ciddi çalışma
ciddi çalışmaya başl..
ciddi çalışmayıp dal..
sober ayik, sarhos o..
 
ciddiadd into favorites
TR    

serious, critical, grave, important, demure, austere, sober, earnest, capital, staid, gut, devout, straight, weighty, businesslike, eventful, severe, momentous, solemn, starched, unsmiling, sober minded, sedate, sober-minded, mortally, earnest(1), forbidding, nasty, in earnest, deep, lenten, owlish, real, bad, important, significant, serious, grave, nasty; true, real; important, significant; solemn, sober, salemn, grave, 1.serious; earnest; grave, true, real, significant,

1 serious     ts
2 critical     ts
3 grave  sıfat     ts
4 important     ts
5 demure     ts
6 austere  sıfat     ts
7 sober     ts
8 earnest  sıfat     ts
9 capital     ts
10 staid     ts
11 gut     ts
12 devout  sıfat     ts
13 straight     ts
14 weighty     ts
15 businesslike  sıfat     ts
16 eventful  sıfat     ts
17 severe  Askeri,Teknik     ts
18 momentous  sıfat     ts
19 solemn  sıfat     ts
20 starched  sıfat     ts
21 unsmiling  sıfat     ts
22 sober minded     ts
23 sedate  sıfat     ts
24 sober-minded     ts
25 mortally     ts
26 earnest(1)     ts
27 forbidding  sıfat     ts
28 nasty     ts
29 in earnest     ts
30 deep     ts
31 lenten     ts
32 owlish     ts
33 real     ts
34 bad     ts
35 important, significant     ts
36 serious, grave, nasty; true, real; important, significant; solemn, sober     ts
37 salemn, grave  Hukuk     ts
38 1.serious; earnest; grave     ts
39 true, real     ts
40 significant     ts
More results

önemlice, Eğlendirme amacı gütmeyen, Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, Titizlik gösterilen, önem verilen, Güvenilir biçimde, Güvenilir, sağlam, önemli, Ağırbaşlı:"Ben onu pek ciddi bir genç olarak tanırım."- H. R. Gürpınar, Önem vererek, gerçek olarak, Ağırbaşlı, Şaka olmayan, gerçek, Güvenilir biçimde:"Ciddi görünerek göze girmeye çalışıyormuş."- R. H. Karay, Gülmeyen, Güvenilir, sağlam, önemli:"Ciddi bir gazetede genç bir muharririn şu sözleri beni hâlâ düşündürüyor."- O. S. Orhon. Önem vererek, gerçek olarak, Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim:"Hastalığımızın oldukça ciddi olduğuna işaret etmekten kendimizi alamadık."- B. Felek, Titizlik gösterilen, önem verilen:"Bu dönemde yazara konu üzerinde vukuf, ciddi incelemeler şart koşulur."- H. Taner, Şaka olmayan, gerçek:"Kısa zamanda yarı şaka, yarı ciddi tenkit edecek kadar yakınlaşmışlardı."- T. Buğra, Eğlendirme amacı gütmeyen:"O ciddi bir tavırla mühim bir şey anlatmaya hazırlanmış gibiydi."- Y. K. Karaosmanoğlu, Mühim, Gerçek. Hakikat, Ağırbaşlı, hâlleri sakin olan kişi,

41 önemlice     ts
42 Eğlendirme amacı gütmeyen     ts
43 Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim     ts
44 Titizlik gösterilen, önem verilen     ts
45 Güvenilir biçimde     ts
46 Güvenilir, sağlam, önemli     ts
47 Ağırbaşlı:"Ben onu pek ciddi bir genç olarak tanırım."- H. R. Gürpınar     ts
48 Önem vererek, gerçek olarak     ts
49 Ağırbaşlı     ts
50 Şaka olmayan, gerçek     ts
51 Güvenilir biçimde:"Ciddi görünerek göze girmeye çalışıyormuş."- R. H. Karay     ts
52 Gülmeyen     ts
53 Güvenilir, sağlam, önemli:"Ciddi bir gazetede genç bir muharririn şu sözleri beni hâlâ düşündürüyor."- O. S. Orhon. Önem vererek, gerçek olarak     ts
54 Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim:"Hastalığımızın oldukça ciddi olduğuna işaret etmekten kendimizi alamadık."- B. Felek     ts
55 Titizlik gösterilen, önem verilen:"Bu dönemde yazara konu üzerinde vukuf, ciddi incelemeler şart koşulur."- H. Taner     ts
56 Şaka olmayan, gerçek:"Kısa zamanda yarı şaka, yarı ciddi tenkit edecek kadar yakınlaşmışlardı."- T. Buğra     ts
57 Eğlendirme amacı gütmeyen:"O ciddi bir tavırla mühim bir şey anlatmaya hazırlanmış gibiydi."- Y. K. Karaosmanoğlu     ts
58CİDDÎ Mühim     ts
59CİDDÎ Gerçek. Hakikat     ts
60CİDDÎ Ağırbaşlı, hâlleri sakin olan kişi     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada ciddi kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. ciddi kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan ciddi kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.