İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
(ay) giderek büyümek
ağızında büyümek
ağız ında büyümek
aşırı büyümek
baskısız büyümek
başıboş büyümek
bitki gibi büyümek
bitki gibi büyümek ,..
burnu büyümek
burunu büyümek
büyümek (bitki)
büyümek ve küçülmek
fazla büyümek
giderek büyümek
gittikçe büyümek
gözleri büyümek
gözünde büyümek
göz ünde büyümek
hızla büyümek
hızla büyümek (iş
kapısında büyümek
katılımlarla büyümek
kuvvet bularak büyüm..
lokması ağzında büyü..
mantar gibi büyümek
pıtırak gibi büyümek
sarılarak büyümek
yatırım alanlarını g..
çabuk büyümek
çok çabuk büyümek
çığ gibi büyümek
 
büyümekadd into favorites
TR    

grow, grow up, flourish, expand, extend, build up, wax, swell, prosper, fill out, outgrow, shoot up, hatch, gain momentum, bulk, augment, accrue, greaten, enlarge, vegetate, increase, to grow, to blossom (out); to grow up; to expand; to develop, to grow, gather, grown up, thrive, dilate, develop, to grow up, to increase; to get more intense; to expand. büyümüş de küçülmüş (a child) who is very wise and mature for his age, accrete, blossom, increase in size, growth, buildup, lateral, development, accretion, enlargement, swelling, expansion, growing, augmentation, sputtering, accrual, excrescence, augmentation; juvenescence, growth, expansion, growing up, development, growth, development, expansion, juvenescence,

1 grow  fiil     ts
2 grow up     ts
3 flourish     ts
4 expand     ts
5 extend     ts
6 build up     ts
7 wax  fiil     ts
8 swell     ts
9 prosper     ts
10 fill out     ts
11 outgrow  fiil     ts
12 shoot up     ts
13 hatch  fiil     ts
14 gain momentum     ts
15 bulk  fiil     ts
16 augment  fiil     ts
17 accrue  fiil     ts
18 greaten     ts
19 enlarge  fiil     ts
20 vegetate     ts
21 increase     ts
22 to grow, to blossom (out); to grow up; to expand; to develop     ts
23 to grow     ts
24 gather     ts
25 grown up     ts
26 thrive     ts
27 dilate     ts
28 develop     ts
29 to grow up     ts
30 to increase; to get more intense; to expand. büyümüş de küçülmüş (a child) who is very wise and mature for his age     ts
31 accrete     ts
32 blossom     ts
33 increase in size  Ticaret     ts
34büyüme growth  isim     ts
35büyüme buildup     ts
36büyüme lateral     ts
37büyüme development     ts
38büyüme accretion  isim     ts
39büyüme enlargement     ts
40büyüme swelling     ts
41büyüme expansion     ts
42büyüme growing     ts
43büyüme augmentation  isim     ts
44büyüme sputtering     ts
45büyüme accrual  isim     ts
46büyüme excrescence     ts
47büyüme augmentation; juvenescence     ts
48büyüme growth, expansion  Hukuk     ts
49büyüme growing up, development     ts
50büyüme growth, development, expansion     ts
51büyüme juvenescence  isim     ts
More results

TERA'RU', VELH, Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak, Yaşı artmak, yaşlanmak, Önem ve değer kazanmak, Yetişmek, Genişlemek, Genişlemek:"Barbarosların ülkesi büyüdükçe büyüyordu."- F. F. Tülbentçi. Önem ve değer kazanmak:"Türklük ülküsünün biraz daha köklendiğini, büyüdüğünü, yeşerdiğini duyarız."- O. S. Orhon, Yetişmek:"İhtiyar Süleyman Çavuşun ellerinde büyüdüm."- A. Gündüz, Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek:"Büyür güzellikleri, vücutları, kısmetleri çocuklar uyurken."- F. H. Dağlarca, Yaşı artmak, yaşlanmak:"Fakat büyüdükçe o kadar sevdiği bu oyunlara veda etmek lazım gelecekti."- Ö. Seyfettin, Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak:"İkinci de okuduktan sonra kavga büyüdü."- M. Ş. Esendal, Sayıca artmak, Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek, Büyümek işi, Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde boyutların artması,

52 TERA'RU'     ts
53 VELH     ts
54 Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak     ts
55 Yaşı artmak, yaşlanmak     ts
56 Önem ve değer kazanmak     ts
57 Yetişmek     ts
58 Genişlemek     ts
59 Genişlemek:"Barbarosların ülkesi büyüdükçe büyüyordu."- F. F. Tülbentçi. Önem ve değer kazanmak:"Türklük ülküsünün biraz daha köklendiğini, büyüdüğünü, yeşerdiğini duyarız."- O. S. Orhon     ts
60 Yetişmek:"İhtiyar Süleyman Çavuşun ellerinde büyüdüm."- A. Gündüz     ts
61 Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek:"Büyür güzellikleri, vücutları, kısmetleri çocuklar uyurken."- F. H. Dağlarca     ts
62 Yaşı artmak, yaşlanmak:"Fakat büyüdükçe o kadar sevdiği bu oyunlara veda etmek lazım gelecekti."- Ö. Seyfettin     ts
63 Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak:"İkinci de okuduktan sonra kavga büyüdü."- M. Ş. Esendal     ts
64 Sayıca artmak     ts
65 Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek     ts
66büyüme Büyümek işi     ts
67büyüme Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde boyutların artması     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada büyümek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. büyümek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan büyümek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.