İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
ACPR
acı acı
acı acı bağırmak
acı alay
acı ana çözelti
acı badem
acı badem kurabiyesi
acı bakla
acı balık
acı bana
acı biber
acı bir şekilde
acı duymak
acı gelmek
acı gerçek
acı gerçekler
acı görmüş
acı hıyar
acı kahve
acı kavun
acı marul
acı olmak
acı ot
Acı patlıcana kırağı..
acı son
acı sos
acı soğuk
acı su
acı söz
acı tecrübe
acı veren
acı verici
acı vermek
acı ve üzüntüyü yok ..
acı çeken
acı çekme
acı çekmek
acı çektirmek
acı çikolata
acı ölçer
 
acıadd into favorites
TR    

pain, bitter, hurt, sting, distress, sad, acrimonious, hot, incisive, sorrow, peppery, grief, suffering, harsh, sorry, worry, lamentable, acrid, severe, sardonic, sorrowful, anguish, bittering, a pain, the sting, suffer of, brackish, trenchant, grievous, feel for, very warm; bitter, vitriolic, tragic, splitting, biting; painful, scathing, shrill, vitriol, agony, sharp, rank, severly, bitting, gripes, tart, severest, inflict, mercy, smart, nipping, acerb, twinge, pungent, bite, cruel, wry, commiserate with, misery, ache, mental pain, anguish, suffering, sorrow, grief, sorrow (at someone's death): Allah bu acıyı unutturmasın! May God spare you more grief!, biting, affliction, bitterness, sharpness, pain, ache, heartbreak, pain; ache, (biber) hot; (kahve, bira vb.) bitter; (yağ) rancid; (koku/tat) acrid, sharp, biting, pungent; (söz) hurtful, cutting, tart, harsh, caustic, pungent, biting; (bağırış) sharp, shrill, piercing;(üzücü) grievous, poignant, tragic, pitiful; pain, ache, pang, pang, nippy, gnawing, keen, painful, poignancy, deplore, cutting, poignant,

1 pain  isim     ts
2 bitter  sıfat     ts
3 hurt  isim     ts
4 sting     ts
5 distress     ts
6 sad  sıfat     ts
7 acrimonious     ts
8 hot     ts
9 incisive     ts
10 sorrow     ts
11 peppery     ts
12 grief     ts
13 suffering     ts
14 harsh  sıfat     ts
15 sorry     ts
16 worry  isim     ts
17 lamentable  sıfat     ts
18 acrid  sıfat     ts
19 severe     ts
20 sardonic     ts
21 sorrowful     ts
22 anguish  isim     ts
23 bittering     ts
24 a pain     ts
25 the sting     ts
26 suffer of     ts
27 brackish     ts
28 trenchant     ts
29 grievous     ts
30 feel for     ts
31 very warm; bitter     ts
32 vitriolic  sıfat     ts
33 tragic  sıfat     ts
34 splitting  sıfat     ts
35 biting; painful     ts
36 scathing  sıfat     ts
37 shrill  sıfat     ts
38 vitriol     ts
39 agony     ts
40 sharp     ts
41 rank     ts
42 severly     ts
43 bitting     ts
44 gripes     ts
45 tart     ts
46 severest     ts
47 inflict     ts
48 mercy     ts
49 smart     ts
50 nipping     ts
51 acerb     ts
52 twinge     ts
53 pungent  sıfat     ts
54 bite     ts
55 cruel     ts
56 wry     ts
57 commiserate with     ts
58 misery  isim     ts
59 ache  isim     ts
60 mental pain, anguish, suffering, sorrow     ts
61 grief, sorrow (at someone's death): Allah bu acıyı unutturmasın! May God spare you more grief!     ts
62 biting  sıfat     ts
63 affliction  isim     ts
64 bitterness, sharpness     ts
65 pain, ache     ts
66 heartbreak     ts
67 pain; ache     ts
68 (biber) hot; (kahve, bira vb.) bitter; (yağ) rancid; (koku/tat) acrid, sharp, biting, pungent; (söz) hurtful, cutting, tart, harsh, caustic, pungent, biting; (bağırış) sharp, shrill, piercing;(üzücü) grievous, poignant, tragic, pitiful; pain, ache, pang     ts
69 pang     ts
70 nippy     ts
71 gnawing     ts
72 keen  sıfat     ts
73 painful  sıfat     ts
74 poignancy     ts
75 deplore     ts
76 cutting  sıfat     ts
77 poignant  sıfat     ts
More results

adjacent channel interference,

78ACI adjacent channel interference     ts
 

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı, MÜRR, BiBERLi, çorak, ıstırap, Dışarıdan gelen bir etki ile dış organlarda birdenbire oluşan ve o etkilerin kalkması ile duyulan rahatsızlık, ıstırap, Ağrı, sancı, Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç, Koyu (renk), Ölüm, yangın, deprem gibi olayların yarattığı üzüntü, keder, elem, Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli, Koyu (renk):"Sıcak iklimlerde bu mevsim, tek renktedir, sadece acı yeşildir."- R. H. Karay, Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli:"Acı poyraz kuvvetle esiyordu."- O. Kemal, Tadı bu nitelikte olan:"Acı kahvesini yudumluyordu."- T. Buğra, Bir etki sonucu vücutta duyulan ağrı, sancı:"Belli bir yerinde kırık çıkık acısı yoktu."- M. Yesarî, Dışarıdan gelen bir etki ile dış organlarda birdenbire oluşan ve o etkilerin kalkması ile duyulan rahatsızlık, ıstırap:"Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi."- P. Safa, Tat alma organında bazı maddelerin bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı, Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç:"Acı söz insanı dininden çıkarır."- Atasözü. Ölüm, yangın, deprem gibi olayların yarattığı üzüntü, keder, elem:"İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir."- Y. Z. Ortaç, Tadı bu nitelikte olan,

79 Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı     ts
80 MÜRR     ts
81 BiBERLi     ts
82 çorak     ts
83 ıstırap     ts
84 Dışarıdan gelen bir etki ile dış organlarda birdenbire oluşan ve o etkilerin kalkması ile duyulan rahatsızlık, ıstırap     ts
85 Ağrı, sancı     ts
86 Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç     ts
87 Koyu (renk)     ts
88 Ölüm, yangın, deprem gibi olayların yarattığı üzüntü, keder, elem     ts
89 Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli     ts
90 Koyu (renk):"Sıcak iklimlerde bu mevsim, tek renktedir, sadece acı yeşildir."- R. H. Karay     ts
91 Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli:"Acı poyraz kuvvetle esiyordu."- O. Kemal     ts
92 Tadı bu nitelikte olan:"Acı kahvesini yudumluyordu."- T. Buğra     ts
93 Bir etki sonucu vücutta duyulan ağrı, sancı:"Belli bir yerinde kırık çıkık acısı yoktu."- M. Yesarî     ts
94 Dışarıdan gelen bir etki ile dış organlarda birdenbire oluşan ve o etkilerin kalkması ile duyulan rahatsızlık, ıstırap:"Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi."- P. Safa     ts
95 Tat alma organında bazı maddelerin bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı     ts
96 Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç:"Acı söz insanı dininden çıkarır."- Atasözü. Ölüm, yangın, deprem gibi olayların yarattığı üzüntü, keder, elem:"İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir."- Y. Z. Ortaç     ts
97 Tadı bu nitelikte olan     ts
More results

çağrı engeli tahsisi (assign call inhibit),

98ACI çağrı engeli tahsisi (assign call inhibit)  Askeri     ts
 


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada acı kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. acı kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan acı kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.