Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı, MÜRR, BiBERLi, çorak, ıstırap, Dışarıdan gelen bir etki ile dış organlarda birdenbire oluşan ve o etkilerin kalkması ile duyulan rahatsızlık, ıstırap, Ağrı, sancı, Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç, Koyu (renk), Ölüm, yangın, deprem gibi olayların yarattığı üzüntü, keder, elem, Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli, Koyu (renk):"Sıcak iklimlerde bu mevsim, tek renktedir, sadece acı yeşildir."- R. H. Karay, Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli:"Acı poyraz kuvvetle esiyordu."- O. Kemal, Tadı bu nitelikte olan:"Acı kahvesini yudumluyordu."- T. Buğra, Bir etki sonucu vücutta duyulan ağrı, sancı:"Belli bir yerinde kırık çıkık acısı yoktu."- M. Yesarî, Dışarıdan gelen bir etki ile dış organlarda birdenbire oluşan ve o etkilerin kalkması ile duyulan rahatsızlık, ıstırap:"Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi."- P. Safa, Tat alma organında bazı maddelerin bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı, Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç:"Acı söz insanı dininden çıkarır."- Atasözü. Ölüm, yangın, deprem gibi olayların yarattığı üzüntü, keder, elem:"İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir."- Y. Z. Ortaç, Tadı bu nitelikte olan,
79
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı
ts
80
MÜRR
ts
81
BiBERLi
ts
82
çorak
ts
83
ıstırap
ts
84
Dışarıdan gelen bir etki ile dış organlarda birdenbire oluşan ve o etkilerin kalkması ile duyulan rahatsızlık, ıstırap
ts
85
Ağrı, sancı
ts
86
Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç
ts
87
Koyu (renk)
ts
88
Ölüm, yangın, deprem gibi olayların yarattığı üzüntü, keder, elem
ts
89
Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli
ts
90
Koyu (renk):"Sıcak iklimlerde bu mevsim, tek renktedir, sadece acı yeşildir."- R. H. Karay
ts
91
Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli:"Acı poyraz kuvvetle esiyordu."- O. Kemal
ts
92
Tadı bu nitelikte olan:"Acı kahvesini yudumluyordu."- T. Buğra
ts
93
Bir etki sonucu vücutta duyulan ağrı, sancı:"Belli bir yerinde kırık çıkık acısı yoktu."- M. Yesarî
ts
94
Dışarıdan gelen bir etki ile dış organlarda birdenbire oluşan ve o etkilerin kalkması ile duyulan rahatsızlık, ıstırap:"Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi."- P. Safa
ts
95
Tat alma organında bazı maddelerin bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı
ts
96
Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç:"Acı söz insanı dininden çıkarır."- Atasözü. Ölüm, yangın, deprem gibi olayların yarattığı üzüntü, keder, elem:"İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir."- Y. Z. Ortaç
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada acı kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. acı kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan acı kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.