order, on me, buy, stand, send away for, give an order, place an order, indent, treat smb. to smth, place, send for, commend, treat, have it made, stand treat, commission, entrust, to tell (someone) to bring (something); to order (something); to request (someone) to bring (something), ask (someone) to bring or get (something): Oturup iki bardak çay ısmarladık. We sat down and ordered two glasses of tea. Garsona iki kahve ısmarladım. I told the waiter to bring two coffees. Bakkaldan beş kilo şeker ısmarladı. She ordered five kilos of sugar from the grocer. Fatmagül'e fırından üç ekmek ısmarladı. She asked Fatmagül to get her three loaves of bread from the baker's. Bana bir taksi ısmarlar mısın? Will you order me a taxi? Çarşıdan ısmarlayacağın bir şey var mı? Is there anything you want me to get you from the market?, bespeak, to entrust (someone, something) to (someone), to warn (someone) not to do something; to tell (someone) to do something: Ben sana nasıl ısmarlamıştım? Sen kalkıp ne halt ettin! I told you how to do it but you went ahead and did it your way. Now look how you've loused it up!, to treat (someone) to (something), buy (someone) (something): Sana bir bira ısmarlayayım. Let me buy you a beer, to have (someone) make (something) to order: Bu ceketi Ferit'e ısmarladım. I had Ferit make this jacket, to order; to buy, to stand, to treat; to entrust, to commend, ordered, tailored, custom, made to measure, bespoke, custom made, made-to-order, madetoorder, tailormade, placement, having (someone) make (something) to order, tailor-made (article of clothing), ordering; ordered, made-to-measure, made-to-order; bespoke, forced, artificial, put-on, telling (someone) to bring (something); ordering (something); requesting (someone) to bring (something), asking (someone) to bring or get (something), slapdash, done in a slapdash way, slipshod, made-to-order, custom-made, warning (someone) not to do something; telling (someone) to do something, treating (someone) to (something), buying (someone) (something), entrusting (someone, something) to (someone),
1
order fiil
ts
2
on me - "beers on me - biralar benden"
ts
3
buy
ts
4
stand fiil
ts
5
send away for
ts
6
give an order
ts
7
place an order
ts
8
indent
ts
9
treat smb. to smth
ts
10
place fiil
ts
11
send for
ts
12
commend
ts
13
treat fiil
ts
14
have it made
ts
15
stand treat
ts
16
commission fiil
ts
17
entrust
ts
18
to tell (someone) to bring (something); to order (something); to request (someone) to bring (something), ask (someone) to bring or get (something): Oturup iki bardak çay ısmarladık. We sat down and ordered two glasses of tea. Garsona iki kahve ısmarladım. I told the waiter to bring two coffees. Bakkaldan beş kilo şeker ısmarladı. She ordered five kilos of sugar from the grocer. Fatmagül'e fırından üç ekmek ısmarladı. She asked Fatmagül to get her three loaves of bread from the baker's. Bana bir taksi ısmarlar mısın? Will you order me a taxi? Çarşıdan ısmarlayacağın bir şey var mı? Is there anything you want me to get you from the market?
ts
19
bespeak
ts
20
to entrust (someone, something) to (someone)
ts
21
to warn (someone) not to do something; to tell (someone) to do something: Ben sana nasıl ısmarlamıştım? Sen kalkıp ne halt ettin! I told you how to do it but you went ahead and did it your way. Now look how you've loused it up!
ts
22
to treat (someone) to (something), buy (someone) (something): Sana bir bira ısmarlayayım. Let me buy you a beer
ts
23
to have (someone) make (something) to order: Bu ceketi Ferit'e ısmarladım. I had Ferit make this jacket
ts
24
to order; to buy, to stand, to treat; to entrust, to commend
Parasını kendi ödeyerek başkaları için yiyecek veya içecek getirilmesini söylemek, Bir şeyin yapılmasını veya getirilmesini, bu işlerle uğraşan birine söylemek, sipariş etmek, Bir işin yapılmasını, bırakılmasını veya o işten vazgeçilmesini söylemek, Parasını kendi ödeyerek başkaları için yiyecek veya içecek getirilmesini söylemek:"Siz bana bir konyak daha ısmarlayın."- M. Ş. Esendal, Bir şeyin yapılmasını veya getirilmesini, bu işlerle uğraşan birine söylemek, sipariş etmek:"Elbise için kumaş ısmarladım."- M. Yesarî, Kendi için bir şey alınmasını başkasına söylemek, Bir şeyin, bir kimsenin bakılmasını, korunmasını birine veya birinin gözetilmesine bırakmak, emanet etmek, Haute couture' (Türkçe okunuşu: otkutür) kişinin özel beğenisine göre tasarlanmış, özel tasarım elbise anlamına gelen ve Fransızca'dan gelen bir moda terimidir. Tam karşılığı ise "ısmarlama"dır. Buna karşın, her özgün ya da kişiye özel yapılan tasarım haute couture olarak sınıflandırılamaz. Genellikle üst gelir seviyesinde elit müşterilerin beğenisine göre hazırlanan giyim türüdür. Yani kişinin kendi tercihlerine (renk, aksesuar, taşlar v.b.) göre yapılan tasarımlardır. Gelinlik buna en iyi örneklerden biridir, peylemek, Ismarlanarak yaptırılan. İçten olmayan, baştan savma, Ismarlamak işi, sipariş, Ismarlanarak yaptırılan, İçten olmayan, baştan savma,
45
Parasını kendi ödeyerek başkaları için yiyecek veya içecek getirilmesini söylemek
ts
46
Bir şeyin yapılmasını veya getirilmesini, bu işlerle uğraşan birine söylemek, sipariş etmek
ts
47
Bir işin yapılmasını, bırakılmasını veya o işten vazgeçilmesini söylemek
ts
48
Parasını kendi ödeyerek başkaları için yiyecek veya içecek getirilmesini söylemek:"Siz bana bir konyak daha ısmarlayın."- M. Ş. Esendal
ts
49
Bir şeyin yapılmasını veya getirilmesini, bu işlerle uğraşan birine söylemek, sipariş etmek:"Elbise için kumaş ısmarladım."- M. Yesarî
ts
50
Kendi için bir şey alınmasını başkasına söylemek
ts
51
Bir şeyin, bir kimsenin bakılmasını, korunmasını birine veya birinin gözetilmesine bırakmak, emanet etmek
ts
52
ısmarlama
Haute couture' (Türkçe okunuşu: otkutür) kişinin özel beğenisine göre tasarlanmış, özel tasarım elbise anlamına gelen ve Fransızca'dan gelen bir moda terimidir. Tam karşılığı ise "ısmarlama"dır. Buna karşın, her özgün ya da kişiye özel yapılan tasarım haute couture olarak sınıflandırılamaz. Genellikle üst gelir seviyesinde elit müşterilerin beğenisine göre hazırlanan giyim türüdür. Yani kişinin kendi tercihlerine (renk, aksesuar, taşlar v.b.) göre yapılan tasarımlardır. Gelinlik buna en iyi örneklerden biridir
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada ısmarlamak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. ısmarlamak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan ısmarlamak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.