İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
birer kadeh içki ısm..
bir firmaya ısmarlam..
birine akşam yemeği ..
birine bir bardak bi..
birine bir şey ısmar..
biriyle ısmarlamak
bir içki ısmarlamak
herkese içki ısmarla..
içki ısmarlamak
içki ısmarlamak biri..
işçi ısmarlamak
kediye peynir/ciğer ..
kendine bir şişe şar..
kendine ısmarlamak
mal ısmarlamak
mal ısmarlamak / sip..
memleket dışından ma..
önceden ısmarlamak
öğle yemeği için bir..
 
ısmarlamakadd into favorites
TR    

order, on me, buy, stand, send away for, give an order, place an order, indent, treat smb. to smth, place, send for, commend, treat, have it made, stand treat, commission, entrust, to tell (someone) to bring (something); to order (something); to request (someone) to bring (something), ask (someone) to bring or get (something): Oturup iki bardak çay ısmarladık. We sat down and ordered two glasses of tea. Garsona iki kahve ısmarladım. I told the waiter to bring two coffees. Bakkaldan beş kilo şeker ısmarladı. She ordered five kilos of sugar from the grocer. Fatmagül'e fırından üç ekmek ısmarladı. She asked Fatmagül to get her three loaves of bread from the baker's. Bana bir taksi ısmarlar mısın? Will you order me a taxi? Çarşıdan ısmarlayacağın bir şey var mı? Is there anything you want me to get you from the market?, bespeak, to entrust (someone, something) to (someone), to warn (someone) not to do something; to tell (someone) to do something: Ben sana nasıl ısmarlamıştım? Sen kalkıp ne halt ettin! I told you how to do it but you went ahead and did it your way. Now look how you've loused it up!, to treat (someone) to (something), buy (someone) (something): Sana bir bira ısmarlayayım. Let me buy you a beer, to have (someone) make (something) to order: Bu ceketi Ferit'e ısmarladım. I had Ferit make this jacket, to order; to buy, to stand, to treat; to entrust, to commend, ordered, tailored, custom, made to measure, bespoke, custom made, made-to-order, madetoorder, tailormade, placement, having (someone) make (something) to order, tailor-made (article of clothing), ordering; ordered, made-to-measure, made-to-order; bespoke, forced, artificial, put-on, telling (someone) to bring (something); ordering (something); requesting (someone) to bring (something), asking (someone) to bring or get (something), slapdash, done in a slapdash way, slipshod, made-to-order, custom-made, warning (someone) not to do something; telling (someone) to do something, treating (someone) to (something), buying (someone) (something), entrusting (someone, something) to (someone),

1 order  fiil     ts
2 on me - "beers on me - biralar benden"     ts
3 buy     ts
4 stand  fiil     ts
5 send away for     ts
6 give an order     ts
7 place an order     ts
8 indent     ts
9 treat smb. to smth     ts
10 place  fiil     ts
11 send for     ts
12 commend     ts
13 treat  fiil     ts
14 have it made     ts
15 stand treat     ts
16 commission  fiil     ts
17 entrust     ts
18 to tell (someone) to bring (something); to order (something); to request (someone) to bring (something), ask (someone) to bring or get (something): Oturup iki bardak çay ısmarladık. We sat down and ordered two glasses of tea. Garsona iki kahve ısmarladım. I told the waiter to bring two coffees. Bakkaldan beş kilo şeker ısmarladı. She ordered five kilos of sugar from the grocer. Fatmagül'e fırından üç ekmek ısmarladı. She asked Fatmagül to get her three loaves of bread from the baker's. Bana bir taksi ısmarlar mısın? Will you order me a taxi? Çarşıdan ısmarlayacağın bir şey var mı? Is there anything you want me to get you from the market?     ts
19 bespeak     ts
20 to entrust (someone, something) to (someone)     ts
21 to warn (someone) not to do something; to tell (someone) to do something: Ben sana nasıl ısmarlamıştım? Sen kalkıp ne halt ettin! I told you how to do it but you went ahead and did it your way. Now look how you've loused it up!     ts
22 to treat (someone) to (something), buy (someone) (something): Sana bir bira ısmarlayayım. Let me buy you a beer     ts
23 to have (someone) make (something) to order: Bu ceketi Ferit'e ısmarladım. I had Ferit make this jacket     ts
24 to order; to buy, to stand, to treat; to entrust, to commend     ts
25ısmarlama ordered  sıfat     ts
26ısmarlama tailored     ts
27ısmarlama custom     ts
28ısmarlama made to measure     ts
29ısmarlama bespoke     ts
30ısmarlama custom made     ts
31ısmarlama made-to-order     ts
32ısmarlama madetoorder     ts
33ısmarlama tailormade     ts
34ısmarlama placement  isim     ts
35ısmarlama having (someone) make (something) to order     ts
36ısmarlama tailor-made (article of clothing)     ts
37ısmarlama ordering; ordered, made-to-measure, made-to-order; bespoke     ts
38ısmarlama forced, artificial, put-on     ts
39ısmarlama telling (someone) to bring (something); ordering (something); requesting (someone) to bring (something), asking (someone) to bring or get (something)     ts
40ısmarlama slapdash, done in a slapdash way, slipshod     ts
41ısmarlama made-to-order, custom-made     ts
42ısmarlama warning (someone) not to do something; telling (someone) to do something     ts
43ısmarlama treating (someone) to (something), buying (someone) (something)     ts
44ısmarlama entrusting (someone, something) to (someone)     ts
More results

Parasını kendi ödeyerek başkaları için yiyecek veya içecek getirilmesini söylemek, Bir şeyin yapılmasını veya getirilmesini, bu işlerle uğraşan birine söylemek, sipariş etmek, Bir işin yapılmasını, bırakılmasını veya o işten vazgeçilmesini söylemek, Parasını kendi ödeyerek başkaları için yiyecek veya içecek getirilmesini söylemek:"Siz bana bir konyak daha ısmarlayın."- M. Ş. Esendal, Bir şeyin yapılmasını veya getirilmesini, bu işlerle uğraşan birine söylemek, sipariş etmek:"Elbise için kumaş ısmarladım."- M. Yesarî, Kendi için bir şey alınmasını başkasına söylemek, Bir şeyin, bir kimsenin bakılmasını, korunmasını birine veya birinin gözetilmesine bırakmak, emanet etmek, Haute couture' (Türkçe okunuşu: otkutür) kişinin özel beğenisine göre tasarlanmış, özel tasarım elbise anlamına gelen ve Fransızca'dan gelen bir moda terimidir. Tam karşılığı ise "ısmarlama"dır. Buna karşın, her özgün ya da kişiye özel yapılan tasarım haute couture olarak sınıflandırılamaz. Genellikle üst gelir seviyesinde elit müşterilerin beğenisine göre hazırlanan giyim türüdür. Yani kişinin kendi tercihlerine (renk, aksesuar, taşlar v.b.) göre yapılan tasarımlardır. Gelinlik buna en iyi örneklerden biridir, peylemek, Ismarlanarak yaptırılan. İçten olmayan, baştan savma, Ismarlamak işi, sipariş, Ismarlanarak yaptırılan, İçten olmayan, baştan savma,

45 Parasını kendi ödeyerek başkaları için yiyecek veya içecek getirilmesini söylemek     ts
46 Bir şeyin yapılmasını veya getirilmesini, bu işlerle uğraşan birine söylemek, sipariş etmek     ts
47 Bir işin yapılmasını, bırakılmasını veya o işten vazgeçilmesini söylemek     ts
48 Parasını kendi ödeyerek başkaları için yiyecek veya içecek getirilmesini söylemek:"Siz bana bir konyak daha ısmarlayın."- M. Ş. Esendal     ts
49 Bir şeyin yapılmasını veya getirilmesini, bu işlerle uğraşan birine söylemek, sipariş etmek:"Elbise için kumaş ısmarladım."- M. Yesarî     ts
50 Kendi için bir şey alınmasını başkasına söylemek     ts
51 Bir şeyin, bir kimsenin bakılmasını, korunmasını birine veya birinin gözetilmesine bırakmak, emanet etmek     ts
52ısmarlama Haute couture' (Türkçe okunuşu: otkutür) kişinin özel beğenisine göre tasarlanmış, özel tasarım elbise anlamına gelen ve Fransızca'dan gelen bir moda terimidir. Tam karşılığı ise "ısmarlama"dır. Buna karşın, her özgün ya da kişiye özel yapılan tasarım haute couture olarak sınıflandırılamaz. Genellikle üst gelir seviyesinde elit müşterilerin beğenisine göre hazırlanan giyim türüdür. Yani kişinin kendi tercihlerine (renk, aksesuar, taşlar v.b.) göre yapılan tasarımlardır. Gelinlik buna en iyi örneklerden biridir     ts
53Ismarlamak peylemek     ts
54ısmarlama Ismarlanarak yaptırılan. İçten olmayan, baştan savma     ts
55ısmarlama Ismarlamak işi, sipariş     ts
56ısmarlama Ismarlanarak yaptırılan     ts
57ısmarlama İçten olmayan, baştan savma     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada ısmarlamak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. ısmarlamak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan ısmarlamak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.