İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
'banka ödeme emri'ol..
aciz hali ,ödeme güc..
akreditifte ödeme ya..
alacaklılara alelhes..
alacaklısına taksitl..
alacaklıya ödeme yap..
alelhesap ödeme
altı ayda bir yapıla..
altı aylık faiz ödem..
altın ile ödeme yapm..
altınla ödeme yapılm..
altınla ödeme yapılm..
ana gösterge kodu; n..
anlaşma belgesi taht..
anında ödeme
aracısız ödeme
aracı sız ödeme
ara planlama konfera..
araya girerek ödeme
arzuya bağlı ödeme t..
asgari nakit ödeme
askere maaş ödeme gü..
avans ödeme
aylık ödeme
aylık ödeme şartları
aynen ödeme com
ayni ödeme
aynı gün ödeme
aynı şekilde ödeme
açık fatura karşılığ..
ödeme aczi
ödeme almak
ödeme aracı
ödeme belgesi
ödeme dekontu
ödeme emri
ödeme emri verilen k..
ödeme emri vermek
ödeme engeli
ödeme ertelemesi
ödeme fişi
ödeme fonu
ödeme gücü
ödeme gücüne sahip
ödeme gücü olan
ödeme günü
ödeme güçlüğü
ödeme kabiliyeti
ödeme koşulları
ödeme makbuzu
ödeme planı
ödeme sistemleri
ödeme suresi
ödeme talimatı
ödeme tarihi
ödeme tonu
ödeme tonu (telefon)
ödeme tutarı
ödeme türü
ödeme vakti
ödeme yapan
ödeme yapan kimse
ödeme yapma
ödeme yapmak
ödeme yapmama
ödeme yapılan kimse
ödeme yeri
ödeme yükümlülüğü
ödeme şartları
ödeme şekli
 
ödemeadd into favorites
TR    

payment, redemption, pay to, repayment, satisfaction, disbursement, disburse, rendering, payoff, conciliation, clearance, remuneration, reimbursement, discharge, settlement, inpayment, render, redress, disbursement, payment, settlement, acquit, cash delivery, outlay, imbursement, credit, disbursal, prestation, payment, pay, liquidate, pay, (günah) atonement, redeem, wipe out, to pay; (borç) to settle, to pay sth off, to pay sth back, to pay sb back, to discharge; to indemnify, pay for, pay out, pay something off, give, settle, defray, ante, foot, come across with, clear, ante up, atone for, indemnify, square, stump up, spring, shell out, satisfy, refund, repiace, come, yield, return, repay, recoup, fork out, fee, domiciliate, fork over, fork up, quit, pick up the tab, pay in, pay back, recompense, pony up, pay-out, make up, tab, foot the bill, reimburse, make good, honour, honor, domicile, (poliçe) domicil, (senet) retire, to pay (a sum of money), answer for, answer, to pay for (something), take up,

1 payment  isim     ts
2 redemption     ts
3 pay to     ts
4 repayment  isim     ts
5 satisfaction  isim     ts
6 disbursement     ts
7 disburse     ts
8 rendering     ts
9 payoff     ts
10 conciliation     ts
11 clearance  isim     ts
12 remuneration     ts
13 reimbursement     ts
14 discharge     ts
15 settlement     ts
16 inpayment     ts
17 render     ts
18 redress     ts
19 disbursement, payment, settlement  Hukuk     ts
20 acquit  Ticaret     ts
21 cash delivery  Ticaret     ts
22 outlay  Ticaret     ts
23 imbursement     ts
24 credit     ts
25 disbursal     ts
26 prestation     ts
27 payment, pay     ts
28 liquidate  Ticaret     ts
29 pay  isim     ts
30 (günah) atonement     ts
31ödemek redeem  fiil     ts
32ödemek wipe out  fiil     ts
33ödemek to pay; (borç) to settle, to pay sth off, to pay sth back, to pay sb back, to discharge; to indemnify     ts
34ödemek pay for     ts
35ödemek pay out     ts
36ödemek pay something off     ts
37ödemek give  fiil     ts
38ödemek settle  fiil     ts
39ödemek defray  fiil     ts
40ödemek ante  fiil     ts
41ödemek foot     ts
42ödemek come across with     ts
43ödemek clear  fiil     ts
44ödemek ante up     ts
45ödemek atone for     ts
46ödemek indemnify  fiil     ts
47ödemek square  fiil     ts
48ödemek stump up     ts
49ödemek spring  fiil     ts
50ödemek shell out     ts
51ödemek satisfy  fiil     ts
52ödemek refund     ts
53ödemek repiace     ts
54ödemek come     ts
55ödemek yield     ts
56ödemek return     ts
57ödemek repay  fiil     ts
58ödemek recoup  fiil     ts
59ödemek fork out     ts
60ödemek fee  fiil     ts
61ödemek domiciliate  fiil     ts
62ödemek fork over     ts
63ödemek fork up     ts
64ödemek quit  fiil     ts
65ödemek pick up the tab     ts
66ödemek pay in     ts
67ödemek pay back     ts
68ödemek recompense     ts
69ödemek pony up     ts
70ödemek pay-out     ts
71ödemek make up     ts
72ödemek tab     ts
73ödemek foot the bill  deyim     ts
74ödemek reimburse  Askeri     ts
75ödemek make good  deyim     ts
76ödemek honour     ts
77ödemek honor     ts
78ödemek domicile     ts
79ödemek (poliçe) domicil     ts
80ödemek (senet) retire     ts
81ödemek to pay (a sum of money)     ts
82ödemek answer for     ts
83ödemek answer     ts
84ödemek to pay for (something)     ts
85ödemek take up  Ticaret     ts
More results

İTA, VEFA, TAZMİN, ifa, Ödemek işi, tediye, ifa etmek, vermek, tesviye etmek, tediye etmek, Bir işin, bir görevin karşılığını vermek, Bir alışveriş ilişkisinde alınan şeyin karşılığının alacaklıya vermek, Bedelini vererek bir zararı karşılamak, tazmin etmek, Bir alışveriş ilişkisinde alınan şeyin karşılığını alacaklıya vermek, Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek, tediye etmek:"Borç varsa benimkidir, onu ödemek ve teşekkür etmek lazım."- R. H. Karay, Bir iş, bir kuruluş harcanan, yatırılan parayı çıkartmak, itfa etmek, Bir işin, bir görevin karşılığını vermek:"Bir gece de onunla kal, Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek, tediye etmek, Bir şey karşısında fedakârlık etmek, bir şey elde etmek için özveride bulunmak, Bize yaptıklarını ödemiş olursun."- S. F. Abasıyanık, Harcanan, yatırılan parayı çıkartmak, itfa etmek,

86 İTA  Hukuk     ts
87 VEFA     ts
88 TAZMİN  Hukuk     ts
89 ifa     ts
90 Ödemek işi, tediye     ts
91Ödemek ifa etmek     ts
92Ödemek vermek     ts
93Ödemek tesviye etmek     ts
94Ödemek tediye etmek     ts
95ödemek Bir işin, bir görevin karşılığını vermek     ts
96ödemek Bir alışveriş ilişkisinde alınan şeyin karşılığının alacaklıya vermek     ts
97ödemek Bedelini vererek bir zararı karşılamak, tazmin etmek     ts
98ödemek Bir alışveriş ilişkisinde alınan şeyin karşılığını alacaklıya vermek     ts
99ödemek Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek, tediye etmek:"Borç varsa benimkidir, onu ödemek ve teşekkür etmek lazım."- R. H. Karay     ts
100ödemek Bir iş, bir kuruluş harcanan, yatırılan parayı çıkartmak, itfa etmek     ts
101ödemek Bir işin, bir görevin karşılığını vermek:"Bir gece de onunla kal     ts
102ödemek Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek, tediye etmek     ts
103ödemek Bir şey karşısında fedakârlık etmek, bir şey elde etmek için özveride bulunmak     ts
104ödemek Bize yaptıklarını ödemiş olursun."- S. F. Abasıyanık     ts
105ödemek Harcanan, yatırılan parayı çıkartmak, itfa etmek     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada ödeme kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. ödeme kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan ödeme kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.