Bunlar benim ayakkabılarım ve şunlar seninkiler.
- These are my shoes and those are yours.
Beni bilen şunlar, Katolik olduğumu biliyorlar.
- Those who know me, know that I am Catholic.
Sosyal ağlarda hırsızlar, sahteciler, sapıklar veya katiller olabilir. Güvenliğiniz için, onlara inanmamalısınız.
- There may be thieves, fakers, perverts or killers in social networks. For your security, you shouldn't believe them.
Beni öldürmekle tehdit ettiler bu yüzden cüzdanımı onlara verdim.
- They threatened to kill me so I gave them up my wallet.
Onlar onların kitapları.
- Those are their books.
Onlar benim arkadaşlarım.
- Those are my friends.
Onların hepsi sadece kızları götürmek için buradalar.
- All of them are just here to pick up girls.
Takımımız beyzbolda onları 5-0 mağlup etti.
- Our team defeated them by 5-0 at baseball.
Onlardan herhangi birini seçebilirsin.
- You may choose any of them.
The Network'ün kasım meselesinde görünen raporunun 70 kopyasını üretmek ve onları ajanlarımıza dağıtmak mümkün mü?
- Is it possible to reproduce 70 copies of your report which appeared in the November issue of The Network and distribute them to our agents?
Them kids need to grow up.
Do good to them which hate you.
- Do good to those who hate you.
Do good to them that hate you.
- Do good to those who hate you.
... work OK, those we test. ...
... Malaysian that want those words to be played on the ...