o zamanlarda

listen to the pronunciation of o zamanlarda
Türkisch - Englisch
at that time
during that same point in time, during that period, upon that occasion, during the same time
o zaman
then

I was watching TV then. - O zamanda televizyon seyrediyordum.

Since then, a great deal of change has occurred in Japan. - O zamandan beri, Japonya'da büyük bir değişim oldu.

o zaman
at the time

I was off duty at the time. - Ben o zaman görevde değildim.

Tom claimed that he was working at the time. - Tom o zamanda çalıştığını iddia etti.

o zaman
when then
O zaman
that time

If only you had told me the whole story at that time! - Keşke o zaman bütün hikayeyi bana anlatsaydın!

I was cleaning my room for that time. - Ben o zaman odamı temizliyordum.

O zaman
that the time
o zaman
in that case
o zaman
then of
o zaman
at that time

At that time, the territory belonged to Spain. - O zamanlarda, bölge İspanya'ya aitti.

Were you reading a book at that time? - O zaman bir kitap okuyor muydunuz?

o zaman
at that case
o zaman
by then

By then, however, it was too late. - Ancak, o zamana kadar, çok geçti.

Tom may be back by then. - Tom o zamana kadar geri dönebilir.

o zaman
thereat