şu an

listen to the pronunciation of şu an
التركية - الإنجليزية
{i} present

My uncle is staying in Hong Kong at present. - Amcam şu anda Hong Kong'da kalmaktadır.

She is content with his present salary. - O, şu anki maaşından memnun.

this instant
{i} now

If it weren't for her help, I would not be alive now. - Onun yardımı olmasa, şu an hayatta olmam.

Long skirts are out of fashion now. - Şu an uzun eteklerin modası geçmiştir.

at the moment

Can you mention some celebrities in Italy at the moment? - Şu anda İtalya'daki bazı ünlülerden bahsedebilir misin?

Tom isn't here at the moment. - Tom şu anda burada değil.

at present

Everything is going well at present. - Şu anda her şey iyi gidiyor.

At present, consensus has yet to be reached. - Şu anda, yine de görüş birliğine varılmalı.