uzun süre

listen to the pronunciation of uzun süre
Turkish - English

Definition of uzun süre in Turkish English dictionary

  1. ages isim It's been quite ages since we last met. - Son karşılaştığımızdan beri oldukça uzun zaman oldu.
  2. long period of time
  3. a long time I haven't seen him for a long time. - Ben uzun bir süre onu görmedim.
  4. aeon
  5. long Maria has long hair. - Maria'nın uzun saçı var.
  6. long term I suppose it's different when you think about it over the long term. - Sanırım onun hakkında uzun süre düşündüğünde o farklıdır.
  7. heaps of time
  8. long time You should have told me a long time ago. - Uzun bir süre önce bana söylemeliydin.
  9. donkey's years I haven't seen you in donkey's years! - Uzun süredir seni görmedim!
  10. over long period of time (machine translation).
  11. for a long time (machine translation).
Turkish - Turkish

Definition of uzun süre in Turkish Turkish dictionary

  1. uzun boylu
About uzun süre

    Hyphenation

    u·zun sü·re

    Pronunciation

    Add to favorites

    Word of the day

    imbricate
Favorites