Hayatımın en inanılmaz deneyimlerinden biriydi.
- It was one of the most incredible experiences of my life.
Zaman ve para kaybı inanılmaz.
- The waste of time and money is incredible.
Olağanüstü bir yerdi.
- It was an incredible place.
O hikaye gerçek olmak için çok olağanüstü.
- That story is too incredible to be true.
She's unbelievably naive.
- Sie ist unglaublich naiv.
You are unbelievably naive.
- Du bist unglaublich naiv.