sinirli

listen to the pronunciation of sinirli
Türkçe - İngilizce

sinirli teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

{s} nervous The suspect had a nervous disposition, was a chain smoker and had bitten his nails down to the quick. - Şüphelinin sinirli bir yaradılışı vardı, bir sigara tiryakisiydi ve sapına kadar tırnaklarını yemişti.
angry Harun's a very impatient, angry person. - Harun çok sabırsız, sinirli bir kişi.
irritable
fuming
highly strung
in suspense
nettlesome
hot-headed
frustrated Harun said that he was confused and frustrated. - Harun şaşkın ve sinirli olduğunu söyledi.
cranky
annoyed Harun seemed annoyed. - Harun sinirli görünüyordu.
edge
exercised
fractious
overstrung
peckish
wrought
tetchy
(deyim) hot blood
(Konuşma Dili) in a bad temper
(Argo) het up
temperamental
short-tempered
peppery
pettish
quick-tempered
restive
angrier
techy
sinirli bakmak
scowl
sinirli olarak
nervously Harun nervously opened the door. - Harun sinirli olarak kapıyı açtı.
sinirli kimse
(Argo) wuss
sinirli olarak
(Konuşma Dili) in a bad temper
sinirli olmak
be upset We have reason to be upset. - Üzgün olmak için nedenimiz var.
sinirli olmak
get the jitters
sinirli (et)
sinewy
sinirli bakan
scowler
sinirli olduğunuzu biliyorum
I know you're upset
sinirli olmak
be hyped up
sinirli olmak
be nervous Harun should be nervous. - Harun sinirli olmalı.
sinirli olmak
have the jitters
sinirli ruh hali
frayed temper
sinirli sinirli oynamak
fidget with
sinirli tip
hothead
sinirli olmak
be on edge
sinirli olmak
be frustrated
su sinirli otu
(Tabiat Doğa) (bitki, Fam: suotugiller,riclülvezziye) common waterplantain
çok sinirli
highly strung
çok sinirli
high-strung
Türkçe - Türkçe

sinirli teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Kolayca ve çabuk sinirlenen, asabi
Kolayca ve çabuk sinirlenen, asabi: "İskele memuru, zayıf, kuru, sinirli bir adamdı."- S. F. Abasıyanık
İçinde sinir bulunan
asabi
sinirli