İngilizce - Türkçe çeviri
 
History:
para more delete
Related:
000 İngiliz Sterlin'..
5 ya da 50 sterlin d..
10 dolarlık kâğıt pa..
10 sterlin'lik kâğıt..
50 Sterlin'lik kâğıt..
500 İngiliz lirası t..
acil durumda para çe..
adli para cezası
akan para
aktif para deposu
aktif para talebi
alaşımı kanunen onay..
alman para sıyla öde..
Almanya'nın standart..
alnının teriyle para..
altın-para standardı
altın para
altın para basma
altın para ile ödene..
altın ve gümüş para
altın ve gümüş stokl..
altın veya gümüş par..
altı penilik para
alın teriyle para ka..
alışılmadık ucuz par..
as good as ready mon..
açıktan (para) kazan..
açıktan para
açıktan para kazanma..
ağaçlarda para yetiş..
ağır para cezası
 
Etymology: [ pär-& ] (noun.) 1687. The second part of words such as primipara and multipara
1 money  isim
2 cash  isim
3 means
4 dough
5 currency
6 shiners
7 coin  isim
8 tin  isim
9 chip  isim
10 rich
11 lucre  isim
12 kale  isim
13 green  isim
14 monetary  sıfat
15 exchequer
16 purse  isim
17 effective
18 pecuniary  sıfat
19 funds  isim
20 filthy lucre
21 bread  isim
22 boodle  isim
23 Jack  isim
24 Chink  isim
25 coffers
26 dust  isim
27 ducat  isim
28 (a) para (one fortieth of a kuruş)
29 sugar  isim
30 brass
31 shekels
32 ends  Argo
33 moolah
34 coffer
35 wherewithal  isim
36 lolly
37 kale,kail
38 kickback
39 wampum
40 pelf
41 obverse
42 loot
43 rock  isim
44 money, cash  Hukuk
45 wonga  Argo
46 ruff  Argo
47 dosh  Argo
48 money, cash, dough; (kâğıt) banknote; (madeni) coin; pecuniary
49 oof
50 rhino
51 banknote
52 dead prez  Argo
53 finances
54 para  Pisikoloji, Ruhbilim
55 the wherewithal
56 iron
57 kail
58 allowance  Ticaret
59 gelt (yiddish)
60 dead presidents  Argo
61 benjamins  Argo
62 fund
63 pay dirt
64parça piece  isim
65parça part
66parça bit
67parça fragment
68parça component  isim
69parça passage
70parça portion  isim
71parça catch  isim
72parça segment
73parça item  isim
74parça scrap  isim
75parça cake
76parça lump
77parça fraction  isim
78parça snippet
79parça moiety  isim
80parça article
81parça tool  isim
82paralar monies
83parça slug
84parça shred  isim
85parça division
86parça snatch  isim
87parça clump
88parça gusset
89parça extract  Politika, Siyaset
90parça clast
91parça clod
92parça chapter
93parça dibs
94parça dregs
95parça pass
96parça parts  Bilgisayar
97parça substrates  Nükleer Bilimler
98parça particle
99parça remnant
100parça tablet
101parça chick
102parça versicle
103parça slide
104parça length
105parça quote
106parça chop
107parça clip
108parça smithereen
109parça stretch
110parça ounce
111parça slug 
112parça pieces  Muzik
113parça slice
114parça song
115parça avulsion
116parça dribblet  isim
117parça patch
118parça morsel
119parça (et) gobbet
120parça piece; bit; fragment; particle; component; morsel; item; part; piece, song; chick; quotation, quote, passage
121parça a poor substitute for ..., a worthless thing that goes by the name of ...: bu hekim parçası this worthless individual who's supposed to be a doctor
122parça used as a counting word: beş parça kumaş five lengths of cloth
123parça slang pretty woman, nice piece of goods
124parça piece (of literature, music, fine art); passage (from a piece of literature, music, or fine art)
125parça item (in a set of several items)
126parça article, component, fragment  Hukuk
127parça member
128parça piece; fragment; bit
129parça driblet
130parça slang hashish, hash
131parça dollop
132parça cut  isim
133parça fritter
134parça flake
135parça gob
136parça gobbet
137parça cantle  isim
138parça attachment
139parça batch
140parça armature  İnşaat
More results
141 Short form of paralytic
142 A woman who has had a certain number of pregnancies, indicated by the number prepended to this word
143 Formerly, one-hundredth of a dinar in Yugoslavia and, later, in the constituent states of that country
144 Short form of paragraph
145 Short form of paratrooper
146 A piece of Turkish money, usually copper, the fortieth part of a piaster, or about one ninth of a cent
147 Cf
148 also, an isomeric modification
149 That two groups or radicals substituted in the benzene nucleus are opposite, or in the respective positions 1 and 4; 2 and 5; or 3 and 6, as paraxylene; paroxybenzoic acid
150 A prefix denoting: (a) Likeness, similarity, or connection, or that the substance resembles, but is distinct from, that to the name of which it is prefixed; as paraldehyde, paraconine, etc
151 (b) Specifically: (Organ
152 Chem
153 Short form of parachutist
154 Short form of paramedic
155 coin of low value, penny  isim
156 A prefix signifying alongside of, beside, beyond, against, amiss; as parable, literally, a placing beside; paradox, that which is contrary to opinion; parachronism
157 Also used adjectively
158 prefix meaning behind, e g , para-appendiceal
159 Paragraph Identifies a block of text It is a mix of #PCDATA and special text elements Attributes: N/A
160 param: Sanskrit word meaning supreme
161 A woman who has been delivered of a viable fetus
162 A variety of forastero cacao bean cultivated in the Brazilian state of the same name
163 (pref ) far from, away, out, different from (k318)
164 A para is a paratrooper. some guys just out of the paras. Para. is a written abbreviation for paragraph. See Chapter 9, para. 1.2. a paratrooper (paratrooper). par the written abbreviation of paragraph
165 having resemblance to certain features (e g Paralithic)
166 prefix, beside, near
167 Ortho-, and Meta-
168 paragraph(s)
169 an estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows
170 port city in northern Brazil in the Amazon delta; main port and commercial center for the Amazon River basin
171 an estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows 100 para equal 1 dinar
172 Refers to groups occupying 1,4 positions on a benzene ring
173 a soldier in the paratroops
174 Beside/next to
175 100 para equal 1 dinar
176 Paraplegic
177 (obstetrics) the number of live-born children a woman has delivered; "the parity of the mother must be considered"; "a bipara is a woman who has given birth to two children"
178Pará State in northern Brazil which has Belém as its capital
179paras plural of para; paratroopers
180paras parachuters, skydivers, people who jump from aircraft and float to earth using parachutes  isim
More results
181 tıkır
182 tıngır
183 PAR
184 mangır
185 mangiz
186 AKÇA
187 Devletçe bastırılan, üzerinde saymaca değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit
188 Kazanç:"Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir."- S. F. Abasıyanık
189 Kuruşun kırkta biri
190 Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı
191 akçe
192Paralar nukut
193Parça lime
194Parça HABBE
195Parça FİLK
196Parça HUZVE
197Parça PERGÂLE
198Parça FİRZE
199Parça FİRK
200parça "benzeri", "bir örneği" gibi anlamlarda kullanılır
201parça Belirtilen durumunda bazen küçümseme ve değersiz sayma anlatır:"Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu
202parça Ay parçası, elmas parçası gibi deyimlerde "benzeri", "bir örneği" gibi anlamlarda kullanılır
203parça Tane. Edebiyat eserinin bir bölümü:"Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım
204parça Birkaçı bir araya gelince bir bütünü oluşturan şeylerin her biri
205parça Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey
206parça Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm:"Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner
207parça Güzel, alımlı kız veya kadın
208parça Bir bütünden kopmak, kırılmak, yırtılmak vb. yoluyla ayrılmış bölüm
209parça Az bir miktar
210parça Kısa bir süre
211parça Belirtilen durumunda bazen küçümseme ve değersiz sayma anlatır
212parça Müzik eseri
213parça Sayı sıfatıyla "tane" anlamına gelir
214parça Edebiyat eserinin bir bölümü
215parça Bir müzik eserinden alınmış tam bir bölüm
More results
216 ötesinde
217 yakın
218 yan  Biyokimya
219 ikinci derecede
220 paragraf
221 paraşütçü asker
222 para  Pisikoloji, Ruhbilim
223 1.Bir veya daha fazla doğum yapmış olan (çocuğu olan) kadın  Tıp
224 benzer
225 ' Yanında ' anlamında önek; bazen ' peri' ile aynı anlamda kullanılır  Diş Hekimliği
226 paragraph
227 Benzol halkasında birbirine karşı mevkide bulunan elementlerin durumu  Tıp
228paras paratroops
More results