para

listen to the pronunciation of para
Türkçe - İngilizce

para teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

  1. cash isim Many people use cash machines to withdraw money. - Pek çok insan para çekmek için nakit para çekme makineleri kullanıyor.
  2. means She lives beyond her means. - O, kazandığından çok para harcıyor.
  3. dough That dude is rolling in dough. - Adam paraya para demiyor.
  4. currency The dollar was devalued against the Japanese currency from 360 yen to 308 yen. - Dolar Japon para birimi karşısında 360 Yenden 308 yene devalüe edildi.
  5. shiners
  6. coin isim There is a gold coin. - Altın bir para var.
  7. iron
  8. kail
  9. the wherewithal
  10. ruff Argo
  11. fund
  12. wonga Argo
  13. ends Argo
  14. tin isim
  15. dosh Argo
  16. dead prez Argo
  17. allowance Ticaret
  18. benjamins Argo
  19. dead presidents Argo
  20. para Pisikoloji, Ruhbilim
  21. gelt (yiddish)
  22. banknote
  23. finances
  24. bread
  25. wealth
  26. capital
  27. leeway
  28. oof
  29. take
  30. pelf
  31. obverse
  32. money Do you need me to give you some money? - Sana biraz para vermeme ihtiyacın var mı?
  33. lucre
  34. filthy lucre
  35. moolah
  36. chip isim
  37. rich If I had been rich, I would have given you some money. - Zengin olsaydım, ben sana biraz para verirdim.
  38. rhino
  39. shekels
  40. coffers
  41. pecuniary
  42. wherewithal
  43. Jack
  44. green
  45. funds We exhausted our funds. - Biz para kaynağını tükettik.
  46. dust
  47. kale
  48. lolly
  49. purse Harun stole some money from Mine's purse. - Harun Mine'nin cüzdanından biraz para çaldı.
  50. ducat
İngilizce - İngilizce

para teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

  1. Short form of paralytic
  2. A woman who has had a certain number of pregnancies, indicated by the number prepended to this word
  3. Formerly, one-hundredth of a dinar in Yugoslavia and, later, in the constituent states of that country
  4. Short form of paragraph
  5. Short form of paratrooper
  6. A piece of Turkish money, usually copper, the fortieth part of a piaster, or about one ninth of a cent
  7. Cf
  8. also, an isomeric modification
  9. That two groups or radicals substituted in the benzene nucleus are opposite, or in the respective positions 1 and 4; 2 and 5; or 3 and 6, as paraxylene; paroxybenzoic acid
  10. A prefix denoting: (a) Likeness, similarity, or connection, or that the substance resembles, but is distinct from, that to the name of which it is prefixed; as paraldehyde, paraconine, etc
  11. (b) Specifically: (Organ
  12. Chem
  13. Short form of parachutist
  14. Short form of paramedic
  15. Also used adjectively
  16. A prefix signifying alongside of, beside, beyond, against, amiss; as parable, literally, a placing beside; paradox, that which is contrary to opinion; parachronism
  17. Ortho-, and Meta-
  18. prefix meaning behind, e g , para-appendiceal
  19. Paragraph Identifies a block of text It is a mix of #PCDATA and special text elements Attributes: N/A
  20. param: Sanskrit word meaning supreme
  21. A woman who has been delivered of a viable fetus
  22. A variety of forastero cacao bean cultivated in the Brazilian state of the same name
  23. (pref ) far from, away, out, different from (k318)
  24. A para is a paratrooper. some guys just out of the paras. Para. is a written abbreviation for paragraph. See Chapter 9, para. 1.2. a paratrooper (paratrooper). par the written abbreviation of paragraph
  25. having resemblance to certain features (e g Paralithic)
  26. prefix, beside, near
  27. paragraph(s)
  28. Refers to groups occupying 1,4 positions on a benzene ring
  29. an estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows
  30. port city in northern Brazil in the Amazon delta; main port and commercial center for the Amazon River basin
  31. an estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows 100 para equal 1 dinar
  32. a soldier in the paratroops
  33. 100 para equal 1 dinar
  34. Beside/next to
  35. Paraplegic
  36. (obstetrics) the number of live-born children a woman has delivered; "the parity of the mother must be considered"; "a bipara is a woman who has given birth to two children"
  37. coin of low value, penny isim
  38. İlgili Terimler
  39. State in northern Brazil which has Belém as its capital : Pará
Türkçe - Türkçe

para teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

  1. tıkır
  2. tıngır
  3. PAR
  4. mangır
  5. mangiz
  6. AKÇA
  7. Devletçe bastırılan, üzerinde saymaca değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit
  8. Kazanç: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir."- S. F. Abasıyanık
  9. Kuruşun kırkta biri
  10. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı
  11. akçe
  12. İlgili Terimler
  13. nukut : Paralar
  14. lime : Parça
  15. HABBE : Parça
  16. FİLK : Parça
  17. HUZVE : Parça
  18. PERGÂLE : Parça
  19. FİRZE : Parça
  20. FİRK : Parça
  21. "benzeri", "bir örneği" gibi anlamlarda kullanılır : parça
  22. Belirtilen durumunda bazen küçümseme ve değersiz sayma anlatır: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu : parça
  23. Ay parçası, elmas parçası gibi deyimlerde "benzeri", "bir örneği" gibi anlamlarda kullanılır : parça
  24. Tane. Edebiyat eserinin bir bölümü: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım : parça
  25. Birkaçı bir araya gelince bir bütünü oluşturan şeylerin her biri : parça
  26. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey : parça
  27. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner : parça
  28. Güzel, alımlı kız veya kadın : parça
  29. Bir bütünden kopmak, kırılmak, yırtılmak vb. yoluyla ayrılmış bölüm : parça
  30. Az bir miktar : parça
  31. Kısa bir süre : parça
  32. Belirtilen durumunda bazen küçümseme ve değersiz sayma anlatır : parça
  33. Müzik eseri : parça
  34. Sayı sıfatıyla "tane" anlamına gelir : parça
  35. Edebiyat eserinin bir bölümü : parça
  36. Bir müzik eserinden alınmış tam bir bölüm : parça
İngilizce - Türkçe

para teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

  1. ötesinde
  2. yakın
  3. yan Biyokimya
  4. para Pisikoloji, Ruhbilim
  5. paragraf
  6. paraşütçü asker
  7. ikinci derecede
  8. benzer
  9. ' Yanında ' anlamında önek; bazen ' peri' ile aynı anlamda kullanılır Diş Hekimliği
  10. Benzol halkasında birbirine karşı mevkide bulunan elementlerin durumu Tıp
  11. paragraph
  12. 1.Bir veya daha fazla doğum yapmış olan (çocuğu olan) kadın Tıp
About para