olağanüstü

listen to the pronunciation of olağanüstü
Türkçe - İngilizce

olağanüstü teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

{s} extraordinary Mine is an extraordinary woman. - Meri olağanüstü bir kadın.
{s} splendid
breathtaking
incredible It was an incredible place. - Olağanüstü bir yerdi.
terrific
spectacular
marvelous
wonderful, stunning
huge
miraculous
above the ordinary
extraordinary; unheard-of, unusual
extraordinary; unusual; spectacular, exceptional, magnificent, phenomenal, prodigous, remarkable, tremendous, out of this world
glorious
marvellous
exceptional I've done nothing exceptional. - Olağanüstü bir şey yapmadım.
supernormal
fantastical
extreme
remarkable It was a remarkable experience. - Bu olağanüstü bir deneyimdi.
classical
fantastic
extra
exceeding
dreamy
supernatural
(Bilgisayar) outstanding Harun is outstanding. - Harun olağanüstü.
magnificent
{s} rare
{s} phenomenal This is phenomenal. - Bu olağanüstü.
fabulous
it is incredible
olağanüstü çaba
spurt
olağanüstü şey
prodigy
olağanüstü hal
State of emergency The American Government declared a state of emergency. - Amerikan hükümeti olağanüstü hal ilan etti.
olağanüstü kurultay
(Politika Siyaset) Extraordinary Congress, Emergency Congress
olağanüstü algılama olan
extrasensory Cryptesthesia is another term for extrasensory perception. - Kriptestezi duyular dışı algılama için başka bir terimdir.
olağanüstü bir biçimde
extraordinarily Harun is extraordinarily good-looking. - Harun olağanüstü yakışıklı.
olağanüstü bir şekilde
hugely
olağanüstü bölgeyi tahliye eden kimse
evacuee
olağanüstü bütçe
(Ticaret) emergency budget
olağanüstü bütçe
(Ticaret) extra ordinary budget
olağanüstü durum
emergency It's kind of an emergency. - Bu bir tür acil durum.
olağanüstü gösteri
spectacular
olağanüstü güzel
magnificent It's magnificent. - Hava çok güzel.
olağanüstü manzara
spectacular The view from the mountain top was spectacular. - Dağın tepesinden manzara olağanüstüydü.
olağanüstü olmak
beat the band
olağanüstü toplantı
(Hukuk) extraordinary session
olağanüstü çaba göstermek
spurt
olağanüstü ışın
extraordinary ray
olağanüstü şey
ripsnorter
olağanüstü şey
Lulu
olağanüstü şey
marvel
olağanüstü şey
humdinger
olağanüstü şey
phenomenon
olağanüstü şey
corker
Başkanlık tarafından Ulusal Acil Olağanüstü Hal ve kısmi seferberlik ilan edildi
(Askeri) effective day coincident with Presidential declaration of a National Emergency and authorization of partial mobilization
Hava Kuvvetleri Milli Güvenlik ve Olağanüstü Hal Hazırlık Teşkilatı
(Askeri) Air Force National Security and Emergency Preparedness Agency
Türkçe - Türkçe

olağanüstü teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalade: "Bazı kentlerin, insanın üstünde olağanüstü bir etkisi oluyor."- H. E. Adıvar
Büyük bir hayranlığa yol açan, harikulâde
Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalâde
Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalâde
Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalade: "İlk önemli dedikodu, olağanüstü vergiler yüzünden çıkmış."- K. Tahir
Büyük bir hayranlığa yol açan, harikulade: "Kadın milletinin bu gibi ince hesaplarda olağanüstü bir kabiliyeti var."- H. Taner
dehşet
(Osmanlı Dönemi) fevkalâde
olağanüstü hal
Sıkıyönetim, savaş, savaşı gerektirecek durum, ayaklanma, vatanın ve milletin bölünmezliğini tehlikeye düşüren hareketlerin yaygınlaşması gibi anayasada belirtilen, Bakanlar Kurulunun yurdun bir veya birkaç yerinde uygulamaya karar verdiği, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasını geçici bir süre için sınırlayan veya tehir eden ve mülki idare ve zabıtanın yerine askeri bir idare ve zabıtayı getiren idare şekli; örfi idare
olağanüstü hal
Sıkıyönetimden önce, sonra veya bundan tamamen bağımsız olarak kanunla belirtilen olağanüstü yetkilerin sivil yönetime verilmesi ve kullanılması durumu
olağanüstü