Turkish - English

  1. extraordinary sıfat
  2. outstanding Bilgisayar
  3. fantastic sıfat
  4. huge sıfat
  5. magnificent
  6. exceptional sıfat
  7. breathtaking
  8. spectacular sıfat
  9. phenomenal sıfat
  10. glorious sıfat
  11. rare sıfat
  12. incredible
  13. terrific
  14. doozy
  15. preternatural sıfat
  16. prodigious sıfat
  17. portentous sıfat
  18. exceptionally
  19. out of the ordinary
  20. necromantic sıfat
  21. uncanny
  22. out of this world
  23. prodigiously
  24. paramount sıfat
  25. remarkable sıfat
  26. unearthly sıfat
  27. unaccountable sıfat
  28. uncommon
  29. prince of darkness
  30. fabulous

Turkish - Turkish

  1. dehşet
  2. Büyük bir hayranlığa yol açan, harikulâde
  3. fevkalâde
  4. Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalâde
  5. Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalâde
  6. Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalade: "İlk önemli dedikodu, olağanüstü vergiler yüzünden çıkmış."- K. Tahir
  7. Büyük bir hayranlığa yol açan, harikulade: "Kadın milletinin bu gibi ince hesaplarda olağanüstü bir kabiliyeti var."- H. Taner
  8. Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalade: "Bazı kentlerin, insanın üstünde olağanüstü bir etkisi oluyor."- H. E. Adıvar

Add a comment

Favorites

About This Word