İngilizce - Türkçe çeviri
 
Related:
acil / olağanüstü bi..
acil / olağanüstü du..
Başkanlık tarafından..
Hava Kuvvetleri Mill..
hissedarlar olağanüs..
mahkemenin olağanüst..
milli olağanüstü dur..
olağanüstü algılama ..
olağanüstü amortisma..
olağanüstü başarı
olağanüstü bir biçim..
olağanüstü bir gerçe..
olağanüstü bir şekil..
olağanüstü bir şey v..
olağanüstü bölgeyi t..
olağanüstü bütçe
olağanüstü derecede
olağanüstü doğa olay..
olağanüstü durum
olağanüstü durum / s..
olağanüstü durum ila..
olağanüstü durum kan..
olağanüstü durumlar ..
olağanüstü durum tay..
olağanüstü durum yas..
olağanüstü gelir
olağanüstü gelirler
olağanüstü genel kur..
olağanüstü gösteri
olağanüstü güzel
olağanüstü hal
 
o-la-ğa-nüs-tü
TR 
add into favorites
1 extraordinary  sıfat
2 outstanding  Bilgisayar
3 fantastic  sıfat
4 huge  sıfat
5 magnificent
6 exceptional  sıfat
7 breathtaking
8 spectacular  sıfat
9 phenomenal  sıfat
10 glorious  sıfat
11 rare  sıfat
12 incredible
13 terrific
14 doozy
15 preternatural  sıfat
16 prodigious  sıfat
17 portentous  sıfat
18 exceptionally
19 out of the ordinary
20 necromantic  sıfat
21 uncanny
22 out of this world
23 prodigiously
24 paramount  sıfat
25 remarkable  sıfat
26 unearthly  sıfat
27 unaccountable  sıfat
28 uncommon
29 prince of darkness
30 fabulous
31 it is incredible
32 supernormal  sıfat
33 supernatural  sıfat
34 smashing  sıfat
35 shining  sıfat
36 special  sıfat
37 miraculous  sıfat
38 sublime  sıfat
39 splendid  sıfat
40 raving  sıfat
41 fantastical  sıfat
42 extra
43 marvellous
44 exceeding
45 dreamy
46 extreme
47 classical
48 marvelous
49 above the ordinary
50 extraordinary; unusual; spectacular, exceptional, magnificent, phenomenal, prodigous, remarkable, tremendous, out of this world
51 extraordinary; unheard-of, unusual
52 wonderful, stunning
53 abnormal
54 lulu
More results
55 dehşet
56 Büyük bir hayranlığa yol açan, harikulâde
57 fevkalâde
58 Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalâde
59 Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalâde
60 Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalade:"İlk önemli dedikodu, olağanüstü vergiler yüzünden çıkmış."- K. Tahir
61 Büyük bir hayranlığa yol açan, harikulade:"Kadın milletinin bu gibi ince hesaplarda olağanüstü bir kabiliyeti var."- H. Taner
62 Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalade:"Bazı kentlerin, insanın üstünde olağanüstü bir etkisi oluyor."- H. E. Adıvar