olağanüstü

listen to the pronunciation of olağanüstü
Turkish - English

Definition of olağanüstü in Turkish English dictionary

  1. outstanding Bilgisayar Ichiro is an outstanding baseball player. - Ichiro olağanüstü bir beyzbol oyuncusu.
  2. fantastic sıfat
  3. huge sıfat
  4. magnificent
  5. spectacular sıfat
  6. breathtaking
  7. exceptional sıfat I've done nothing exceptional. - Olağanüstü bir şey yapmadım.
  8. glorious sıfat
  9. phenomenal sıfat He lifted the car with his phenomenal strength. - O, olağanüstü gücüyle arabayı kaldırdı.
  10. rare sıfat
  11. extraordinary Harun got extraordinary grades. - Harun'un olağanüstü dereceleri var.
  12. incredible It was an incredible place. - Olağanüstü bir yerdi.
  13. terrific
  14. uncanny The resemblance is uncanny. - Benzerlik olağanüstü.
  15. doozy
  16. prodigiously
  17. fabulous
  18. exceptionally
  19. prince of darkness
  20. it is incredible
  21. lulu
  22. remarkable He has a remarkable aptitude for music. - Onun müziğe olağanüstü bir yeteneği var.
  23. exceeding
  24. singular
  25. unco
  26. tremendous
  27. preternatural
  28. prodigious
  29. out of this world
  30. abnormal
  31. shining sıfat
  32. smashing sıfat
  33. uncommon
  34. raving sıfat
  35. special sıfat I have to go to a special meeting. - Olağanüstü bir toplantıya gitmem gerekiyor.
  36. unaccountable sıfat
  37. unearthly sıfat
  38. supernatural sıfat
  39. sublime sıfat
  40. splendid sıfat
  41. supernormal sıfat
  42. miraculous sıfat
  43. fantastical
  44. marvellous
  45. above the ordinary
  46. marvelous
  47. extra
  48. extreme
  49. dreamy
  50. classical
Turkish - Turkish

Definition of olağanüstü in Turkish Turkish dictionary

  1. dehşet
  2. Büyük bir hayranlığa yol açan, harikulâde
  3. fevkalâde
  4. Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalâde
  5. Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalâde
  6. Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalade: "İlk önemli dedikodu, olağanüstü vergiler yüzünden çıkmış."- K. Tahir
  7. Büyük bir hayranlığa yol açan, harikulade: "Kadın milletinin bu gibi ince hesaplarda olağanüstü bir kabiliyeti var."- H. Taner
  8. Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalade: "Bazı kentlerin, insanın üstünde olağanüstü bir etkisi oluyor."- H. E. Adıvar
About olağanüstü

    Hyphenation

    o·la·ğa·nüs·tü

    Pronunciation

    Add to favorites

    Word of the day

    laird
Favorites