koltuk

listen to the pronunciation of koltuk
Türkçe - İngilizce

koltuk teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

armchair
seat There's a seat over there. - Orada bir koltuk var.
chair I bought a new chair for my office. - Ofisim için yeni bir koltuk aldım.
(Botanik, Bitkibilim) arm-pit
support
(Astronomi) cassiopeia
(Astronomi) cassiopeia's chair
(Tıp) axilla
stalls
(Askeri) stopper
official position
dickie
sedile
place
protection
armpit
astr. Cassiopeia; Cassiopeia's Chair
elbow chair
stall
armchair, easy chair; armpit; flattery; stalls; support, protection; official position, chair
(Hukuk) (parlamento) seat
easy chair
bench seat
fauteuil
axil
auditorium The worst seat in the auditorium is the middle seat in the 12th row right behind the sound engineer. - Konferans salonundaki en kötü koltuk ses mühendisinin tam arkasında 12. sıradaki orta koltuktur.
koltuk değneği
crutch
koltuk altı
(Tıp) fossa axillaris
koltuk altı
arm-pit
koltuk altı
arm pit
koltuk altına ait
(Anatomi) axillar
koltuk arkalığı
(Otomotiv) backrest
koltuk başlığı
head restraint
koltuk değnekleri
crutches I don't know where my crutches are. Have you seen them? - Koltuk değneklerimin nerede olduğunu bilmiyorum. Onları gördün mü?
koltuk kılıfı
slipcover
koltuk kılıfı
seat cover
koltuk minderi
(Otomotiv) padding
koltuk minderi
seat cushion
koltuk rotasyonu
seat rotation
koltuk takımı
sitting group
koltuk başı
per seat
koltuk değneği
crutches I don't know where my crutches are. Have you seen them? - Koltuk değneklerimin nerede olduğunu bilmiyorum. Onları gördün mü?
koltuk yastığı
seat cushion
koltuk alt şasisi
seat underframe
koltuk altı
armpit, underarm
koltuk altı
axilla
koltuk altı
armpit
koltuk altı atardamarı
(Anatomi) axillary artery
koltuk altı ile ilgili
(Tıp) axillary
koltuk altı kılı
arm pit hair
koltuk altında olan
underarm Harun has an underarm odor. - Harun'un koltuk altı kokusu var.
koltuk arkalığı kilidi
(Otomotiv) backrest lock
koltuk arkalığı mesnedi
(Otomotiv) backrest stay
koltuk arkalığı plakası
(Otomotiv) backrest plate
koltuk avcısı
spoilsman
koltuk ayarı
seat adjustment
koltuk bağlantısı
seat anchorage
koltuk başı maliyet
(Turizm) seat cost
koltuk desteği
seat support
koltuk değiştirebilir miyiz
Could I change seats with you
koltuk emniyet kemeri
(Otomotiv) seats seat belt
koltuk halkası
seat ring
koltuk ikinci sıra
(Otomotiv) seat second
koltuk ileri geri ayarı
seat fore aft adjustment
koltuk iskeleti
seat frame work
koltuk kaidesi
under carriages
koltuk kaportası
belly fairing
koltuk kemeri kiti
seat belt kit
koltuk kol dayanağı
armrest
koltuk körüğü kiti
seat bellows kit
koltuk mesafesi
(Argo) couching distance
koltuk mesafesinde
couching distance
koltuk modülleri
(Otomotiv) seat modules
koltuk montaj
(Otomotiv) seat assembly
koltuk rayı
seat rail
koltuk rondelası
seating washer
koltuk sayısı
seating capacity
koltuk süngeri
(Askeri) seat cushion foam
koltuk sırt açısı ayarı
seat back angle adjustment
koltuk teknesi
seat pan
koltuk tutucusu
seat retainer
koltuk yaylı süspansiyonu
seat spring suspension
koltuk çerçevesi
seat frame
koltuk çıkmak
to support financially
koltuk çıkmak
support financially
koltuk ön
(Otomotiv) seat front
koltuk örtüsü
antimacassar
koltuk ücreti ne kadar
How much are the seats
koltuk ısıtma düğmesi
(Otomotiv) heated seat switch
koridorda koltuk
aisle seat I'd like an aisle seat, please. - Koridorda bir koltuk istiyorum, lütfen.
koridorda koltuk rica ediyorum
I'd like an aisle seat please
tekerlekli sandalye/koltuk
wheelchair Harun uses a wheelchair. - Harun bir tekerlekli sandalye kullanır.
sallanan koltuk
rocker
kapmak (koltuk)
pick up
rahat koltuk
lounge-chair
koltuk altı
underarm Harun has an underarm odor. - Harun'un koltuk altı kokusu var.
yatar koltuk
supine seat
Koltuk altı
(Tıp) maschale
arka koltuk
rumble
arka koltuk
rear seat, backseat
arka koltuk
back seat Harun said he found a wallet in the back seat. - Harun arka koltukta bir cüzdan bulduğunu söyledi.
arka portatif koltuk
rumble seat
arkası yüksek koltuk
grandfather's chair
arkası yüksek koltuk
grandfather chair
açılır kapanır koltuk
folding chair
açılır kapanır koltuk
drop seat
açılır kapanır koltuk
tip up seat
açılır kapanır koltuk
swing seat
boş koltuk politikası
(Hukuk) empty chair policy
bu koltuk dolu mu
Is this seat occupied
bu koltuk nerede
Where is this seat
bu uçakta boş koltuk var mı
Are there any seats on the flight
döner koltuk
swivel chair
ergonomik koltuk
contour series seat
fırlatılabilir koltuk
jettisonable seat
güvertede bir koltuk rezervasyonu yaptırmak istiyorum
I'd like to reserve a deck chair
hasır koltuk
wicker chair
iskemle/sandalye/koltuk kavgası quarrel over who gets
a desirable post
katlanan koltuk
swing seat
pencerenin yanında koltuk
window seat Would you like a window seat or a seat on the aisle? - Pencere kenarında veya koridorda mı koltuk istersiniz?
pencerenin yanında koltuk rica ediyorum
I'd like a window seat please
pulman koltuk seat
with an adjustable back (installed in buses, trains, airplanes, boats)
rahat koltuk
easy chair Harun was sitting in an easy chair, watching TV. - Harun televizyon izlerken rahat bir koltukta oturuyordu.
salıncaklı iskemle/koltuk
rocking chair
salıncaklı koltuk
rocking chair
sigara içilen bölümde koltuk rezervasyonu yaptırmak istiyorum
I would like to reserve a seat in the smoking section
sigara içilmeyen bölümde koltuk rezervasyonu yaptırmak istiyorum
I would like to reserve a seat in the non smoking section
sürgülü koltuk
sliding seat
yuvarlak arkalı koltuk
barrel chair
İngilizce - İngilizce

koltuk teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

koltuk değneği
crutches
Türkçe - Türkçe

koltuk teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye
Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer
Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler
Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni
Yan destek
Evin çatı katındaki kenar bölümleri
Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer: "Gazetelerini bir koltuğunun altına koydu, zayıf kollarıyla kutulara sarıldı."- H. E. Adıvar
Genel ev
Genel ev: "Burası Mesut Bey adında bir herifin koltuğudur."- H. R. Gürpınar
Bir teknenin aborda olduğu yere sıkılması için baş ve kıç omuzluklardan verdiği halat
Yüksek mevki, makam
Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni: "Babamız, annemizi gelin geldiği ilk gün şu merdivenin alt başında karşılamış, 'koltuk' yapılmıştı."- H. C. Yalçın
Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye: "Ta yan beline kadar gömüldüğü koltuğunun içinden ileriye doğru uzandı."- Y. K. Karaosmanoğlu
Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip
Yapıcılıkta yan destek
Koltuklama veya koltuklanma
Kenar, tenha yer
Kayırma, destek
(Osmanlı Dönemi) DIMN
koltuk altı
Kayırma
koltuk altı
Kolun omuzla birleştiği yerin altındaki çukurluk
koltuk başı
Otomobillerde koltuğun sırt bölümüne takılan ve ani darbelerde boyun veya başın zarar görmesini önleyen başlık
koltuk değneği
Başkalarınca sağlanan yardım
koltuk değneği
Ayak ve bacakları sakat olanların yürürken koltuklarıyla dayandıkları uzun değnek
koltuk düşkünü
Mesleğinden veya yaptığı işten çok, bulunduğu makamı gözeten kimse
koltuk gözü
Sürgün ve genç dalların yaprak saplarının koltuğunda bulunan tomurcuk
koltuk kapısı
Evlerde büyük kapıdan başka küçük hizmet kapısı
koltuk kavgası
Bir makama oturmak için kişilerin birbirleriyle yaptıkları mücadele
koltuk meyhanesi
İşlek semtlerde, yol üzerinde bulunan, az mezeyle ayaküstü içki içilen ucuz meyhane
koltuk altı
aksilla
lüks koltuk
Salonun arka ve yan taraflarında özel bölmelerde yer alan ve ücreti farklı olan koltuk
tekerlekli koltuk
Sakatların bir yere gidebilmek için kullandıkları tekerlekli olan oturma aracı
yatar koltuk
Gerektiğinde arkalığı geriye doğru yatan koltuk
koltuk