İngilizce - Türkçe çeviri
 
Related:
arka kanape / arka k..
arka koltuk
arka portatif koltuk
arkası ve yanları yü..
arkası yüksek koltuk
ayarlanabilir koltuk
ayarlı koltuk
açılır kapanır koltu..
bir yer işgal etmek ..
boş koltuk politikas..
bu koltuk dolu mu
bu koltuk nerede
bu uçakta boş koltuk..
döner koltuk
fırlatılabilir koltu..
güvertede bir koltuk..
hasır koltuk
iskemle/sandalye/kol..
kapmak (koltuk)
katlanan koltuk
koltuk alt
koltuk alti
koltuk altı
koltuk altı atardama..
koltuk altı gibi çuk..
koltuk alt şasisi
koltuk avcısı
koltuk ayarı
koltuk başlığı
koltuk başı
koltuk değiştirebili..
 
kol-tuk
TR 
add into favorites
1 armchair
2 seat
3 chair
4 bench seat
5 astr. Cassiopeia; Cassiopeia's Chair
6 axilla  Tıp
7 cassiopeia's chair  Astronomi
8 cassiopeia  Astronomi
9 fauteuil
10 axil
11 auditorium
12 stall  isim
13 stopper  Askeri
14 elbow chair
15 easy chair
16 stalls
17 (parlamento) seat  Hukuk
18 armpit
19 armchair, easy chair; armpit; flattery; stalls; support, protection; official position, chair
20 dickie
21 official position
22 support
23 sedile
24 protection
25 place
26 arm-pit  Botanik, Bitkibilim
More results
27 DIMN
28 Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni
29 Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye
30 Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer
31 Yan destek
32 Genel ev
33 Evin çatı katındaki kenar bölümleri
34 Bir teknenin aborda olduğu yere sıkılması için baş ve kıç omuzluklardan verdiği halat
35 Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler
36 Genel ev:"Burası Mesut Bey adında bir herifin koltuğudur."- H. R. Gürpınar
37 Yapıcılıkta yan destek
38 Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni:"Babamız, annemizi gelin geldiği ilk gün şu merdivenin alt başında karşılamış, 'koltuk' yapılmıştı."- H. C. Yalçın
39 Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye:"Ta yan beline kadar gömüldüğü koltuğunun içinden ileriye doğru uzandı."- Y. K. Karaosmanoğlu
40 Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip
41 Koltuklama veya koltuklanma
42 Yüksek mevki, makam
43 Kenar, tenha yer
44 Kayırma, destek
45 Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer:"Gazetelerini bir koltuğunun altına koydu, zayıf kollarıyla kutulara sarıldı."- H. E. Adıvar
More results