Turkish - English

  1. get
  2. win
  3. earn
  4. gain
  5. attain fiil
  6. achieve fiil
  7. acquire
  8. take
  9. land fiil
  10. realize
  11. come by
  12. gather fiil
  13. garner
  14. draw fiil
  15. save
  16. be in pocket
  17. purchase fiil
  18. obtain fiil
  19. reap fiil
  20. net fiil
  21. get out of
  22. carry off fiil
  23. carry away the bell
  24. clear fiil
  25. recover
  26. bear the bell
  27. nett
  28. (ödül) pull off
  29. (çok para) clean up
  30. to earn, to gain, to pull sth in, to pull sth down; (yarış, mücadele, savaş, ödül, bahis) to win, to carry sth off, to notch sth up; (sınav) to pass; to get, to obtain, to acquire, to procure

Turkish - Turkish

  1. yutmak
  2. KEDŞ
  3. TEKESSÜB
  4. Edinmek, sahip olmak
  5. Çıkmak, isabet etmek
  6. Yenmek, galip gelmek
  7. Kendinden yana çekmek
  8. Kazanç sağlamak
  9. Edinmek, sahip olmak: "Emniyetlerini kazanmak için bu esrar bir kimya gibi gizli kalmalıdır."- R. N. Güntekin
  10. Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek: "Böyle yazılara hiç cevap vermeyiz ve yazı çok ağırsa dava açarak çok defa kazanırız."- B. Felek. Çıkmak, isabet etmek
  11. Kazanç sağlamak: "Bu beş lirayı bitirmeden ben para kazanmalıyım."- P. Safa
  12. Tutulmak, yakalanmak
  13. Kendinden yana çekmek: "Bu genç şairin dostluğunu kazanmak için hiçbir külfete katlanmadım."- M. Ş. Esendal
  14. Yenmek, galip gelmek: "İşte kesin muharebeyi bu manevi kudret kazanacaktır."- R. E. Ünaydın
  15. Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak
  16. Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek
  17. kesp (Kazanma)
  18. Kazanmak işi, edinme (kazanma)

Add a comment

Favorites

About This Word