Tüm oturma yerleri tutulmuş.
- All the seating areas are taken.
Bütün bilgiler kamu kaynaklarından alınmıştır.
- All information is taken from public sources.
O büyük bir firma tarafından bir katib olarak alınmıştır.
- He was taken on by a large firm as a clerk.
Have you taken your medicine yet?
- Hast du die Medizin schon genommen?
The proud Trojan city was taken at last.
- Am Ende wurde das stolze Troja genommen.