geçişlik

listen to the pronunciation of geçişlik
Türkçe - İngilizce

geçişlik teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

geçiş
passing
geçiş
transition

The DJ transitioned between two songs. - DJ iki şarkı arasında geçiş yaptı.

The educational system is in transition. - Eğitim sistemi geçiş aşamasında.

geçiş
passage

A car lying on its side blocked the passage. - Yan yatan bir araç geçişi engelledi.

The minority party made a last-ditch effort to block passage of the bills. - Azınlık partisi, faturaların geçişini engellemek için son çabayı sarfetti.

geçiş
pass

I got a season's pass to all the home games. - Bütün ev oyunları için sezonluk geçiş aldım.

I have two passes to the game. - Oyuna iki geçişim var.

geçiş
(Denizbilim) pivot
geçiş
(Bilgisayar) run
geçiş
(Otomotiv) transfer
geçiş
modulate
geçiş
migration
geçiş
{i} transit

The transition from farm life to city life is often difficult. - Çiftlik hayatından şehir hayatına geçiş çoğunlukla zordur.

The DJ transitioned between two songs. - DJ iki şarkı arasında geçiş yaptı.

geçiş
crossing

I saw her crossing the street. - Onun caddeyi geçişini gördüm.

The border crossing was crowded with people, many of whom were refugees. - Sınır geçişi insanlarla doluydu, onların çoğu mültecilerdi.

geçiş
{i} changeover
Geçiş
transistion
geçiş
switched to
geçiş
mus. transition; modulation
geçiş
pass, passing; transit; transition
geçiş
intermediate tone between two primary colors
geçiş
progression
geçiş
modulation
geçiş
passing, crossing
geçiş
(Nükleer Bilimler) interpass
geçiş
acces
Türkçe - Türkçe

geçişlik teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

geçiş
Resimde iki ayrı rengi birbirine bağlayan ara ton
geçiş
Herhangi bir durumdaki değişme, intikal
geçiş
Geçme işi veya biçimi
geçiş
Bir parça süresince bir tondan başka bir tona atlama
geçiş
Ses organlarının bir durumdan ötekine geçmesi
geçiş
Geçme işi veya biçimi: "Bekleme sabırsızlığını çoktan kaybetmiş olduğum için vaktin geçişini pek fark etmiyordum."- R. N. Güntekin