güncel

listen to the pronunciation of güncel
Türkçe - İngilizce

güncel teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

up to date
topical
up-to-date Your software should be up-to-date to play the video. - Videoyu oynatabilmeniz için yazılımınız güncel olmalı.
to-day
the last word in
today's
(Havacılık) update
up date
the last word
uptodate
daily
timely
(Hukuk) actual
living
live
current, actual, today's, daily
newsworthy
current There are several current theories about the possible causes of gamma-ray bursts. - Gama ışını patlamalarının olası nedenleri hakkında birkaç güncel teori vardır.
up-to -date
recent The politician apologized for his recent Facebook posts about gays and black people. - Politikacı siyahlar ve eşcinseller hakkındaki güncel Facebook gönderileri için özür diledi.
güncel olaylar
current events The teacher tried to interest the students in current events. - Öğretmen güncel olaylara öğrencilerin dikkatini çekmeye çalıştı.
güncel bilgi
up-to-date information
güncel değil
(Bilgisayar) out-of-date That textbook is out of date. - O ders kitabı güncel değil.
güncel fiyat
current price
güncel gelişmeler
(Politika, Siyaset) current affairs
güncel hale getirmek
(Ticaret) update
güncel kalmak
(deyim) keep abreast of
güncel konular
current issues
güncel konularla ilgili
relevant I don't see how that's relevant. - Onun nasıl ilgili olduğunu anlamıyorum.
güncel liste
(Bilgisayar) update list
güncel sorunlar
current problems
güncel tarihi
(Bilgisayar) date updated
güncel tutmak
keep up-to-date
güncel durum haritası
base map
güncel haber programı
(Politika, Siyaset) current affairs programme
güncel konu
current issue
güncel nevroz
(Pisikoloji, Ruhbilim) actual neurosis
güncel olarak
livingly
güncel olaylar programı
(Basın) current affair program
güncel olaylar programı
(Basın) current affair programme
güncel olmak
be up-to-date Your software should be up-to-date to play the video. - Videoyu oynatabilmeniz için yazılımınız güncel olmalı.
güncel potensiyel ürün
(Denizbilim) current potential yield
güncel program
up-to-date program
güncel uçuş pozisyonu
(Havacılık) current flight position
güncel uçuş verisi
(Havacılık) current flight data
güncel veriler
update
güncel yayım
current release
güncel yıllık ürün
(Denizbilim) current annual yield
güncel zorunluluk
daily necessity
güncel ölüm oranı
(Denizbilim) actual mortality rate
güncel öz
(Pisikoloji, Ruhbilim) actual self
daha güncel
more up-to-date
en güncel
the latest
bu otobüs tarifesi güncel mi
Is this bus schedule current
Türkçe - Türkçe

güncel teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Günün konusu olan, şimdiki, bugünkü (haber, olay vb.), aktüel: "Güncel olaylar, yorumlarla şaşılacak bir özdeşlik, bir uyum gösterir."- N. Cumalı
Günün konusu olan, şimdiki, bugünkü (haber, olay vb.), aktüel
aktüel
güncel