deve

listen to the pronunciation of deve
Türkçe - İngilizce

deve teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

camel Camel archers are very powerful. - Deve okçuları çok güçlüdür.
large desert animal with a humped back
(Tabiat Doğa) (hayvan, Fam: devegiller) [syn.: deve, buhur] two-humped camel
deve dikeni
teazel
deve dikeni
(Botanik, Bitkibilim) eryngium
deve tabanı
(Botanik, Bitkibilim) monstera deliciosa
deve toynağı
camel toe
deve tüyü rengi
buff
deve yapmak
appropriate
deve yapmak
pocket In order to make a phone call, I put my hand in my pocket and searched for a coin. - Bir telefon görüşmesi yapmak için elimi cebime koydum ve bozuk para aradım.
Deve bir akçaya deve bin akçaya
(Atasözü) A thing you don't want is dear at any price
deve kuşu
of ostrich
deve sesi
came the sound of
deve yavrusu
camel calf
deve bağırtan
steep and stony road
deve boynu
suspension beam
deve boynu
(İnşaat) elbow filling
deve boynu
goose neck
deve boynu boru
swanneck
deve gibi
huge and awkward
deve gibi
huge person
deve gibi huge and awkward
(person) I thought a person like you would understand. - Senin gibi bir kişinin anlayacağını düşünüyordum.
deve hamuru gibi
indigestible
deve kenesi
(Tabiat Doğa) (böcek, haşere) camel tick
deve kini
a great and lasting hatred, deep-seated rancor
deve nalbanda bakar gibi
(Konuşma Dili) with a look of blank astonishment
deve olmak
(for money or food) to disappear
deve tüyü
camel's hair
deve yapmak
colloq . to get (something) by cheating
deve yapmak
to pocket, to appropriate
deve yürekli
cowardly
develer
camels Camels are the ships of the deserts. - Develer çöl gemileridir.
dişi deve
camel Camel archers are very powerful. - Deve okçuları çok güçlüdür.
erkek deve
male camel
güreşçi erkek deve
male camel wrestling
yaşlı deve
old camel
yok deve
No camels
Halep yolunda deve izi aramak
to try to find a needle in a haystack
iki hörgüçlü deve
bactrian camel
küçük deve
vicugna
küçük deve
vicuna
pireyi deve yapmak
make a mountain of a molehill
pireyi deve yapmak
1. to make a mountain out of a molehill. 2. to exaggerate grossly
pireyi deve yapmak
to make a mountain out of a molehill
tek hörgüçlü deve
dromedary
İngilizce - İngilizce

deve teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

Deaf
Türkçe - Türkçe

deve teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus)
Zoolojide, Camelus olarak tanımlanan, geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan
şütür
(Osmanlı Dönemi) SIBHAL
deve cokeyi
(deyim) Ortadoğulu, Arap bir kişiyi küçümsemek amaçlı kullanılan kötü söz
deve cokeyi
(deyim) (aşağılayıcı söz) Deve cokeyi: Ortadoğulu, Arap kişiyi küçümsemek amaçlı kullanılan kötü söz
deve jokeyi
(deyim) Ortadoğulu, Arap bir kişiyi küçümsemek amaçlı kullanılan kötü söz
deve dikeni
Birleşikgillerden, yol ve tarla kenarlarında yetişen, 30-100 cm yükseklikte 1-2 yıllık ve otsu bir bitki (Silyum marianum)
deve dişi
İri taneli
deve döşlü
Karnı içeriye çekik (at)
deve elması
Çakırdiken
deve kini
Geçmeyen büyük kin, bitmek tükenmek bilmeyen kin
deve kolu
Çöl nitelikli bölgelerde taşıma işlerinde kullanılmak için develerden kurulmuş askerî ulaştırma birliklerine verilen ad
deve kuşu
Afrika ve Arabistan bozkırlarında yaşayan, kısa kanatları uçmaya elverişli olmayan fakat uzun bacaklarıyla çok hızlı koşabilen, tehlikeyi sezdiği an kafasını kuma sokarak saklandığını ve gerçeklerden uzak olduğunu sanan iri bir kuş (Struthio camelus)
deve tüyü
Deveden elde edilen yün, kıl
deve tımarı
Özensiz, üstünkörü yapılan
deve yükü
Bir devenin taşıyabileceği yük miktarı
deve yükü
Aşırı ölçüde, çok fazla
deve yürekli
Çok korkak
Deve kuşu
(Osmanlı Dönemi) ULCUM
pireyi deve yapmak
(deyim) önemsiz bir olayı büyütmek; habbeyi kubb yapmak
Deve dikeni
sütlü kengel
Deve dikeni
karayandık
Deve dikeni
kangal
Develer
(Osmanlı Dönemi) ÂBAL
tepeli deve kuşu
Uçma yeteneği olmayan Yeni Gine ve Avustralya'da yaşayan deve kuşu türü
tepeli deve kuşugiller
Deve kuşu familyasından olan kuş türü
deve