dehşet

listen to the pronunciation of dehşet
Türkçe - İngilizce

dehşet teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

{i} terror Harun screamed in terror. - Harun dehşet içinde çığlık attı.
alarm He cried out in alarm. - Dehşet içinde bağırdı.
dismay
Wow!
tremendous, amazing, extraordinary
fright
horror Harun screamed in horror. - Harun dehşet içinde çığlık attı.
terror; horror
terror, horror, fear, alarm, dread, consternation; super, terrific
consternation
dread
fear
frightfulness
funk
trepidation
super
terrific
direful
frightful
horrible This is horrible. - Bu dehşet.
horribleness
gruesomeness
dray
horridness
dehşet verici
appalling This is appalling. - Bu dehşet verici.
dehşet verici
grisly Spare me the grisly details. - Bana dehşet verici ayrıntıları ver.
dehşet verici
awesome How awesome is that? - Bu ne kadar dehşet verici?
dehşet verici
frightening The rebellion in England is frightening. - İngiltere'deki ayaklanma dehşet verici.
dehşet verici
horrible This is horrible. - Bu dehşet.
dehşet verici
gruesome
dehşet içinde
aghast
dehşet içinde
in dismay
dehşet içinde
with dismay
dehşet dengesi
(Hukuk) balance of terror
dehşet içinde kaçıp kurtulmak
get off with a fright
dehşet saçan kimse
holy terror
dehşet saçmak
to spread terror
dehşet verici
dreadful, fearful, grisly
dehşet verici
awful
dehşet verici
horrific
dehşet verici
terrible
dehşet verici
terrifying That's terrifying. - O dehşet verici.
dehşet verici
dreadful The massacre in Norway and the recent rebellion and the booty in England, are dreadful in consideration of the circumstances that the world drifted into. - Norveç'te yaşanan katliam ve son günlerde İngiltere'deki ayaklanma ve yağma, dünyanın içine sürüklendiği durum itibarı ile dehşet vericidir.
dehşet verici
fearful
dehşet verici
stupendous
dehşet verici
lurid
dehşet verici
awe inspiring
dehşet verici
horrendous
Türkçe - Türkçe

dehşet teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

(Osmanlı Dönemi) Korkup kaçılacak şey. Ürkmek, şaşmak. Korku ve telâş içinde olmak
Olağanüstü
Olağanüstü şeyler karşısında şaşma anlatır
Bir tehlike veya korkunç bir şey karşısında duyulan ürküntü, yılgı
(Osmanlı Dönemi) ürkmek, şaşmak
Olağanüstü: "Sen büyüdükçe dehşet bir şey oluyorsun."- R. N. Güntekin
Olağanüstü şeyler karşısında şaşma anlatan bir söz
Bir tehlike veya korkunç bir şey karşısında duyulan ürküntü, yılgı: "Olduğum yerde korkudan ve dehşetten donmuştum."- S. F. Abasıyanık
(Osmanlı Dönemi) BETAR
dehşet