İngilizce - Türkçe çeviri
 
Related:
dehşet / nefret uyan..
dehşet dengesi
dehşet içinde
dehşet içinde kaçıp ..
dehşet saçan kimse
dehşet saçan şey
dehşet saçmak
dehşet verici
dehşet verici suç
dehşet vermek
 
deh-şet
TR 
add into favorites
1 terror  isim
2 dread  isim
3 horror  isim
4 fear  isim
5 frightful
6 funk  isim
7 tremendous, amazing, extraordinary
8 frightfulness  isim
9 consternation  isim
10 Wow!
11 direful
12 super
13 fright
14 dismay
15 terrific
16 alarm
17 horrible
18 trepidation  isim
19 terror; horror
20 terror, horror, fear, alarm, dread, consternation; super, terrific
More results
21 BETAR
22 Korkup kaçılacak şey. Ürkmek, şaşmak. Korku ve telâş içinde olmak
23 Olağanüstü
24 Olağanüstü şeyler karşısında şaşma anlatır
25 Bir tehlike veya korkunç bir şey karşısında duyulan ürküntü, yılgı
26 ürkmek, şaşmak
27 Olağanüstü:"Sen büyüdükçe dehşet bir şey oluyorsun."- R. N. Güntekin
28 Olağanüstü şeyler karşısında şaşma anlatan bir söz
29 Bir tehlike veya korkunç bir şey karşısında duyulan ürküntü, yılgı:"Olduğum yerde korkudan ve dehşetten donmuştum."- S. F. Abasıyanık