dehşet

listen to the pronunciation of dehşet
Turkish - English

Definition of dehşet in Turkish English dictionary

  1. dread isim
  2. terror Harun screamed in terror. - Harun dehşet içinde çığlık attı.
  3. horror isim She threw her arms around him in horror. - Dehşet içinde ona sarıldı.
  4. fear isim
  5. terrific
  6. frightful
  7. super
  8. frightfulness isim
  9. funk isim
  10. trepidation isim
  11. direful
  12. tremendous, amazing, extraordinary
  13. horrible
  14. consternation isim
  15. dismay
  16. Wow!
  17. alarm He cried out in alarm. - Dehşet içinde bağırdı.
  18. fright
  19. horridness
  20. horribleness
  21. dray
  22. gruesomeness
  23. terror; horror
  24. terror, horror, fear, alarm, dread, consternation; super, terrific
Turkish - Turkish

Definition of dehşet in Turkish Turkish dictionary

  1. BETAR
  2. (Osmanlı Dönemi) Korkup kaçılacak şey. Ürkmek, şaşmak. Korku ve telâş içinde olmak
  3. Olağanüstü
  4. Olağanüstü şeyler karşısında şaşma anlatır
  5. Bir tehlike veya korkunç bir şey karşısında duyulan ürküntü, yılgı
  6. (Osmanlı Dönemi) ürkmek, şaşmak
  7. Olağanüstü: "Sen büyüdükçe dehşet bir şey oluyorsun."- R. N. Güntekin
  8. Olağanüstü şeyler karşısında şaşma anlatan bir söz
  9. Bir tehlike veya korkunç bir şey karşısında duyulan ürküntü, yılgı: "Olduğum yerde korkudan ve dehşetten donmuştum."- S. F. Abasıyanık
About dehşet

    Hyphenation

    deh·şet

    Pronunciation

    Add to favorites

    Common Collocations

    dehşet verici

    Word of the day

    ramble
Favorites