defter

listen to the pronunciation of defter
Türkçe - İngilizce

defter teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

notebook He took out a notebook. - O bir defter çıkardı.
book
roll
keep
register
registry
register, inventory
notebook, exercise book; register; account book
notebook, copybook, exercise book
tax roll
account book
record
scrapbook
scrapbook file
defter değeri
(Ticaret) carrying amount
defter değerini düşürme
(Ticaret) write-down
defter kıymeti
(Ticaret) carrying value
defter tutma
(Ticaret) record keeping
defter tutma
(Ticaret) book-keeping
defter tutma
(Ticaret) book keeping
defter tutmak
keep the accounts
defter tutmak
keep book
defter tutmak
keep books
defter-i kebir
Ledger
defter açmak
to open a campaign for funds or for volunteers
defter değeri
book value
defter fazlalığı
(Ticaret) book surplus
defter kayıtları
book entries
defter kredisi
(Ticaret) book credit
defter onaylama
(Kanun) ratification of book
defter rica ediyorum
I would like a notebook
defter tipi bilgisayar
(Bilgisayar) notebook computer
defter tutan kimse
bookkeeper
defter tutma
bookkeeping Harun adopted our method of bookkeeping. - Harun defter tutma metodumuzu benimsedi.
defter tutma sistemi
(Ticaret) set of accounts
defter tutmak
to keep the accounts
defter tutmak
keep records
defter tutmak
to keep the books, do bookkeeping
(defter) tutma
keeping He has a habit of keeping the door open. - Onun kapıyı açık tutma alışkanlığı var.
kareli defter
Squared notebook
çizgili defter
Lined notebook
ana defter
ledger
basit usulde defter tutma
bookkeeping by single entry
basit: defter
(Bilgisayar) simple: ledger
büyük defter
fin . ledger
ikili usulde defter tutma
bookkeeping by double entry
muhasebe dışı defter
(Ticaret) separate book
telli defter
ring binder
zımbalı defter notebook each sheet of which has a perforated line
at its top
çift taraflı defter tutma
double entry
çift taraflı defter tutma
double-entry bookkeeping
İngilizce - İngilizce

defter teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

comparative of deft
deft
{a} neat, trim, spruce, dexterous
deft
quick and skillful in movement
deft
quick and neat in action; skillful
deft
skillful in physical movements; especially of the hands; "a deft waiter"; "deft fingers massaged her face"; "dexterous of hand and inventive of mind" quick and skillful in movement
deft
Apt; fit; dexterous; clever; handy; spruce; neat
deft
(Direct Electronic Fourier Transform) A device using propagating Surface Acoustic Waves (SAW) to interact with the spatial light distribution of an image, which is focused on a photoconductive surface e g a film of CDS These SAW effectively modulate the photoconductivity of the CDS so as to produce an analog, alternating current output which is proportional to the fourier transform of the image intensity pattern This analog signal can be displayed on a network analyser, oscilloscope, or analog plotter
deft
{s} adept, skillful; dexterous, agile, nimble
deft
A deft action is skilful and often quick. With a deft flick of his foot, Mr Worth tripped one of the raiders up. + deftly deft·ly One of the waiting servants deftly caught him as he fell. + deftness deft·ness Dr Holly's surgical deftness and experience
deft
Density functional theory program
deft
(Adj ) -nimble; skillful; clever
Türkçe - Türkçe

defter teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

(Osmanlı Dönemi) (C.: Defâtir) (Yunanca iki kanatlı manasına gelen bir kelimeden alınmıştır). Not yazmağa, ders için veya ticari hesablara mahsus kağıttan beyaz kitab. Pusula
(Osmanlı Dönemi) Liste
Genellikle hafif bir kapak içerisinde, bir araya tutturulmuş kâğıt yaprakları: "Nikâh memurunun masasında, biraz sonra imzalayacakları defter vardı."- S. Derviş
Genellikle hafif bir kapak içerisinde, bir araya tutturulmuş kâğıt yaprakları
defter emini
Tapu işlerine bakan yüksek görevli
günlük defter
Muhasebede, ticari işlemlerin belgelere dayanarak tarih sırası ile, maddeler halinde kaydedildiği deftere yevmiye defteri (Günlük Defter) denir
BÜYÜK DEFTER
(Hukuk) Defteri kebir
Defterler
(Hukuk) DEFATİR
adi defter
Bir işletmenin veya ticarethanenin yaptığı işlemlerinin, muhasebe kayıtlarının geçirildiği ticarî defter
ana defter
Ticarî kuruluşların aylık bilanço hesaplarını gösteren defter, büyük defter, defterikebir
büyük defter
Ticarî kuruluşların aylık bilanço hesaplarını gösteren defter, defterikebir
günlük defter
Bir işletmenin yaptığı işleri günü gününe geçirdiği defter, yevmiye defteri
zımbalı defter
Kolay koparılabilsin diye yapraklarının dibi zımbalanmış olan defter
defter

    Heceleme

    def·ter

    Telaffuz

    Etimoloji

    [ deft ] (adjective.) 15th century. Middle English defte gentle; more at DAFT.

    Günün kelimesi

    torrid