dalgalı

listen to the pronunciation of dalgalı
Türkçe - İngilizce
wavy

Tom has wavy brown hair and blue eyes. - Tom'un dalgalı kahverengi saçı ve mavi gözleri var.

He's running his hand through his wavy, brown hair. - O, elini dalgalı kahverengi saçının içinden geçiriyor.

waved
wavy, full of waves; rough (water); undulating
(deniz) rough, choppy; wavy; undulating; (ipek) watery; (metal) corrugated; alternating
path. undulant
wavy or waved (hair)
corrugated (metal)
watered, moiréd
undate
phys. alternating
undated
restless
rough

The sea is pretty rough today. - Deniz bugün oldukça dalgalı.

The little boat bobbed on the rough sea. - Tekne dalgalı denizde şiddetle sallandı.

undulating
alternating
choppy

The ocean was choppy because of the storm. - Okyanus fırtına yüzünden dalgalıydı.

flowing
billowy
corrugated
undulated
crinkly
crinkled
waves
rippled
turbulent
alternative
fluctuating
surging
crispate
billowing
upanddown
sinuous
undulant
sinuate
ripply
{s} undulate
dalgalı (ipek)
watery
dalgalı olmak
wave
dalgalı deniz
choppy sea
dalgalı kur
(Finans) Floating exchange rate
dalgalı saç
Wavy hair
dalgalı akım
alternate current , alternating current
dalgalı akım
alternating current
dalgalı akım phys
alternating current
dalgalı akım üreteci
elec . alternator
dalgalı akımı doğru akıma çevirmek
to rectify
dalgalı borç
fin . floating debt
dalgalı boya
ripple finish
dalgalı döviz kuru
(Hukuk) floating exchange rate
dalgalı kenarlı
sinuate
dalgalı kurlar
(Hukuk) floating rates
dalgalı oluş
undulation
dalgalı çerçeve
(Bilgisayar) wavy frame
koyu dalgalı
(Bilgisayar) wave heavy
dalgalı