burun

listen to the pronunciation of burun
Turkish - English

Definition of burun in Turkish English dictionary

  1. cape
  2. tip isim
  3. Bill isim
  4. prominent
  5. arrogance
  6. neb Hayvan Bilim, Zooloji
  7. whiffer
  8. pride
  9. olfactory organ
  10. snout
  11. conk
  12. otology
  13. point
  14. promontory
  15. spout
  16. foreland
  17. otolaryngologist
  18. nose What do you think of Harun's nose ring? - Harun'un burun halkası hakkında ne düşünüyorsun?
  19. headland
  20. ness
  21. capes
  22. nose in
  23. smeller isim
  24. rhinal sıfat
  25. rhino
  26. olfactory
  27. schnozzle
  28. proboscis
  29. prominence isim
  30. naze
  31. snoot isim
  32. nozzle
  33. hooter
  34. part of an animals head which projects forward and contains the nose and jaws; beak
  35. bill; tip
  36. nose, conk, hooter; beak, bill; cape, promontory, headland; pride, arrogance
  37. burnu
  38. nasal He used to suffer from severe nasal congestion. - O şiddetli burun tıkanıklığından dolayı acı çekti.
  39. beak isim
  40. beak, bill
  41. tip, pointed end
  42. headland, cape, point
  43. pride, arrogance
  44. on the nose (machine translation).
Turkish - Turkish

Definition of burun in Turkish Turkish dictionary

  1. MEHANNE
  2. MERSEN
  3. koku alma organı
  4. ene
  5. HERSEME
  6. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü
  7. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü
  8. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü: "Kadıköy vapurunun güvertesinde, paltoma bürünmüş, gidip ta burna oturmuştum."- H. Taner
  9. Kibir, büyüklenme
  10. Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı
About burun
Favorites