İngilizce - Türkçe çeviri
 
Related:
ana hatlarıyla belir..
ana çizgilerle belir..
arzusunu belirtmek
ayrıntıları ile beli..
ayrıntılarını belirt..
ayrıntılı olarak bel..
açık seçik belirtmek
açıkça belirtmek
açıkça şart olarak b..
belirtmek (ifade etm..
beğenisini belirtmek
bir hesabın cinsini ..
birine görevini beli..
birinin yetkilerini ..
bir liderin özellikl..
bir talebin ayrıntıs..
bir tasarıya katıldı..
bir vade belirtmek
bir şeyi vurgulamak ..
bir şey konusunda mü..
davanın tüm deliller..
demek istediğini açı..
demek istediğini kıs..
dolaylı olarak belir..
düşünce belirtmek
fikir belirtmek
fikrini açıklamak / ..
fikrini açıkça belir..
fikrini belirtmek
çan çalarak zamanı b..
 
be-lirt-mek
TR 
add into favorites
1 state  fiil
2 specify  fiil
3 indicate  fiil
4 feature  fiil
5 sign
6 denote
7 remark
8 point out
9 explain
10 represent  fiil
11 emit  fiil
12 quote
13 breathe
14 define
15 name
16 enumerate
17 to indicate, to state, to denote, to express, to remark, to frame, to signify, to designate, to mark
18 evidence  fiil
19 deliver oneself
20 show  fiil
21 signify  fiil
22 ventilate  fiil
23 couch
24 determing  Denizbilim
25 placer
26 purport  fiil
27 exude  fiil
28 import  fiil
29 manifest  fiil
30 predicate  fiil
31 embody  fiil
32 evince
33 to make (something) clear, clarify, make (something) explicit, explain (something) clearly, show (something) clearly
34 assert
35 to show (something) clearly, reveal (something) clearly (used in a concrete sense)
36 bring
37 spell
38 speak
39 reflect
40 stipulate
41 suggest
42 identify
43 unfold
44 note
45 mark
46 determine
47 denominate
48 emphasize
49 expound
50 imply
51 express
52belirtme specification  isim
53belirtme showing
54belirtme determination  isim
55belirtme definition  isim
56belirtme embodying
57belirtme stating  isim
58belirtme emphasising
59belirtme ventilation  isim
60belirtme emphasizing
61belirtme clarification
62belirtme designation
63belirtme clear revelation, clearly revealing
64belirtme specifying  isim
65belirtme evidencing
66belirtme pointing out
67belirtme denotation  isim
68belirtme callout  Bilgisayar
69belirtme assertion  Dilbilim
70belirtme indicating
71belirtme diagnosis
72belirtme highlighting
73belirtme indication  isim
74belirtme evincing
More results
75 delalet etmek
76 işaret etmek
77 Açıklamak, tebarüz ettirmek
78 Açıklamak, tebarüz ettirmek:"Üzüntülerini kırgınlıklarını dudak büküp susarak belirtir."- N. Cumalı
79Belirtme TEBARÜZ ETTİRME  Hukuk
80belirtme Belirli kılma, görüş bildirme, tasrih
81belirtme Belirli kılma, görüş bildirme, tasrih:"Gördüğüm aksaklıklar varsa belirtmemi istediler."- H. Taner