baglanmak

listen to the pronunciation of baglanmak
Türkçe - İngilizce

baglanmak teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

  1. hold on
  2. engage
  3. cling
  4. connect
  5. tie up
  6. join
  7. occupied
  8. tie
  9. link up
  10. bound
  11. occupied with
  12. tied
  13. turn upon
  14. cohere
  15. attach oneself to Dilbilim
  16. connected
  17. be attached to
  18. be tied
  19. link on
  20. hang fiil
  21. fasten fiil
  22. have down on smb
  23. lace fiil
  24. hitch fiil
  25. yoke together
  26. yoke fiil
  27. be stuck on; wed
  28. be wedded to
  29. to be tied, to be connected; to be occupied (with); to fall for
  30. conjoin
  31. to be tied (to); to be bound (to); to be tied up
  32. attach fiil
  33. (for shoes, shoelaces, a tie, a ribbon) to be tied
  34. adhere
  35. be committed
  36. to end, turn out
  37. to concern oneself with (something)
  38. (for something) to be tied up in a bundle
  39. (for a salary, a regular supply of rations) to be assigned to (someone)
  40. (for an individual or a company) to have contracted to (carry out a project); (for a business deal) to be finalized; (for the terms of a project) to be agreed upon: Proje bugün sözleşmeye bağlandı. The terms of the project were agreed upon today
  41. to be committed to, be dedicated to (a cause); to be devoted to (someone)
  42. be stuck on
  43. wed fiil
  44. (for a wound) to be bandaged, be bound up
  45. İlgili Terimler
  46. log in Bilgisayar: bağlanma
  47. bonding : bağlanma
  48. do not connect Bilgisayar: bağlanma
  49. logon Bilgisayar: bağlanma
  50. log on Bilgisayar: bağlanma
  51. mount : bağlanma
Türkçe - Türkçe

baglanmak teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

  1. TA'LİK
  2. TADABBÜR
  3. intisap etmek
  4. angaje olmak
  5. TEAKKUD
  6. Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek
  7. Sevmek, içten bağlı olmak
  8. Sevmek, içten bağlı olmak: "Ona bağlandığım kadar / Hiçbirine bağlanmadım / Sade kadın değil, insan."- O. V. Kanık
  9. Bağlama işine konu olmak: "Ceviz ağacının bir dalına bağlanmış salıncak, hafif hafif kıpırdanıyordu."- O. Pamuk
  10. Beklenen şey elde edilmez olmak
  11. Yalnızca belli bir işle uğraşmak
  12. Sözle veya yazılı olarak bir şeye bağlanmak, angaje olmak
  13. Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek: "... sosyal güvenlik kuruluşları tarafından bağlanan emekli aylığı ve benzeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez."- Anayasa
  14. Bağlama işine konu olmak
  15. İlgili Terimler
  16. tebaiyet : Bağlanma
  17. intisap : Bağlanma
  18. Bağlanmak işi : bağlanma
About baglanmak

    Heceleme

    bağ·lan·mak

    Telaffuz

    Favorilere ekle

    Günün kelimesi

    prehensile