bölü

listen to the pronunciation of bölü
Türkçe - İngilizce
divided

The playground is divided into three areas by white lines. - Oyun alanı, beyaz çizgiler tarafından üçe bölünmüş.

A house divided against itself cannot stand. - Kendisine karşı bölünmüş bir ev ayakta kalamaz.

segmented
separated into sections
(Bilgisayar) slash
(Bilgisayar) intercept
(Matematik) over

The hardest part is over now. - En zor bölüm şimdi bitti.

You were supposed to read Chapter 14. That was your homework over the weekend. - Bölüm 14'ü okumanız gerekiyordu. O sizin hafta sonu boyunca ev ödevinizdi.

(Bilgisayar) divide

Tom's school day is divided into six periods. - Tom'un okul günü altı peryoda bölünmüştür.

The playground is divided into three areas by white lines. - Oyun alanı, beyaz çizgiler tarafından üçe bölünmüş.

rubric

Was there an assessment rubric? - Bir değerlendirme bölümü var mıydı?

ters bölü
(Bilgisayar) backslash
Türkçe - Türkçe
Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu; "a/b" kesri "a bölü b" diye okunur
Bölme işlemini gösteren işaretin "/" okunuşu, taksim; "a/b" anlatımı, "a bölü b" diye okunur
Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu
Bölme işlemini gösteren işaretin "/" okunuşu, taksim
bölü