ayakkabı

listen to the pronunciation of ayakkabı
Türkçe - İngilizce

ayakkabı teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

{i} shoe What size shoe does he wear? - O, kaç numara ayakkabı giyiyor?
pump
footwear
chaussure
blacking
in shoes
ayakkabı kılıfı
Shoe cover, galosh
ayakkabı kalıbı
last
ayakkabı yüzü
uppers
ayakkabı boyama
shoeshine
ayakkabı boyamak
shoe paint
ayakkabı boyası
blacking
ayakkabı denemek
trying a pair of shoes on
ayakkabı giymek
put on shoes
ayakkabı astarı
insole
ayakkabı atkısı
ankle strap
ayakkabı bağcığı
shoelace
ayakkabı boyacısı
shoeshine boy
ayakkabı boyacısı
bootblack, shoeshine boy boyacı
ayakkabı boyacısı
shoeblack
ayakkabı boyamak
to shine shoes
ayakkabı boyası
shoe polish May I use the shoe polish? - Ayakkabı cilasını kullanabilir miyim?
ayakkabı dili
flap
ayakkabı giydirmek
shoe What size shoe does he wear? - O, kaç numara ayakkabı giyiyor?
ayakkabı kalıbı
shoetree
ayakkabı kalıbı
stretcher
ayakkabı keçesi
sock
ayakkabı kulağı
tag
ayakkabı kılıfı
golosh
ayakkabı mağazası
shoe store I went to a shoe store yesterday. - Dün bir ayakkabı mağazasına gittim.
ayakkabı numaramı ölçer misiniz
Can you measure my shoe size
ayakkabı numarası
shoe size What's Harun's shoe size? - Harun'un ayakkabı numarası nedir?
ayakkabı parlatma
shoeshine
ayakkabı pençesi
clump
ayakkabı tabanlığı
arch support
ayakkabı tabanı
tread
ayakkabı tamir etmek
to cobble
ayakkabı tamircisi
cobbler
ayakkabı ucu derisi
toecap
ayakkabı vurmak
(for a shoe) to chafe one's foot
ayakkabı çekeceği
shoehorn
ayakkabılar
shoes How much are these shoes? - Bu ayakkabılar ne kadar?
deri ayakkabı
leather shoes Harun bought a pair of black leather shoes. - Harun bir çift siyah deri ayakkabı satın aldı.
otel ayakkabı boyacısı
boots
spor ayakkabı
(Argo) sneakers Harun put his new sneakers in his bag. - Harun yeni spor ayakkabısını çantasına koydu.
ayakkabılar
footgear
kösele ayakkabı
leather shoes Harun bought a pair of black leather shoes. - Harun bir çift siyah deri ayakkabı satın aldı.
naylon ayakkabı
plastic shoes
spor ayakkabı
Sport shoes, trainer, sneakers, gym shoes, fitness shoes, gumshoes, rubbers
topluklu ayakkabı
High heels She was wearing a short skirt and high heels. - O, kısa bir etek ve yüksek topuklu ayakkabı giyiyordu.
topuklu ayakkabı
High heel shoes
topuklu ayakkabı
High-heeled (shoe)
yüksek topluklu ayakkabı
High heels Harun's foot was once crushed by a woman wearing high heels in the train. - Bir zamanlar Harun'un ayağı trende yüksek topuklu giyen bir kadın tarafından ezildi.
atkılı ayakkabı
ankle strap shoes
bağcıklı ayakkabı
lace up
bağcıklı ayakkabı
lace up shoe
bağcıksız ayakkabı
step ins
bez ayakkabı
plimsolls
bez ayakkabı
sand shoes
gündelik ayakkabı
casual What is the difference between a causal relationship and a casual relationship? - Nedensel ilişkiyle gündelik ilişki arasındaki fark nedir?
kaba ve sağlam ayakkabı
brogue
kanatlı ayakkabı
talaria
kauçuk ayakkabı
gumshoe
kocaman ayakkabı
beetlecrushers
kramponlu ayakkabı
spikes
lastik ayakkabı
sneakers
lastik ayakkabı
gums
lastik ayakkabı
rubbers
lastik ayakkabı
gumshoes
lastik tabanlı bez ayakkabı
plimsolls
mokasen ayakkabı
loafer
ortopedik ayakkabı
surgical boots
otel ayakkabı boyacısı
boot
sağlam ayakkabı değil
(he's) unreliable, untrustworthy
sağlam ayakkabı değil
(Konuşma Dili) He's unreliable. (bir işi)
sivri burunlu (ayakkabı)
pointy-toed
tahta ayakkabı ile edilen dans
clog dance
topluklu ayakkabı
pumps
topuk astarı (ayakkabı)
heel liner
yakınlarda ayakkabı mağazası var mı
Is there a shoe store nearby
yazlık hafif bir ayakkabı istiyorum
I would like a pair of lightweight summer shoes
çivili ayakkabı
spikes
Türkçe - Türkçe

ayakkabı teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik gibi dayanıklı maddelerden yapılan giyecek, pabuç
Özellikle sokakta ayağı korumak için giyilen ve altı kösele, lastik gibi dayanıklı maddelerden yapılan ayak giyeceği, pabuç
kapara
garavle
paşmak
başmak
(Osmanlı Dönemi) MEST
pabuç
capula
ayakkabı boyası
Ayakkabı boyası, genellikle cilalı pasta veya krem şeklindeki, deri ayakkabı veya botları parlatmak, suyun zararlı etkilerinden korumak ve görünüşü yenilemek için kullanılan, bu sayede de ayakkabının ömrünü uzatan, tüketicilere yönelik bir üründür
ayakkabı