ayakkabı

listen to the pronunciation of ayakkabı
Türkçe - İngilizce
shoe

I've worn out two pairs of shoes this year. - Bu yıl iki çift ayakkabı eskittim.

The muddy road has ruined my new shoes. - Çamurlu yol, yeni ayakkabılarımı mahvetti.

pump

She was wearing pumps. - O dans ayakkabıları giyiyordu.

There have been a lot of complaints about the high prices at the pumps. - Topuklu ayakkabılarda yüksek fiyatlar hakkında bir sürü şikayetler vardı.

footwear

I don't really understand footwear. - Gerçekten ayakkabıları anlamıyorum.

chaussure
blacking
in shoes
ayakkabı kılıfı
Shoe cover, galosh
ayakkabı kalıbı
last
ayakkabı yüzü
uppers
ayakkabı boyama
shoeshine
ayakkabı boyamak
shoe paint
ayakkabı boyası
blacking
ayakkabı denemek
trying a pair of shoes on
ayakkabı giymek
put on shoes
ayakkabı astarı
insole
ayakkabı atkısı
ankle strap
ayakkabı bağcığı
shoelace

My shoelace got caught in the escalator. - Benim ayakkabı bağcığım yürüyen merdivene takıldı.

ayakkabı boyacısı
shoeshine boy
ayakkabı boyacısı
bootblack, shoeshine boy boyacı
ayakkabı boyacısı
shoeblack
ayakkabı boyamak
to shine shoes
ayakkabı boyası
shoe polish
ayakkabı dili
flap
ayakkabı giydirmek
shoe
ayakkabı kalıbı
shoetree
ayakkabı kalıbı
stretcher
ayakkabı keçesi
sock
ayakkabı kulağı
tag
ayakkabı kılıfı
golosh
ayakkabı mağazası
shoe store

She manages a shoe store. - O bir ayakkabı mağazası yönetir.

Tom manages a shoe store. - Tom bir ayakkabı mağazası yönetiyor.

ayakkabı numaramı ölçer misiniz
Can you measure my shoe size
ayakkabı numarası
shoe size
ayakkabı parlatma
shoeshine
ayakkabı pençesi
clump
ayakkabı tabanlığı
arch support
ayakkabı tabanı
tread
ayakkabı tamir etmek
to cobble
ayakkabı tamircisi
cobbler

The cobbler is looking for a new anvil. - Ayakkabı tamircisi yeni bir örs arıyor.

A cobbler is also known as a shoemaker. - Bir ayakkabı tamircisi de bir ayakkabıcı olarak bilinir.

ayakkabı ucu derisi
toecap
ayakkabı vurmak
(for a shoe) to chafe one's foot
ayakkabı çekeceği
shoehorn
ayakkabılar
shoes

I'm pleased with these shoes. - Bu ayakkabılardan memnunum.

Those shoes go well with this white skirt. - Bu ayakkabılar, bu beyaz etekle iyi gider.

deri ayakkabı
leather shoes
otel ayakkabı boyacısı
boots
spor ayakkabı
(Argo) sneakers

I need a new pair of sneakers. - Benim yeni bir çift spor ayakkabıya ihtiyacım var.

Tom put his new sneakers in his bag. - Tom yeni spor ayakkabısını çantasına koydu.

ayakkabılar
footgear
kösele ayakkabı
leather shoes
naylon ayakkabı
plastic shoes
spor ayakkabı
Sport shoes, trainer, sneakers, gym shoes, fitness shoes, gumshoes, rubbers
topluklu ayakkabı
High heels
topuklu ayakkabı
High heel shoes
topuklu ayakkabı
High-heeled (shoe)
yüksek topluklu ayakkabı
High heels
atkılı ayakkabı
ankle strap shoes
bağcıklı ayakkabı
lace up
bağcıklı ayakkabı
lace up shoe
bağcıksız ayakkabı
step ins
bez ayakkabı
plimsolls
bez ayakkabı
sand shoes
gündelik ayakkabı
casual
kaba ve sağlam ayakkabı
brogue
kanatlı ayakkabı
talaria
kauçuk ayakkabı
gumshoe
kocaman ayakkabı
beetlecrushers
kramponlu ayakkabı
spikes
lastik ayakkabı
sneakers
lastik ayakkabı
gums
lastik ayakkabı
rubbers
lastik ayakkabı
gumshoes
lastik tabanlı bez ayakkabı
plimsolls
mokasen ayakkabı
loafer
ortopedik ayakkabı
surgical boots
otel ayakkabı boyacısı
boot
sağlam ayakkabı değil
(he's) unreliable, untrustworthy
sağlam ayakkabı değil
(Konuşma Dili) He's unreliable. (bir işi)
sivri burunlu (ayakkabı)
pointy-toed
tahta ayakkabı ile edilen dans
clog dance
topluklu ayakkabı
pumps
topuk astarı (ayakkabı)
heel liner
yakınlarda ayakkabı mağazası var mı
Is there a shoe store nearby
yazlık hafif bir ayakkabı istiyorum
I would like a pair of lightweight summer shoes
çivili ayakkabı
spikes
Türkçe - Türkçe
Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik gibi dayanıklı maddelerden yapılan giyecek, pabuç
Özellikle sokakta ayağı korumak için giyilen ve altı kösele, lastik gibi dayanıklı maddelerden yapılan ayak giyeceği, pabuç
kapara
garavle
paşmak
başmak
(Osmanlı Dönemi) MEST
pabuç
capula
ayakkabı boyası
Ayakkabı boyası, genellikle cilalı pasta veya krem şeklindeki, deri ayakkabı veya botları parlatmak, suyun zararlı etkilerinden korumak ve görünüşü yenilemek için kullanılan, bu sayede de ayakkabının ömrünü uzatan, tüketicilere yönelik bir üründür
ayakkabı