İngilizce - Türkçe çeviri
 
Related:
ayağını sıkmak
birini devirmek / sı..
birini düşüncesizce ..
boğazını sıkmak
burup sıkmak
bütün cesaretinıtopl..
can sıkmak
canıni sıkmak
canını sıkmak
cendereden sıkmak
davranışlarıyla etra..
dişini sıkmak
dişlerini sıkmak
durmadan yardım iste..
döndürerek sıkmak
elini sıkmak
el sıkmak
gırtlakını sıkmak
hava sıkmak
hortum sıkmak
içini sıkmak
kafasına kurşun sıkm..
karanfili sıkmak
karanlıka kurşun sık..
kemerini/leri sıkmak
kemerini sıkmak
kemeri sıkmak
kemerleri sıkmak
sıkmak (limon)
çamaşır sıkmak
çok sıkmak
 
sik-mak add into favorites
2squeezing the act of gripping and pressing firmly; "he gave her cheek a playful squeeze"
3squeezing present participle of squeeze
4squeezing act of applying pressure; act of extracting by means of pressure  isim
5squeezing The act of pressing; compression; oppression
6squeezing That which is forced out by pressure; dregs
7squeezing Same as Squeeze, n