İngilizce - Türkçe çeviri
 
Related:
ayağını sıkmak
birini devirmek / sı..
birini düşüncesizce ..
boğazını sıkmak
burup sıkmak
bütün cesaretinıtopl..
can sıkmak
canıni sıkmak
canını sıkmak
cendereden sıkmak
davranışlarıyla etra..
dişini sıkmak
dişlerini sıkmak
durmadan yardım iste..
döndürerek sıkmak
elini sıkmak
el sıkmak
gırtlakını sıkmak
hava sıkmak
hortum sıkmak
içini sıkmak
kafasına kurşun sıkm..
karanfili sıkmak
karanlıka kurşun sık..
kemerini/leri sıkmak
kemerini sıkmak
kemeri sıkmak
kemerleri sıkmak
sıkmak (limon)
çamaşır sıkmak
çok sıkmak
 
sik-mak add into favorites
1 squeezing
2sıkmak squeeze  fiil
3sıkmak crush  fiil
4sıkmak load  fiil
5sıkmak mope  fiil
6sıkmak annoy
7sıkmak pinch  fiil
8sıkmak grip  fiil
9sıkmak jam  fiil
10sıkmak irk  fiil
11sıkmak make fast
12sıkmak embarrass
13sıkmak oppress  fiil
14sıkmak incommode  fiil
15sıkmak hatchel  fiil
16sıkmak distress  fiil
17sıkmak depress  fiil
18sıkmak cumber  fiil
19sıkmak express  Tekstil
20sıkmak extrude  fiil
21sıkmak eloq
22sıkmak harass  fiil
23sıkmak give the willies
24sıkmak hold tight
25sıkmak pressurize  fiil
26sıkmak brown off  Dilbilim
27sıkmak worry to death  Konuşma Dili
28sıkmak trouble
29sıkmak wring
30sıkmak turn off
31sıkmak fret
32sıkmak spray
33sıkmak squash
34sıkmak plague
35sıkmak brace
36sıkmak pall
37sıkmak prey
38sıkmak disgruntle
39sıkmak drive
40sıkmak pull on
41sıkmak constrict  fiil
42sıkmak straiten  fiil
43sıkmak strangulate  fiil
44sıkmak spueeze  Tekstil
45sıkmak quetch  Tekstil
46sıkmak tighten  fiil
47sıkmak press  fiil
48sıkmak constipate  fiil
49sıkmak clench
50sıkmak chivy
51sıkmak chivvy
52sıkmak chevy
53sıkmak bore
54sıkmak bother
55sıkmak ail
56sıkmak to shoot, fire (a bullet)
57sıkmak to annoy, bother
58sıkmak to put pressure on (someone)
59sıkmak to squirt (something) on
60sıkmak to hold (someone, something) tightly
61sıkmak (limon vb.) press
62sıkmak to press; to squeeze; to wring; to tighten; to bore, to turn sb off; to bother, to trouble; to annoy, to plague, to embarrass; to clench
63sıkmak ream out
64sıkmak ream
More results
65Sıkmak HEMS
66Sıkmak FAZA'
67Sıkmak TAGMİZ
68sıkmak Basınçla suyunu, yağını, sıvı kısmını çıkarıp akıtmak
69sıkmak Dar gelmek
70sıkmak Sıkıntı vermek
71sıkmak Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepçevre basınç altına almak
72sıkmak Tetiği çekip boşaltmak (ateşli silâhlar için)
73sıkmak Fakat ben sizi sıkmamak için uzatmayarak anlatacağım."- Ö. Seyfettin
74sıkmak Dar gelmek:"Kemer belimi sıktı."- Halk türküsü
75sıkmak Bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak
76sıkmak Basınçlı bir araçla fışkırtmak, püskürtmek
77sıkmak Tetiği çekip boşaltmak (ateşli silahlar için):"Küçük hanım, tabancayı kalbine sıkmak istemiş."- H. R. Gürpınar
78sıkmak Sıkıntı vermek:"... ihtimal inanmayacaksınız
79sıkmak Baskı altına almak, üzmek, bunaltmak, zorlamak
80sıkmak Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepçevre basınç altına almak:"Yalnız kalan kadın titriyor, hıçkırarak kucağındaki yavrusunu sıkıyor."- Ö. Seyfettin
More results