Turkish - English

  1. squeezing
  2. squeeze fiil (sıkmak)
  3. crush fiil (sıkmak)
  4. load fiil (sıkmak)
  5. mope fiil (sıkmak)
  6. annoy (sıkmak)
  7. pinch fiil (sıkmak)
  8. grip fiil (sıkmak)
  9. jam fiil (sıkmak)
  10. irk fiil (sıkmak)
  11. make fast (sıkmak)
  12. embarrass (sıkmak)
  13. oppress fiil (sıkmak)
  14. incommode fiil (sıkmak)
  15. hatchel fiil (sıkmak)
  16. distress fiil (sıkmak)
  17. depress fiil (sıkmak)
  18. cumber fiil (sıkmak)
  19. express Tekstil (sıkmak)
  20. extrude fiil (sıkmak)
  21. eloq (sıkmak)
  22. harass fiil (sıkmak)
  23. give the willies (sıkmak)
  24. hold tight (sıkmak)
  25. pressurize fiil (sıkmak)
  26. brown off Dilbilim (sıkmak)
  27. worry to death Konuşma Dili (sıkmak)
  28. trouble (sıkmak)
  29. wring (sıkmak)
  30. turn off (sıkmak)

Turkish - Turkish

  1. HEMS (Sıkmak)
  2. FAZA' (Sıkmak)
  3. TAGMİZ (Sıkmak)
  4. Basınçla suyunu, yağını, sıvı kısmını çıkarıp akıtmak (sıkmak)
  5. Dar gelmek (sıkmak)
  6. Sıkıntı vermek (sıkmak)
  7. Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepçevre basınç altına almak (sıkmak)
  8. Tetiği çekip boşaltmak (ateşli silâhlar için) (sıkmak)
  9. Fakat ben sizi sıkmamak için uzatmayarak anlatacağım."- Ö. Seyfettin (sıkmak)
  10. Dar gelmek: "Kemer belimi sıktı."- Halk türküsü (sıkmak)
  11. Bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak (sıkmak)
  12. Basınçlı bir araçla fışkırtmak, püskürtmek (sıkmak)
  13. Tetiği çekip boşaltmak (ateşli silahlar için): "Küçük hanım, tabancayı kalbine sıkmak istemiş."- H. R. Gürpınar (sıkmak)
  14. Sıkıntı vermek: "... ihtimal inanmayacaksınız (sıkmak)
  15. Baskı altına almak, üzmek, bunaltmak, zorlamak (sıkmak)
  16. Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepçevre basınç altına almak: "Yalnız kalan kadın titriyor, hıçkırarak kucağındaki yavrusunu sıkıyor."- Ö. Seyfettin (sıkmak)

Add a comment

Favorites

About This Word