SIKMAK

listen to the pronunciation of SIKMAK
Türkçe - İngilizce

SIKMAK teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

sıkmak
bother Harun didn't want to bother Mine. - Harun Mine'nin canını sıkmak istemiyordu.
sıkmak
tighten We'll have to tighten our belts if the economy doesn't pick up soon. - Ekonomi yakında toparlanmazsa kemerlerimizi sıkmak zorunda kalacağız.
sıkmak
bore I don't want to bore you. - Canını sıkmak istemem.
sıkmak
squeeze
can sıkmak
bother Harun didn't want to bother Mine. - Harun Mine'nin canını sıkmak istemiyordu.
sıkmak
(limon vb.) press
sıkmak
ream
sıkmak
pinch
sıkmak
oppress
sıkmak
ream out
sıkmak
load
sıkmak
mope
sıkmak
to put pressure on (someone)
sıkmak
make fast
sıkmak
grip
sıkmak
to shoot, fire (a bullet)
sıkmak
to annoy, bother
sıkmak
to squirt (something) on
sıkmak
jam
sıkmak
to press; to squeeze; to wring; to tighten; to bore, to turn sb off; to bother, to trouble; to annoy, to plague, to embarrass; to clench
sıkmak
to hold (someone, something) tightly
sıkmak
chivvy
sıkmak
chivy
sıkmak
hold tight
sıkmak
chevy
sıkmak
ail
sıkmak
irk
sıkmak
give the willies
sıkmak
depress
sıkmak
constipate
sıkmak
clench
sıkmak
constrict
sıkmak
hatchel
sıkmak
incommode
sıkmak
extrude
sıkmak
harass
sıkmak
crush
sıkmak
cumber
sıkmak
distress
sıkmak (limon)
ream
sıkmak (limon)
press
can sıkmak
bore I don't want to bore you. - Canını sıkmak istemem.
can sıkmak
bug
sıkmak
annoy He made mistakes on purpose to annoy me. - Canımı sıkmak için hataları kasıtlı olarak yaptı.
çamaşır sıkmak
to wring laundry
sıkmak
(Konuşma Dili) worry to death
sıkmak
brace
sıkmak
trouble
sıkmak
squash
sıkmak
(Dilbilim) brown off
sıkmak
turn off
sıkmak
fret
sıkmak
plague
sıkmak
spray
vida sıkmak
screw Harun was glad that he'd bought a bottle of wine with a screw cap, since he couldn't find his corkscrew. - Harun tirbuşonunu bulamadığı için vida kapaklı bir şarap şişesi getirdiğine memnun oldu.
sıkmak
try
sıkmak
burthen
sıkmak
chagrin
sıkmak
pester
sıkmak
bite
sıkmak
besiege
sıkmak
astringe
can sıkmak
Annoy, bother, bore
canını sıkmak
Annoy, bother, bore, displease, worry, put sb out, give sb the pip
ayağını sıkmak
pinch
boğazını sıkmak
scrag
boğazını sıkmak
to throttle, to choke, to strangle
can sıkmak
to annoy He made mistakes on purpose to annoy me. - Canımı sıkmak için hataları kasıtlı olarak yaptı.
canını sıkmak
get in one's hair
canını sıkmak
give the hump
canını sıkmak
to annoy, to bother, to bore, to displease, to worry, to put sb out, to give sb the pip
canını sıkmak
give the pips
canını sıkmak
give smb. the hump
civata sıkmak
screw the bolt
dişini sıkmak
to grit one's teeth and bear it
dişini sıkmak
take one's courage in both hands
döndürerek sıkmak
wring I'd like to wring Harun's neck. - Harun'un boynunu sıkmak istiyorum.
döndürerek sıkmak
give smth. a wring
el sıkmak
press flesh
elini sıkmak
shake smb. by the hand
elini sıkmak
shake smb.'s hand
elini sıkmak
clasp smb.'s hand
gırtlakını sıkmak
to press, squeeze; to dun
hava sıkmak
slang to be a bore; to be a pain
hortum sıkmak
to jet water on (a fire) with a fire hose, stream water on (a fire) with a fire hose
içini sıkmak
hip
karanfili sıkmak
slang to endure, hold out; to be patient
karanlıka kurşun sıkmak
to take a shot in the dark
kemer sıkmak
pull in one's belt
kemer sıkmak
tighten one's belt
kemerini sıkmak
tighten one's belt
kemerini sıkmak
to tighten one's belt
kemerini/leri sıkmak
to tighten one's belt, practice thrift
kemerleri sıkmak
tighten the purse strings
kemerleri sıkmak
tighten one's belt
kuvvetle sıkmak
wring I'd like to wring Harun's neck. - Harun'un boynunu sıkmak istiyorum.
kıvırıp sıkmak
wring out
limon sıkmak
slang to introduce a sour note into, wet-blanket (a conversation)
palavra atmak/savurmak/sıkmak
to talk bunk, talk rot, be full of bull
palavra sıkmak
draw the longbow
ruhunu sıkmak
give one the heebie jeebies
silah sıkmak
fire a gun
sinirden dişlerini sıkmak
champ at the bit
sivilce sıkmak
pop zits
sivilce sıkmak
squeez pimples
sprey sıkmak
spray
suyunu sıkmak
(çamaşır) wring out
sıkmak
(Tekstil) spueeze
sıkmak
(Tekstil) express
sıkmak
wring I'd like to wring Harun's neck. - Harun'un boynunu sıkmak istiyorum.
sıkmak
{f} straiten
sıkmak
disgruntle
sıkmak
drive
sıkmak
{f} strangulate
sıkmak
(Tekstil) quetch
sıkmak
pall
sıkmak
prey
sıkmak
pull on
sıkmak
embarrass
sıkmak
eloq
sıkmak
{f} pressurize
sıkmak
{f} press
yumruğunu sıkmak
double
çok sıkmak
straitjacket
SIKMAK