İngilizce - Türkçe çeviri
 
Related:
adam seçmek (oyun iç..
adil oyun
asıl oyundan önce oy..
açık hava oyun alanı
açık hava tiyatrosun..
aşağılık oyun
baştakinin hareketle..
berabere biten oyun
beraberliği bozacak ..
beysbol oyun alanı
bezik benzeri bir oy..
bilardo benzeri bir ..
birine alçakça oyun ..
birine kötü bir oyun..
birine kötü oyun oyn..
birine oyun oynamak
birini oyun dışı bır..
biriyle oyun oynamak
bir kitap , oyun , v..
bir oyun geçerliğini..
bir oyun için rolünü..
bir oyun sahneye koy..
bir oyun temsil etme..
bir yarış / oyun son..
borsada oyun oynamak
borsa da oyun oynama..
borsada oyun oynayan..
borsa da oyun oynaya..
canlı oyun
oyun alani
oyun alanı
 
o-yun
TR 
add into favorites
1 play
2 game  isim
3 performance
4 act  isim
5 hoax  isim
6 stage play
7 canard
8 acting
9 playing  isim
10 trick
11 gameplay
12 gamers
13 playgrounds
14 diversion
15 gaming  Askeri
16 presentment  isim
17 representation  isim
18 double
19 dance
20 frolic
21 flimflam
22 device
23 sport  isim
24 dalliance
25 rounders
26 prank
27 sell
28 stratagem
29 stratsgem
30 practice
31 pelota
32 chouse
33 cheat
34 ludo
35 gambol
36 piece
37 jeu (fr)
38 presentation
39 pretense
40 intrigue
41 dalliances
42 play, theatrical presentation
43 dance, folk dance
44 trick, ruse
45 wrestling a movement designed to throw one's opponent off guard
46 representment
47 sham
48 gull
49 gouge
50 wiles
51 spectacle
52 wheeze
53 game; play, performance; drama; dance; trick, ruse, game, hoax, prank
54oyunlar games
More results
55 DÜABE
56 LAG
57 ŞEMA'
58 DEYDENUN
59 baziçe
60 lub
61 Hasmını yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket
62 Taraflardan birinin dört sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç
63 Oğuz Atay'ın yarattığı, yazınsal karakterlerin genel davranış biçimi
64 Hile, düzen, desise, entrika
65 Eski Türkler'de şaman, baksı, kam, ozan gibi adlar verilen büyücü-şairler için kullanılan bir başka sözcük
66 Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü
67 Sahne veya mikrofonda oynamak için hazırlanmış eser, temsil, piyes
68 Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü:"Büyük annem yeni dansları eski kabakçı Arapların oyunu kadar bile güzel bulmuyor."- H. E. Adıvar
69 Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi
70 Kumar:"Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar."- P. Safa. Şaşkınlık uyandırıcı hüner
71 Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma
72 Hile, düzen, desise, entrika:"Atatürk hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir."- H. Taner
73 Şaşkınlık uyandırıcı hüner
74 Kumar
75 Teniste taraflardan birinin dört sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç
76 Güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket
77 Vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence
More results