контакт

listen to the pronunciation of контакт
Rusça - Türkçe
temasa
bağlan
irtibatlandırmak
başvur
temas et
dokanak
ilgili kişi
irtibat kurmak
kontakt
dokunma
temasa geçmek
temas

O, ırkçı gruplarla temas halinde olduğunu mahkemede itiraf etti. - Он признался в суде, что контактировал с расистскими группировками.

İngilizce - Türkçe

контакт teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

contact
{f} temas et

Boston'a vardığında lütfen benimle temas et. - When you get to Boston, please contact me.

Dün öğleden sonra Tom'la temas ettim. - I contacted Tom yesterday afternoon.

contact
{f} bağlantı kur

Nasıl bağlantı kurdun? - How did you make contact?

Sanırım onunla bağlantı kurmamın zamanıdır. - I think it's time for me to contact her.

contact
{f} irtibat kurmak

Biz Tom'la irtibat kurmak zorundayız. - We've got to contact Tom.

Benimle irtibat kurmaktan çekinme. - Feel free to contact me.

contact
{i} temas

Tom Mary ile göz temasından kaçınmak için elinden geleni yaptı. - Tom did his best to avoid making eye contact with Mary.

Tom Mary ile göz teması sürdürdü. - Tom maintained eye contact with Mary.

contact
{f} temas etmek

Artık Tom'la temas etmek için çok geç. - It's too late to contact Tom now.

Başka sorunlarınız olursa benimle temas etmekten çekinmeyin. - Please don't hesitate to contact me if you have any other questions.

contact
{f} ilişki kurmak
contact
{f} görüşmek
contact
{f} dokunmak
contact
{f} temasa geçmek

Boston'da temasa geçmek zorunda olduğum birisi var. - There's someone I have to contact in Boston.

Sizinle temasa geçmek için en iyi yol hangisidir? - What's the best way to contact you?

contact
{i} temas, ilişki; irtibat, bağlantı: Have
contact
{i} ilişki

Tom Mary ile gizlice ilişki kuruyor. - Tom has secretly been contacting Mary.

contact
{i} dokunma
contact
{i} bağlantı

O, telefonla onunla bağlantı kuramadı. - She wasn't able to contact him by phone.

Nasıl bağlantı kurdun? - How did you make contact?

contact
{i} tanıdık
contact
{i} taşıyıcı
contact
{i} portör
contact
{i} temas, değme, dokunma: It mustn't have any contact with the air. Havayla hiç teması olmamalı
Rusça - İngilizce
contact to
contact

We recommend cutting off all further contact with the rebels. - Мы рекомендуем прекратить все дальнейшие контакты с повстанцами.

My contact lenses make my eyes dry. Should I use drops? - Мои контактные линзы сушат глаза. Мне нужно пользоваться каплями?

контакт