He gathered his children around him.
- O, çocuklarını kendi etrafına topladı.
Parents have a prior right to choose the kind of education that shall be given to their children.
- Ana baba, çocuklarına verilecek eğitim türünü seçmek hakkını öncelikle haizdirler.
Children reflect the family atmosphere.
- Çocuklar aile ortamını yansıtırlar.
The family mourned the tragic death of their young child.
- Aile, genç çocuklarının trajik ölümünün yasını tuttu.
He gets jealous when I talk to other guys.
- Ben diğer çocuklarla konuşursam kıskanır.
The guys working on your car don't seem to know what they're doing.
- Arabanda çalışan çocuklar ne yaptıklarını biliyor gibi görünmüyorlar.
Do you know what your kids are eating?
- Çocuklarınızın ne yediğini biliyor musunuz?
Please pass it to the other kids.
- Lütfen onu diğer çocuklara uzat.