He gathered his children around him.
- O, çocuklarını kendi etrafına topladı.
Motherhood and childhood are entitled to special care and assistance. All children, whether born in or out of wedlock, shall enjoy the same social protection.
- Ana ve çocuk özel ihtimam ve yardım görmek hakkını haizdir. Bütün çocuklar, evlilik içinde veya dışında doğsunlar, aynı sosyal korunmadan faydalanırlar.
Children reflect the family atmosphere.
- Çocuklar aile ortamını yansıtırlar.
We will divide the large area of family land equally between our children.
- Aile arazisinin geniş alanını çocuklar arasında eşit olarak böleceğiz.
He gets jealous when I talk to other guys.
- Ben diğer çocuklarla konuşursam kıskanır.
The guys hanging out in front of that store know I'm a cop.
- O mağazanın önünde takılan çocuklar benim bir polis olduğumu biliyorlar.
Please pass it to the other kids.
- Lütfen onu diğer çocuklara uzat.
Do you know what your kids are eating?
- Çocuklarınızın ne yediğini biliyor musunuz?